Ruh, İnsan, Cin

Ahmed Hulûsi

BAZI VELİLERİN, "MEHDİ" SANILMALARI

Ancak burada, sırası gelmişken, bir konu  üzerinde daha durmak istiyorum...

Gerçekten CİNlerle ilgisi olmayan, bazı büyük velilerin yolunda ve onların koruması altında yetişen kişlerde de "MEHDİ"lik anlayışı ve zannı meydana gelmektedir... Peki, CİNlerin etkisi olmadığı halde ve korumada bulunmalarına rağmen nasıl olup da bunlar kendilerini "MEHDİ" zannetmekte ve çevrelerindekilere o zannı verebilmektedirler...

Bunun açıklamasını da ileride çıkartıcağımız "KENDİNİ TANI" ve "NEFSİN HAKİKATİ" isimli eserlerimizde daha geniş bir şekilde yapmaya çalışacağız... Ancak burada da ilgilileri şimdiden aydınlatmak gayesiyle kısa bir şekilde açıklamaya çalışmadan geçmek istemiyorum...

Tasavvufta, kişinin devam ettiği yolda ilerlemesi sırasında rastladığı ve geçtiği bazı haller vardır... Meselâ "Makamı Gavsiyet", "Makamı Hızır", "Makamı MEHDİyet" gibi...

İşte bu yolda ilerleyen kişi, ehlince bilindiği gibi, bu makamdan geçerken, kendisine o makamın özellikleri yansır... Ve o da aynen kendisine yansıyan güneş ışıklarını çevresine aksettiren ayna gibi, bu defa kendisini ışık kaynağı zannetmeye başlar...

İşte bu durumda olan kişiler, bulundukları yerin verdiği zevk dolayısıyla da bazan uzun bir süre oradan ayrılamazlar ve kendilerini makamından geçtikleri kişiler sanmaya başlarlar... Kezâ, çevresinde hakikatı henüz tam anlayamamış  olanlar da onu, makamından geçtiği kişinin hakikatı sanmaya başlarlar...

Bu durumda olan kişi eğer, yürütücüsü kuvvetliyse, kolaylıkla oradan kurtulur ve hakikatı anlar... Fakat yürütücüsü zayıf ise, kemâle ulaşamamış bir kimseyse, bu takdirde uzunca bir zaman, 5-10 sene hattâ bazan da bir ömür boyu orada kalır ve kendini öyle sanmaya devam eder... Ve çevresindekileri de elinde olmadan kandırmış olur...

Şimdi tekrar esas konumuza dönelim...

*  *  *