Ruh, İnsan, Cin

Ahmed Hulûsi

YAŞAYAN KİŞİLERİN HATIRLADIKLARI ESKİ(!) HAYATLARI

Alın işte resmen "CİNLERLE İLİŞKİ" olayları!.. Eskilerin ve bilhassa Anadolu halkının çok yakından bildiği bir çok olayların modernize edilmiş bir şekilde reenkarnasyon olayları halinde, saptırılarak anlatılması...

Bu durumu daha önce, "İnsanların farkında olmadan CİNler idaresine girmesi ve bir çok durumlarının bu CİNler tarafından idare edilmesi" bahsiyle olan yakın alâkası sebebiyle buraya bırakmıştık... Şimdi açıklayalım:

Yukarıda, ekminezi denilen olayda kişinin uykuda hatırladığı eski hayat masalı burada aynen takrarlanmakta, ancak bu defa kişi uyutulduğu zaman değil de, normal hayatında anlatılmaktadır...

Ne oluyor da, kişi bu eski hayatları  anlatıyor.?..

Gayet basit...

CİNLERden birisi, o kişi farkında olmadan beyninde tasarrufa başlıyor; beyin kanalıyla onun ağzından konuşmaya başlayarak;  yapısı dolayısıyla rahatlıkla muttalî olduğu, o civarda eskiden yaşamış olan şahıslardan birisinin hayatını, sanki ağzından konuştuğu kişi yaşamış gibi anlatmaya başlıyor... Yani bir çok zaman, bu kişi CİN tarafından idare edilen robot hâlinde yaşamaya devam ediyor...

CİNİN o kişiyi idare ettiğini görmeyen madde kaydıyla, beş duyu ile kayıtlı diğer insanlar ise bu duruma vâkıf olmadıkları için, işin içyüzünü ortaya çıkaramamakta ve bu durumu da reenkarnasyon olayıdır diye açıklamaya çalışmaktadırlar...

Sonuç olarak deriz ki, bu konu da gösterilen bütün örnekler, maalesef bilimsel bir şekilde yapısını izah ettiğimiz "CİN" adı verilen varlıkların olduğu kabul edildikten sonra, hiç bir şey ifade etmemekte ve meselelerin içyüzü rahatlıkla ortaya çıkartılabilmektedir...

Bu sebeple, deriz ki, bütün bu anlatılan ve spritizma -parapsikoloji- veya aşağı yukarı aynı mânâya gelen bir çok isimlerle anlatılmak istenen şeyler eskiden beri bilinen fakat zamanımızda hakikatı anlaşılamadığı için inkâr edilen "CİN olaylarının" değişik kıyafetler giymiş görünümlerinden başka bir şey değildir...

Gerek spiritizm celseleriyle gerekse buna benzer yollarla CİNlerden asla faydalanılamaz... Mutlaka bir noktaya kadar doğru konuşur; ondan sonra insanları saptırarak, kendisine teveccüh edenleri hüsrana uğratırlar...insanlar da bundan yapıları dolayısıyla kolay kolay haberdar olmazlar...

Önce de belirttiğimiz gibi, bunlara inananları incelemeden geçirdiğinizde, ortaya bir tek şey çıkar...

Her birinin de meraklı, iyi niyetli araştırıcı bir yapıya sahip oldukları, fakat buna karşılk da din konusunda, hele İslâmiyet konusunda tamamen bilgisiz bulundukları; hele "Kur`ân"da oldukça önemli bir yer tutan  "CİN"leri inkâr ettikleri; ve neticede bu yüzden de "RUH" adı altında kendileriyle temas kuran "CİN"lere aldandıkları objektif bir gerçek olarak tesbit edilir...

Bugün Türkiye`de bir çok spritizma, yâni ruh(!?) çağırma(?!) işlemiyle uğraşan cemiyet ve bunların iletişim kurdukları görünmez varlıklar vardır... Fakat bunlar, daima kapalı ve gizli olarak çalışırlar... Ki şimdi de UZAYLILAR ile görüşüp tebliğ aldıklarını sanıyorlar...

Aralarına, celselerine kendilerine inanmayan bir kişiyi kesinlikle almazlar... Kazara böyle bir kişi içlerine girse bile, katiyen sual sordurtmazlar ve onunla bir münakaşaya girişmezler...

Çünkü aksi halde bu cemiyetlerin temasta olduğu CİNler, bilirler ki foyaları meydana çıkacaktır... Ve bu yüzden de, kendilerine inananların gözünden düşürmeye çalışarak, durumlarını kurtarmak isterler...

*  *  *