Okyanus Ötesinden -3

Ahmed Hulûsi

19 HAZİRAN 1998

Soru

-“Mahlûkatın kaderleri” kavramından ziyâde, “mahlûkatın sûretlerinin takdir edilen tek kaderin sonucu” olduğunu düşünmemiz daha doğru olmaz mı?

Üstad

-Önemli olan anlatım şekli değil, anlatılmak istenen olayın kavranılmasıdır... Nasıl kolayınıza geliyorsa öyle anlayın, esas anlatılmak isteneni...Bunu kavrayabilirseniz, evet!..

Soru

-Üstadım, insansıların en büyük özelliğinin nankörlük olduğunu belirtmiştiniz.

Yaşamış olduğumuz toplum ve ortam içerisinde ayırım yapabileceğimiz başkaca bir ölçü var mı?..

Soru

-Üstadım, “Celâl Sıfatları, Cemâl Sıfatlarından öncedir.“

Bunu açar mısınız?..

Üstad

-Siz bana Celâl ve Cemâl Sıfatlarının ve kelimelerinin anlamını açarsanız, ben de size önceliği belirtebilirim... Celâl sıfatı deyince, kimin nasıl bir Celâl ‘inden söz ediliyor acaba?

Soru

-Üstadım.. Esmâ-ül Hüsnâ , her boyut ve katmanda, ortamlarına göre daha geniş kapsamlı mı algılanır?... Teşekkürler..

Üstad

-Esmâ’ül Hüsnâ , bizim boyut ve programımıza GÖRE açıklanmıştır...

Başka evrende hangi Esmâ ve Sıfat vardır, bilemem!...

Soru

-Ölüm ötesinde de, gerçeklerle yüz yüze kaldığımız an bizi sürükleyecek hayallerimiz olacak mı Üstadım?...

Soru

-Üstadım, acemilikten sorum bitmeden enter’e bastım. Şehitlik mi yoksa gâzilik mi üstündür?...

Üstad

-“Şehit”lik üstündür...

Soru

-Üstadım, İstanbul’da bulunduğunuz sırada insana da secde edilebileceğini söylediniz gibime geldi. Kalabalıkta pek net anlayamadım. Doğru duydu isem biraz açar mısınız..?...

Üstad

-Secde yanlızca Allah’a yapılır !..

İblis’ten ise insana secde etmesi istenmişti...

Secde” kelimesinin anlamını fizik hareket değil, işaret ettiği anlam bakımından ele alma mecburiyeti vardır!.

Soru

-ALLAH İsmiyle İşaret Edilen’in Zâti tecellilerinden biri olan Celâl sıfatlarını “Rahmetim gazâbımı geçmiştir”le oturtamıyorum.

Üstad

-Tasavvuf kelimeleriyle yani mecaz yani işaret kelimeleriyle hayâl dünyanızda bir âlem kurup, sonra da onu deşifre etmek isterseniz, hiç bir yere varamazsınız.

Celâl”, kızma- şiddet diye bizim ortamımızda değerlendirilirse de “Allah” kelimesinin işâret ettiği mânâ içindeki “Celâl” kelimesinin anlamı çok farklıdır. Bunu araştırın..

Düşüncenizin temelinde ;"ALLAH"laştırmaya çalıştığınız yattığı sürece; hayâl dünyanızdan çıkıp gerçeği göremezsiniz!...

Öncelikle yapmanız zorunlu olan şey ,"düşüncelerinize kaynak teşkil eden "TANRI" kavramından kurtulmanızdır...

İyi anlamaya çalışın...

"ALLAH İsmiyle İşaret Edilen ile, bizim Zâti sıfatlarından , Sıfatlarından veya Esmâ’sından sözettiğimiz tanrı anlayışı çok FARKLI şeydir...

Biz, bizi yaratanın - âlemlerimizi yaratanın Zâti sıfatlarından, Sıfatlarından, velhâsıl bizim yaratılışımıza GÖRE bize açıkladıklarından sözediyoruz...

Oysa, "ALLAH Adıyla İşaret Edilen” âlemlerden “GANΔ dir; yani âlemlerin varlığını borçlu olduğu, onları var gösteren Esmâ ve Sıfatlardan GANÎ ‘dir!...

Soru

-Üstadım, bizim boyutumuzda farklı algılanır mı demek istemiştim.. Yani bilinç boyutları genişledikçe kullanım alanı da genişler mi?...Tekrar teşekkür ederim...

Üstad

-Evet !...

Soru

-Şimdiki âlemde kader yıldızlardan gelen etkiler sonucu oluyor.

Peki, Cennet’te hangi astrolojik etkiler sonucu kaderimiz belirlenecek? ..Teşekkürler.

Üstad

-Kitapları dikkatle oku...

“Kader”, senin anladığın gibi olmayıp ; genetik programının astrolojik (melekî) etkilerle yönlenerek açığa çıkmasının adıdır.

Yukarıda biri oturup kader yazmaz!...

Astrolojik etkiler ise , Cennet yaşamında da devam eder...

Soru

-Üstadım.. Tek başımıza riyâzat yapamayacağımıza göre, tabiatı terk çalışmaları olarak bize önerileriniz olabilir mi ?...

Üstad

-Alışkanlıkları ve tabiatı terki olabildiğince, imkânların nispetinde oruç tutarak; bedeninin görevini yapabileceği kadarıyla yeyip-içerek yapabilirsiniz...

Soru

-"Tanrı" kavramından kurtulmak , çalışma ile olur mu?...

Olur ise nelerdir?

Üstad

-"Tanrı" kavramından kurtulmak irfan ile olur, basîret ile olur; bunu da tefekkür , muhakeme ve ilim getirir...

Soru

-“ALLAH İsmiyle İşaret Edilen” derken neyi kastediyorsunuz? Biraz açar mısınız?... Teşekkürler…

Üstad

-Besmele, “İsmi, "Allah” olan “ diye başlamıyor mu?...

İsim, müsemmâyı ne kadar anlatır?...

Soru

-Dua’nın yazılı bir metin olarak taşınması kişiye nasıl bir korunma sağlar?

Üstad

-Balın çantada taşınması midene ne yarar sağlar?

Cevap

-Hiç..

Üstad

-Hiç!...

Soru

-Namaz’da huşû hâlinin bir tek hâli mi vardır, dereceleri mi vardır?...

Bir de bazı Hadislerden Allah Rasûlü’nün nâfile ibadetleri “şükründen” yaptığını okumuştum... Bu ne demektir? Teşekkür ederim.

Üstad

-“Huşû”; erişilen bir idrâk , edinilen bir müşahedenin sonucudur.

“Huşû “ namaza mahsus değildir, her an yaşanabilir ; dolayısıyla da namazı kapsamına alır...

"Allah"ı bilenin hâlidir "huşû"...

Kendisine verilen nimetin değerlendirilmesidir; ”Şükür”...

“Verilmiş bulunan nimeti değerlendiren kul olmayayım mı..” demek istemiştir.

Soru

-Beyin faaliyetleri neticesi, mikro dalga bedenini üretmesi yanı sıra, fiziki bedenini de üretiyor diyebilir miyiz?...

Üstad

-Evet..

Soru

-Üstadım... Tedbir ve Tevekkül konusunu nasıl anlamalıyız?

TEK`ten başka bir şey olmadığına göre, tedbir nereye? Tevekkül kime olacak?...

Üstad

-"ALLAH" de, ötesini bırak!...Gerekeni yap !...

Soru

-Astrolojik tesirler hem genetiği hem ışınsal bedeni etkiliyorsa ,bu şu anda oluyor ; bu konuyu biraz daha açabilir misiniz lütfen. Teşekkür ederim.

Soru

-Üstadım, kendimi tanımak amacıyla bazı özelliklerimi farketmeye çalışmak ve karşımdakinin de TÜMün çeşitli özelliklerini yansıttığını gözlemek işin başı anladığım kadarıyla...

Ya sonra farkedilmesi gereken ne? Nasıl ?

Üstad

-Kendim” kelimesinin bir anlamı da mekândır zaten!.

Soru

-Cennet yaşamında zaman ve mekân olmadığına göre, astrolojik etkiler yaşama nasıl yön vermektedir. Bu konuyu biraz açarmısınız, Teşekkür ederim..

Üstad

-Bu yaşadığımız boyut ve şartlarıyla, o boyut yaşamının ilgisi yoktur...

Cennet yaşamını görülen güzel bir rüya gibi değerlendirmek, bühl’lerin işidir!.

Astrolojik etkiler, Cennet boyutunda bilinçleri etkiler.

Soru

-O zaman buna “bireysel seyreylemekliğimiz” diyebilir miyiz?..

Üstad

-Bunu o mertebede olan birine sormak lâzım... Belki yakınlarında öyle biri olabilir... Ben bilemiyorum o mertebeleri!.

Cennet’i, “insanın dünyası” olarak düşünsek; “cennet’in insanı yerine; nasıl olur acaba?

Bunu düşünün iyice bir bakalım... herkese iyi geceler... hoşça kalın!...

*  *  *