Okyanus Ötesinden -3

Ahmed Hulûsi

8 MAYIS 1998

Üstad

-“ALLAH” sevgisi nedir?…

Cevaplar

-Allah isminin işaret ettiği mânâ soyut bir kavramdır. Algılanabildiği nispette, soyut kavram somut kavrama dönüşür. Bizim, “Allah sevgisi” dediğimiz de işte budur!..

Üstad

Allah sevgisi” anlamını anlamak için, önce “Allah” isminin ifâde ettiği kavramı anlamak lazım...

Soru

-Üstadım, soyut bir kavramın anlaşılması mümkün iken, sevilmesi mümkün müdür.?..

Üstad

-Dışta bir varlığa karşı sevgi olabilir... Ama "ALLAH Adıyla İşaret Edilen”, dışımızda bizden ayrı bir obje olmadığına göre...

"ALLAH Adıyla İşaret Edilen”e sevgi ne demektir? ........ buna cevap bekliyorum...

Cevap

-Kendi ilminde var ettiği Esmâ ve Sıfatlarını , dilediği mânâlarını dilediği terkipler adı altında seven kendisidir,Üstadım..

Üstad

-Acaba "sevgi" bize göre midir, yoksa "O"nun böyle bir beşeri duygusu var mıdır?...

Cevaplar

-Bu sorunun cevabını yıllar önce verdim. Ancak yerinde uygulayamadığım kanâatindeyim...

-Sevgi, beşerî bir duygu değildir.. Sistem; sevgi üstüne kuruludur, kendinden kendinedir!.

Üstad

-Şimdi farkedilmesi ve idrâk edilmesi çok önemli bir konuyla karşı karşıyayız...

Sevgi”, nedir?

Cevap

-Sevgi, Kudret Sıfatının tezâhürüdür. Bu mânâyı algılayan bir birimde sevgi gösterileri başlar.

Üstad

-Sevgi nedir, sorusunun bana göre cevabı şudur:

Yaratmayı dilediği mânâların, birbiriyle ilişkilerini düzenleyen, birimin özüne verilmiş manyetik alan...

Ya da diğer bir yönüyle...

Açığa çıkan mânâya diğer mânânın duymuş olduğu arzu...

Kendinde bulup da, açığa çıkaramadığına hasretin sonucu, onu, açığa çıktığı yerde seyretme arzusu...

Soru

-Bağlantı öğesi gibi mi?..

Üstad

-Bunlar bana göre "sevgi"nin değişik açıklamalarıdır...

Ancak farkedin ki;

Bunlar hep "ALLAH Adıyla İşaret Edilen”in "ulûhiyeti" kapsamında cereyan eden; ve asla kendisini bağlamayan özelliklerdir!..

Burasını anlatabildim mi?...

Cevap

-Teşekkür ederiz Üstadım.

Üstad

-"ALLAH ahlâkı”yla ahlâklanmış olanda, sevgi ne kadar veya nasıl olur?..

Bunun cevabını düşünürsek...

"Fenâfillah", "ALLAH Adının İşaret Ettiği”nin, kendi kendineliğinin adıdır, hakikatı itibariyle...

Gayrı” , “Mâsiva” kavramının “yok” olduğunun yaşanmasıdır “Fenâfillâh” !...

Yani; sen , fenâ fillah olamazsın!...

O yüzden de, bunu farkettirmek için, önce “fenânın fenâsı” demişler; sonra o da yetmemiş, “fenânın fenâsının fenâsı” demişler...

Gerçekte ise, kişi fenâfillah olmaz!...

"Fenâfillah", o isimle işaret olunanın, kendi kendineliği içinde "Ulûhiyet"ini seyridir...

Bunun minyatürü diyebileceğimiz de, bir birimde, kendi seyrini seyredişidir...

Dolayısıyla, "fenâfillah", gerçeği itibariyle bizim anladığımız gibi; bir birimin, "ALLAH Adıyla İşaret Edilen”de, fenâya ermesi gibi anlaşılamaz..

Şimdi "fenâfillah"ın mânâsı bu olduğuna göre...

"Fenâfillah" ile sevgi olayını nasıl birleştirebiliriz...

.A.....sorunu tekrar yazar mısın?...

Soru

-Allah’ı herşeyden çok sevmenin getirisi fenâfillah mıdır? idi...

Üstad

-Bir kişinin "ALLAH"ı sevmesi nasıl olur?...

Soru

-İdrâkı dolayısıyla, sevgisi muhal midir?..

Üstad

-"ALLAH"ı sevmek; cümlesini nasıl anlayabiliriz bugünkü bilgilerimiz ışığında?..

Cevap

-Ulûhiyet prensipleri içindeki bu varoluşu hissedebilmek, ALLAH’ı sevmek olur kanaatimce.

Üstad

-Özünde olanın ne olduğunu bilmeden, onu sevmen mümkün mü?

Ya hayâlinde yarattığın- kendi uydurduğun bir şeyi seveceksin, "ALLAH" ismiyle O’nu etiketleyerek...

Ya da o isimle işaret edileni kavramış olarak, O’nu yaşamak hayattaki tek amacın olacak ve bunun için gereken neyse onu yapacaksın...

Birincisiyse, bunun çeşitli dereceleri olur!...

Ama ikincisiyse, bunun dereceleri olmaz; ya olur, ya olmaz!...

Yani ikincisi ise, hayattaki tek amacın budur...

şimdi, "O"nu ne kadar yaşayabilirsen; hakikatıyla, o kadar soyunmuşundur beşeriyetinden ve beşeriyetini oluşturan düşünce ve duygularından, değer yargılarından!...

Ama soyunamadığın kadarıyla da hâlâ bir tanrı vardır kafanda ve şirki hafi bitmemiştir...

Değerlendirmelerin, "ALLAH Adıyla İşaret Edilen”in değerlendirmesi gibi olmadıkça, şirki hafî bitmez!...

Bu takdirde "Allah" iman etmiş, şirki hafideki "mümin"sindir...

Cevap

-Allah`ı sevmek , izâfi varlığını yok etmektir!.. Zaten yoktu, vehim kalkınca kalan kendisi olur!..

Üstad

-Demek oluyor ki, "ALLAH Adıyla İşaret Edilen”e sevgi, henüz "müşriklik" devresine ait bir kavramdır...

Ama müşriğin de, bu sevgi olmadan bir yere varması mümkün değildir...

Kendi özünde varlığını hissettiği Zât’a erme arzusunu, “Allah sevgisi” diye niteleyebiliriz, işin başındakiler için...

Kemâl sahipleri ise, bunun şirk olduğunu farkedip, bundan kurtulmaya, benliklerini ortadan kaldırmaya gayret ederek çalışırlar...

"Allah"tan razı olmak ise, lâftır!...

Taklidi bir ifadedir...

"ALLAH’tan razı olmak”, ifadesi, kişinin idrâkını bir gerçeğe yöneltmek için kullanılan bir mecaz, bir semboldür...

Senin razı olman, küfründür!...

İçinde gizli şirki barındıran küfürdür, kulun Allah`tan razı olması...

"Allah" yaratır!...

Bunu dilediği gibi de isimlendirir veya vasıflandırır...

Ama Âlemlerden GANÎ`dir!..

Bu ne demektir bir düşünün...?

"O" mu âlemlerden Ganî`dir?...

"O" diyen müşrik değildir mi?...

"RIZA" nedir?... Niyedir?... Kimedir?... Kimdendir?...

"Allah" adıyla işaret edilen, diler ve dilediğini yaratır!... İşte burada biter her şey!..

Bunun ötesi onun yarattıkları arasında isimlendirme ve sıfatlandırmadır...

Öyle ise... "RIZA"yı nereye oturtacağız bu tasnif içinde?...

Konunun özü...

İşin başı, "ALLAH" diyebilmek.... Sonu da, diyenin kendi olduğunun açığa çıkmasıdır!...

Evet benim anlatacaklarım bu kadar... Şimdi sizlere açığım...

Çok yakında chatlerimizi ICQ yerine mIRC programında yapacağız...

Herkese duyurun... Orada giriş sınırlaması yok...

www.mirc.co.uk

Adresinden "mIRC 5.41"ı download edeceksiniz...

Cevap

-Türkçe WEB sayfamıza linkini koydum; doğrudan “mirc download” sayfasına açılıyor..

Üstad

-O programı çalıştırınca “AHAD” odasına giriş yapacaksınız... Yükleyenler kendi aralarında o odada buluşabilirler...

Teşekkürler ... .. Şimdi iş çok kolaylaştı... Ben olmadan da o oda açık değil mi?...

Cevap

-Evet Efendim..

Üstad

-A......... cevap yeterli oldu mu... Tamamı sayfamızdan okunabilir...

Cevap

-Üstadım, şükürde âcizim...

*  *  *