Ruh, İnsan, Cin

Ahmed Hulûsi

BU ÂYETLERİN AÇIKLAMALARI

1.  Ayetin mânâsı...

Ey insanlar, nasıl olup da "ALLAH"`a küfreder; yâni "ALLAH" kavramının gerçeğini örtmeye çalışırsınız?.. Kİ SİZLER ÖLÜ İKEN, yâni bilinciniz oluşmamış bir halde, bedene hükmedemez bir durumda iken, sizi O  DİRİLTTİ; yani bilincinizi oluşturarak beden üzerinde tasarruf sahibi yaptı... SONRA SİZİ YİNE O ÖLDÜRECEK yani tekrar içinde oluştuğunuz bedenle iletişiminizi keserek biyolojik bedenden bilincinizi soyutlayacak; TEKRAR O SİZİ DİRİLTECEK  yani biyolojik bedeni kullanamaz hâle geldikten sonra bilinciniz dalga bedene tasarruf etmek sûretiyle kıyâmete kader yeni bir yaşam boyutuna geçecek; VE NİHÂYET O`NA DÖNDÜRÜLECEKSİNİZ; yani artık bir daha geri dönüş söz konusu olmaksızın üst boyutlara yükselerek özünüzde O`na ermek suretiyle "ALLAH"`a kavuşacaksınız...

Görüldüğü gibi âyet incelendiği zaman, yukarıda da belirttiğimiz gibi, defalarca dünyaya gelmekten; ve dahi  tekâmül edene kadar  sayısız defa dünyaya gelip gitmekten  asla bahsetmemektedir...

Eğer onların iddia etttiği gibi, defalarca gelip gitmek olsaydı mutlaka bu durum, bu veya başka bir âyette belirtilmiş olacaktı...

2.Olarak verilen âyetin mânâsına gelince;

“GECEYİ GÜNDÜZÜN iÇİNE SOKAR” yâni geceyi gündüze dönüştürür; GÜNDÜZÜ GECEYE SOKARSIN yâni gündüzü geceye çevirirsin... yâni hiç bir şeyi bir hâl üzere bırakmaz, her şeyi  bir tersi ile değiştirirsin...

“ÖLÜDEN DİRİ ÇIKARTIR”, madde kaydına girmemiş olanları madde kaydına sokarak ete - kemiğe bürüyerek dünyada var eder; diriyi ortaya çıkartır; sonra da DİRİDEN ÖLÜYÜ çıkartır, ete - kemiğe bürünüp madde dünyasında bedenle görünen diri diye adlandırılanları ÖLDÜRÜP yâni madde kaydından çıkartırsın... Dilediğine hesapsız rızk verirsin...

Görüldüğü üzere bu âyette de asla ve asla tekrar tekrar dünyadan gidipte sonra yeniden tekâmül (!) etmek için dünyaya geri gelmekten değil söz etmek, işaret bile edilmemektedir. 

Ancak ne çare ki, iddiasını ispat çabası içine düşmüş bulunan bazı CİNlerin kandırdığı bu gibi kişiler; maalesef bu âyetlerden yardım almak için, bu şekle sokmuşlardır âyetlerin mânâsını kendi mantıklarınca...

Nitekim bu kişiler incelendiği zaman görülecektir ki, gerek İslâmiyet ve gerekse Kur`ân hakkında zerre kadar bilgiye sahip değillerdir...

3.Olarak verilen âyetin mânâsına gelince ...

"ALLAH SİZİ YERDEN OT GİBİ BİTİRDİ” yâni cedddiniz ve yeryüzünde görülmüş ilk insan olan ADEM’i topraktan halketti; bedenin cüzlerini aslı toprak olan mineral ve su karışımı bir yapıdan meydana getirdi...

SONRA SİZİ TEKRAR ONUN İÇİNE DÖNDÜRECEK; yâni, sizin bedenle ilişkinizi keserek madde kaydından kurtaracak ve bedeninizi aslı olan toprağa dönüştürecek... Bu arada da siz bilinçli bir varlık olarak yaşamınıza berzahta devam edeceksiniz... SONRA SİZİ YENİ BİR ÇIKIŞLA ÇIKARTACAK yâni hesap günü, yapılanların kesin sonuçlarıyla karşılaşma günü gelip çattığında, sizi bu defa yeni bir çıkışla yani eskisi gibi küçükten maddeye bürünüp de ta büyüyene kadar bir devre geçirmeden, mezara konulmuş olduğunuz andaki sûretinizle, o ortama göre yeni bedeninizi halkedip, YENİ bir şekilde ortaya çıkartacaktır...

"ALLAH, YERİ SİZİN iÇİN BİR DÖŞEK YAPMIŞTIR”, yâni maddi yapınızla üzerinde yaşayabileceğiniz bir şekilde var etmiştir... “ONUN GENİŞ YOLLARINDA GEZİP DOLAŞASINIZ” diye; yâni, tâ ki dünyanın istenen yerinde dilediğiniz gibi gezip istediğiniz yerde yaşayasınız diye...

Burada bir de daha öte bir mânâsı üzerinde duralım, iki kelimenin:

Tasavvufi mânâda YER`den murad kişinin "AKLI"na işaret edilmektedir ki, eğer bu mânâda yukarıdaki iki âyet incelenirse, o zaman mânâ; "ALLAH, aklı sizin için bir döşek", yâni geniş bir saha olarak vermiştir ki, onun geniş yollarında çeşitli kullanış şekillerine göre ortaya çıkan düşünce yollarında gezip dolaşasınız diye açıklanır...

Yani insana, çeşitli düşünsel yollar üzerinde dolaşabilecek bir yapı, buna karşılk da, "ALLAH"`ın yürünmesini istediği yolu "sıratı mustakîm"i gösteren Kur`ân ‘ı vermiştir...

Bilmem bir parça olsun açıklayabildik mi, CİNlere tâbi olarak reenkarnasyonu güya dini yoldan ispatlayabileceklerini sananların ne kadar çürük temellere fikirlerini inşa ettiklerini...

Evet din hakkında, özellikle günümüz dini olan İslâmiyet ve mukaddes kitabı Kur`ân hakkında bilgi sahibi olmayan bu kişilerin, yetersizliklerini  bir hayli ortaya koymuş olduğumuzu zannediyorum...

Ve düşünün ki, bu boş temellere kurdukları binaları takdim ederken bir iddia ediyorlar;

-Kur`ân`da reenkarnasyonu reddeden, böyle bir şey olamayacağını gösteren hiç bir âyet mevcut değildir!!!..

Onların bu iddialarını da sadece bir tek âyet meâli vererek çürüteceğiz; daha bu konuda bir kaç âyet olmasına rağmen...

İşte Kur`ân-ı Kerim`in reenkarnasyon veya diğer bir deyişle tenasuh görüşünü reddeden bir çok âyetinden birisinin meâli:

"VE DE Kİ: "RABBİM ŞEYTANLARIN (burada şeytanlardan kasıt CİNlerdir ki, ileride açıklayacağız) SAPTIRMALARINDAN SANA SIĞINIRIM.. SANA SIĞINIRIM RABBİM ONLARIN HUZURUMDA BULUNMALARINDAN"

NİHÂYET ONLARDAN HER BİRİNE ÖLÜM GELİP ÇATINCA (şöyle) DİYECEKLERDİR:

-"RABBİM BENİ (dünyaya) GERİ GÖNDER?!.. TÂ Kİ BEN, YİTİRDİĞİM (ömrüm) KARŞILIĞINDA, YARARLI ÇALIŞMALARDA BULUNAYIM..."

HAYIR ONLARIN SÖYLEDİĞİ BU SÖZ, BOŞ LÂFTAN İBARETTİR!... ÖNLERİNDE BA`S GÜNÜNE KADAR GERİ DÖNMELERİNİ ÖNLEYECEK BERZAH VARDIR?.." (Sûre:23/Âyet:97/98/99/100)

Evet şimdi de yukarıda naklettiğimiz dört âyet meâlini inceleyelim:

"ALLAH", müslümanlara, şeytânî vasıflı CİNlerden, ne şekilde sığınılacağını öğretmek için gösteriyor ve deyiniz ki, diyor:

"RABBİM, ŞEYTANLARIN yâni  şeytânî yapıya ve  fikriyata sahip olan CİNlerin vereceği, insanı iman ve itikad sapmalarına sürükleyecek zanlardan, vesveselerden,  SAPTIRICI FİKİRLERDEN SANA SIĞINIRIM...

SANA SIĞINIRIM RABBİM ONLARIN HUZURUMDA yâni çevremde, benimle iletişimde  BULUNMALARINDAN..."

Çünkü, onlar bana öyle yanlış fikirler telkin ederler ki, ben farkında olmadan tekrer dünyaya geleceğimi sanırım...

Ve bu inançla da ölür de, sonra "RABBİM BENİ DÜNYAYA GERİ GÖNDER!!!.. TÂ Kİ YİTİRDİĞİM ÖMRÜM KARŞILIĞINDA İYİ ÇALIŞMALARDA BULUNUP; hakikatı bilen bir insan olarak öleyim...

"FAKAT HAYIR, bu ONLARIN, yâni reenkarnasyona inananların, SÖYLEDİĞİ BU BOŞ LÂFTAN İBARETTİR...

ÖNLERİNDE, BA`S GÜNÜNE yani bütün insanların hesap vermek üzere bir anda dünya üzerinde yeni baştan halkedilecekleri güne KADAR KALKMALARINI ÖNLEYECEK BERZAH, yani maddi olan bedenleriyle ilişkileri kesilmiş ve dolayısıyla dünya ile irtibatları kopmuş bir halde yaşadıkları âlemin kendine mahsus şartları vardır... Ki buna İslâm camiasında “Kabir âlemi” de denmektedir...

Reenkarnasyonun olmayacağını gösteren âyetlerden birinin meâli de işte böyle...

Şimdi de gelelim Reenkarnasyonu ispat için başvurdukları diğer yollara...

Ancak tekrar belirtelim ki, bugüne kadar bu konuların açıklanamamasının tek sebebi, insanların, etrafın kendileri ile alay edeceği korkusuyla CİNleri ortaya koymaktan kaçınmalarıdır...

Oysa şimdi onların delillerini çürütürken de göreceğiniz gibi CİNlerin varlığı, açıklandıktan ve kabul edildikten sonra bütün bu anlaşılmaz gibi görünen olayların içyüzü en açık ve kesin bir şekilde ortaya çıkmaktadır...

Bundan sonra bir insanın, hâlâ bu iddialarında ısrarı, onun sadece ağzından çıkanı geri yutmamak istemesinden dolayıdır, gerçeği çok açık olarak görülecektir...

Dini yollar dışında reenkarnasyona inananların ileri sürdükleri diğer ispat yolları şu dört noktada belirlenmektedir:

Rüyalar...

Dejavu`ler...

Ekminezi`ler  (Ecminesis)...

Doğrudan eski hayatlarını hatırlamalar...

Şimdi bunların sırasıyla reenkarnasyonu ispat edemeyeceğini gösterelim:

*  *  *