Okyanus Ötesinden -2

Ahmed Hulûsi

10 MART 1998

Üstad

Pazar günü yazdığım masalı(!) herkes ciddiye alıp hemen savaş var ve Mehdi çıkacak zannetti... Mevlâna`nın zamandaşı Sadreddin Konevi de o zaman yazdığı eserinde bir kaç yıl içinde Mehdi çıkacak diye yazmıştı... Aradan asırlar geçti ve hâlâ birkaç yıl içinde Mehdi çıkacak diye bekleyenler var!... Sanki çıkması için gerekli bütün şartlar oluşmuş gibi!. Naklettiğim şartların hangi biri oluştu ki, gerisi oluşsun!...

Öyle yakında harpti, Mehdi`ydi falan beklerseniz, bin sene önce bekleyenler gibi olursunuz!...

Sakın ola ki, pazar günü anlattıklarımı hemen yarın olacakmış gibi düşünüp yaşam düzeninizi bozmayın!... Ama yarın ölebilecekmiş gibi ölümötesi yaşama hazırlanmayı da ihmal etmeyin!...

Savaşlar değil ama, ölüm hemen yanımızda... Belki bana, belki sana, belki bir yakınına!... Kimin sırada olduğu hiç belli değil!...

Ben, her hâlûkârda sizleri yeniye ve geleceğe açık olmaya davet ediyorum...

Şu sohbetler yüzünden şimdilik en az 100 kişi bilgisayar alıp, internete girdi, dünyaya pencere açtı evinden... Nice yeni dostlar edindi... Evinden çıkmadan, pek çok dostla görüşüp, fikir alışverişinde bulunup, yeni şeyler düşünebiliyor...

Daha ötesi bu arada, birbirimizle telepatik bağ oluşturup, direk beyinsel bağ oluşturabiliyoruz CHAT süresi içinde!... Kitaptan alamayacağınız açılımı bu chat sırasında alabiliyorsunuz... Çünkü PC konsantrasyon ve yönelim aracı oluyor...

Dostlarım...

Kesinlikle yeni olan herşeye açık olun ve o yeniye önyargısız bir şekilde yaklaşın!...

Her yeni Allah’ın bir lûtfudur!...

Eğer onu sisteme oturttuğunuz zaman size geleceğiniz yönünden yarar sağlamıyorsa, terkedin... Ama sisteme uyuyorsa, o zaman hemen değerlendirin...

Evet, epeydir soru almamıştık... Ben kısa kesip sorularınızı alayım...?

Soru

-Üstadım.. Füsûs da geçtiği gibi; İlimde Mürsel Nebilerin rütbesini ve Rubûbiyetin özelliklerini bilen bir yapı Firavun.. ve Cennet’te olduğunu söyleyen Arabi, Ciyli v.d . Evliyaullah..

Buna göre, Hadisde geçen; Firavun’un suda boğulduğu sırada, CEBRAİLin:” Ey Muhammed sen beni, denizim çamurundan alıp Allah’ın RAHMET`i O`na ulaşıverir korkusuyla ağzını tıkarken görseydin..” Hadisini nasıl anlamalıyız?...

Üstad

-Hadiste bundan sonra “Firavun imansız öldü” eki var mı?...

Cevap

-Hayır, Üstadım..

Soru

-Âyette: "Musa dedi ki: Ey Rabbimiz!.. Hakikaten sen, Firavun ve ileri gelenlerine dünya hayatında ziynet ve nice mallar verdin... Ey Rabbimiz, senin yolundan insanları saptırsınlar diye mi (bu nimetleri verdin)... Ey Rabbimiz, onların mallarını yok et, kalplerine sıkıntı ver, çünkü AZÂBI GÖRÜNCEYE KADAR İMAN ETMEZLER!.."... buyuruluyor...

Firavun’un imanla vefat eceğine bu Âyet ‘te ayrıca işaret etmez mi?.. Teşekkür ederim..

Üstad

-İman, ölmeden önce geçerlidir!... Azâbı görünce Firavun’un iman ettiği de bu Âyetten çıkartılabilir elbette... Teşekkür ederim...

Soru

-İlimin mâlûma tâbi oluşu ile mâlûmun ilme tâbi oluşu arasındaki farkın kemalât mertebelerine göre oluşunu tam anlayamıyorum. Bir örnekle yardımcı olmanızı rica ediyorum.

Üstad

-Ortada bir takım nesneler var ve sen onlardan mı bilgi alıyorsun; yoksa dilediği gibi dilediklerini mi meydana getiriyorsun..

Yâni Allah dilediği gibi mi yaratıyor; kendisi dışında var olan şeyleri mi değerlendiriyor...

Cevap

-Teşekkürler Üstadım.

Soru

-“Cem’de kalıp farka gelmeyen zındıktır.” diyen Hz. Ali’nin sözü hangi hikmete dayanmaktaydı?...

Üstad

-Allah’ın Esmâ’sının zuhûrunu zâhirde seyirden gâfil olana “zındık” derler ...

Soru

-Üstadım, ölümden önce uyanamamışsak ölümle birlikte buna benzer bir rüyayı yaşamak zorundayız (yanlış anlamamışsam) ama burada "ahmağın cennetini" anlayamıyorum.

Üstad

-Ölümden önce hakikatı idrak edip yaşayamayan, ölümötesinde de bunu yaşayamaz!...

Hakikatın irfânı olmayan; demektir bunun anlamı...

Cehennem’de insan kalmayacaktır!..

Bütün insanlar Cennet’e gececektir!...

Ama insanların önemli bir kısmı İRFAN sahibi olamadıkları için, Cennet’te de, buradaki gibi kendi güzellikleriyle kifâyet edecek, Allah`a yakînin sonuçlarını elde edemeyeceklerdir!...

Soru

-Fâtiha’yı yaşamak, içerdiği anlamlarla hallenmek şeklinde anlayabilir miyiz?

Eğer doğruysa bu konuyu biraz daha açmanız mümkün olur mu ? Teşekkürler..

Üstad

-Fâtiha "OKU"nunca, zaten yaşanır...

Cevap

Teşekkürler, Üstadım ..

Soru

-Einstein`a ait genel görecelik kuramı, holografik evren kuralına göre önemini yitiriyor mu?..

Soru

-Baz huylarla mücahede Mele-i A`lâ`nın buğz etmesine sebep olabilir. Bu durumda mücahedeye devam, sisteme meydan okumak olmaz mı?..

Üstad

-Mücahede, müşahedenin kapısıdır; diyen Abdülkâdir Geylâni...

Ondan daha iyi kim biliyorsa, bana söyleyin yararlanayım...

Soru

-Kur`ân `da Hz. Îsâ için, “Abdullah” olma tâbiri var.. Bu anlam ilâhi hüviyetten sahip olduğu Abdullah`lık vasfı ile eşdeğer midir?..

Üstad

-Abdullah olmanın da mertebeleri varmış; tıpkı İnsanı Kâmil’ler arasındaki kemâlât farkı gibi...

Soru

-Bazı kemikleşmiş huylar var ki, sadece şuurda terk yetmeyebilir. Bu durumda mücahedeyi fiiliyatta yapmak gerekir mi ?

Üstad

-Toplum düzenine ters düşmüyorsa,evet!...

Soru

-Ölümü tatmış kişilerin, Dünyada olanlarla iletişim kuranları var mıdır? Varsa sistemi nedir?..

Üstad

-Dünyada iken, ölümötesi boyutta diledikleri ile görüşebilenler, ölümötesinden de buradakilerle görüşebilirler...

Soru

-Rüyada kan görmek o rüyayı iptal etmektedir!.. Nedenini açıklar mısınız?..

Üstad

-Bilmiyorum!...

Soru

-Bir Hadis-i Şerif`te “Hamd Şükr`ün başıdır. Allah`a hamd etmeyen şükretmiş olmaz.” demektedir. Hamd`ın ve Şükr`ün kullanım alanları ayrı olduğu dikkate alındığında, bu Hadis-i Şerif’i nasıl değerlendirilebiliz.?. Teşekkür ederim..

Üstad

-Hamd, değerlendirmektir... Değerlendirilemeyen şeyin elbette ki şükrü de olmaz ..

Soru

-Üstadım... “Şükr eden oruçsuz kimseye, sabreden oruçlunun sevabının misli verilir “Hadisinde “ŞÜKR eden oruçsuz” kişiyi nasıl anlarız?..

Üstad

-Sabır da tahammül, katlanma vardır... Şükürde ise nimeti vereni görme vardır... Bahsedilen oruçta Ramazan orucu değil, yararlı oruçtur!. Yararlı orucu katlanarak tutmaktan ise nimeti vereni görerek yemek daha iyidir... anlamınadır...

Soru

-Allah Rasûlü’nün "İnsanın Kâbe`ye gözü değdiği vakit; Allah`tan ne dilerse olur" Hadisine göre gerçek `dua` mı kast edilmektedir?.. Şayet bu şekilde ise bu fonksiyon bir insanda nasıl meydana gelir?.. Teşekkür ederim..

Üstad

-Gözden (nazar=bakış) murad , Kâbe’nin hakikatına yönelen, şuûrdur... Öyle olursa, sonucu da oluşur!... Kâ`be’ nin hakikatına nazar edebilenin edeceği istek de oluşur zaten!..

Soru

-Vehim gücünün yaşamı meydana getirdiğine , yaşam da istidat ve kabiliyet doğrultusunda ortaya çıktığına (şekillendiğine) göre... Bu noktada, kaderin değil de, kişinin yaşamının değişiminden (değişmesinden) söz edilir mi?...

Üstad

-Yaşamın, Kadere uygun bir şekilde yönlenmesidir söz konusu olan.. .

Soru

-Bir Hadiste ; “Beyazıd-ı Bestâmi ve İsa a.s , İsrafil`in kalbindedir.” denmektedir... Bu Hadiste İsa a.s. ile Beyazıd-ı Bestâmi`nin müşterek olan yönleri nedir? açıklar mısınız...Teşekkür ederim..

Üstad

-Teşbih hakikatının fıtratlarında ağırlık kazanmış olması...Ancak bunun Hadis olduğunu sanmıyorum.

Soru

-Hawking’in öne sürdügü Evren içinde artan ısı ve düzensizliğin bir sonucu olarak Evren içinde bir kıyâmetin söz konusu olduğuna Kurân-ı Kerim`de işaret edilmekte midir? Eğer böyleyse mevcuttakine benzer bir evrenin ve insanlığın belki de kıyâmetten sonra tekrarlayacağını düşünebilir miyiz?...

Üstad

-Evren içre evrenlerden söz eden bölümü okumamışın... Allah kitabı 13. baskıda ilâve edilen 66-69 arasını oku...”Allah ve nokta” bölümünü..

Soru

-Aktif mücahede mi, pasif mücahede mi; yani olayların üstüne gitmek mi, olayların seni bulmasını beklemek mi; hangisi kestirme yol ?..

Üstad

-Elinden ne geliyorsa onu yapman en iyisidir kanaatimce ..

Soru

-İbn. Arabi; “Zikr`i terk her şeyin efdalidir.” derken, zikr`in hangi yönünü kast etmektedir?..

Üstad

-Tanrı’yı zikretmeyi terk!..

Soru

-Bazı kemikleşmiş huylar var ki sadece şuurda terk yetmeyebilir bu durumda mücahedeyi fiiliyata sokmak gerekir mi ?

Üstad

-Evet!...

Soru

-Klâsik anlatım dışında, Teklik yönüyle mekr kavramını açarmısınız?..

Üstad

-Teklikte kesret olmadığı için, mekr de olmaz!...

Soru

-Üstadım... Anlatmış olduğunuz pazar masalında ,Hz.İsa İstanbul`a mı gelecek?... Çıkacak olan 30`a yakın Mehdi, Mehdiliğini alenen açıklayacak mı?Teşekkürler..

Üstad

-Hz. İsâ Hadise göre Şam`da ortaya çıkacak... O sırada Deccal, kendisine inananlarla birlikte Mehdi’yi muhasara etmiş vaziyette olacak Şam yakınlarında; diye yazıyor kitaplar...

Sahte Mehdi’ler -ki bunlar cinler tarafından aldatılan insanlardır- kendilerini Mehdi olarak ilân edecekler ve insanları kendilerine davet edeceklerdir...

Mehdîlik” bir işlevdir ve bu işlevi yapanın adı “Mehdî”dir...Bu işlevi yapmayana “mehdî” demek; şarkıcıya “paşa” demek gibidir.

Soru

-Üstadım, Efendimiz kendisinden 250 yıl sonra yaşamış Bayazidi Bestami’yi Hadisinde anmış mı gerçekten yoksa bir karışıklık mı oldu?

Üstad

-Sanırım bir yakıştırma...

Soru

-Evliyanın Rasûlullah Efendimiz A.s ile görüşüp almış olduğu şeylerde Hadis olarak anılır mı?

Üstad

-Görüşenler Ricâli Gayb ise, inananları tarafından öylece kabul edilebilir...

Soru

-“Abduhû ve Rasûluhu”, yani Abdullah ve Rasûlullah dediğimizde, “Hû” isminin kulu ve Rasûlü olmakla Allah isminin kulu ve Rasûlü olmak arasındaki anlam farkı nedir...

Üstad

-Birisi Allah’ı Hüviyetinde bulmayı anlatır... Öteki, Allah ahlâkıyla ahlâklanmış olmayı...

Dikkat!...İsmin kulu olunmaz!..İsimle işaret edilen mânânın zuhûrundan söz edilebilir.

Arkadaşlar yeniler için söylüyorum... Bu oturumlar dışında yazılarla meşgul olduğum için ikili chatlere vaktim yok... İsteyenler mesaj atabilir... Fakat özel, kişisel konularda sorulara cevap veremem... Herkes kendi ilmine göre ne yapacağına kendisi karar versin...

*  *  *