Okyanus Ötesinden -1

Ahmed Hulûsi

16 ŞUBAT 1998

Üstad

-Evet şimdi sorularınıza açığım...

Soru

-Evren devamlı genişliyorsa, Evrenin sonunda yani sınırından sonra ne var?..

Üstad

-Evrenin algıladığımız boyutu genişliyor... Ancak kendi öz yapısıyla gerçek evren sonsuz ve sınırsızdır... Ötesi diye bir şey yok!... Olay boyutsallık içinde anlaşılmalı... Bigbang algıladığımız boyutla ilgilidir...

Soru

-“Gayyûr” ve “Gayretullah” mânâlarını biraz açar mısınız?..

Üstad

-Allah, varlığında her boyutta kendinden gayrısının olmadığını görmeyi diler demektir...

Gayretullah” o dur ki, açığa çıktığı yerde ulûhiyet hükümlerinin gereğince oluşumların açığa çıkmasını ister...

Soru

-Yaşadığımız andaki düşüncelerimizin gelecekte yaşayacaklarımızı kayıt altına almaması için ne yapabiliriz?..

Üstad

-Hiç bir şey yapamazsın!...Gelecek olan, her an yaşadığın an tarafından otomatik olarak oluşturuluyor... Tek şansın, yaşamakta olduğun anı, yarın olmasını istediklerine göre değerlendirmen...

Soru

-Ölümü tadan şuurdaki geriye dönme arzusu, pişmanlık hissi bir idrak genişlemesi midir? Dünya’da gaflet halinde olanların öldükten sonrada bu hallerinin devam edecek olması..? o zaman pişmanlığında gaflette olanların hissedeceği duygudur diyebilir miyiz?. Teşekkür ederim...

Üstad

-“Pişmanlık”, gafletini farketmenin sonucudur!...

Kişi ölümü tattığı anda geçtiği boyutla birlikte o güne kadar söylenenlerin doğruluğunu görüyor... Ve yapılan uyarılar istikametinde hazırlanmadığı için pişmanlık duymaya başlıyor...

Soru

Üstadım, "Tecelliyat" isimli kitabınızda "Bütün ibadetlerin ecir ve sevabını onlara ihtiyacı olanlara kendine hiç pay ayırmayacak şekilde vermeye çalış!.." diyorsunuz. Sevaplarını verenlerin sevaba ihtiyacı olmayacak mı?..

Üstad

-O düzeye gelene Allah yeter!...

Soru

-Allah`ın Sıfatlarının kula tecellisi herhangi bir öncelik söz konusu mudur? yoksa bu tamamen kulun vasıflarıyla mı ilgilidir?

Üstad

-..... o konuyu biraz daha düşün ve ...... ile görüş... bazı çelişkiler görüyorum sorunda...

Soru

-Yalnızlığı yaşamadan vahdete erilmez diyorsunuz... Yalnızlığın yaşanması ne demektir, Yalnızlık Allah`a mahsustur, sözünün gerçek anlamı nedir?..

Üstad

-"Yalnızlık Allah`a mahsustur"; sözünü herkes biliyor da; bunun ÖTEDEKİ Allah isimli TANRI`ya ait olduğunu düşünüyor!...

Eğer ötedekine ait değilse yalnızlık, o zaman kime mahsus demektir yalnızlık?... Yalnızlık ne demektir?.... Herkese soruyorum?...

Cevaplar

-Tekliği yaşamaktır.

-Varlığın tek oluşunu yaşayan yalnızdır..

-Kendisiyle bir olmaktır.

-Sadece Allah demektir..

-Hiçliğini farketmek..

-Bütün boyutları özünde bulabilmektir. Gayrında birşey görmemektir..

-Nefsine ârif olmaktır.

-Kendinle bir olmaktır....

-Allah`ın varlığını bilmektir.

-Varlıkta Hak`tan gayrı olmadığını idrâktır..

-Başka hiç kimse olmaksızın sadece kendimle olmak demektir.

-Çoklukta tekliği yaşayandır, yalnız..

-Kendinden başkasıyla olmamaktır, yalnızlık...

-Allahû Ekber...

-Yalnızlık, çokluk boyutunda insanın kendi bilincinin ayırımına biraz da istemeyerek varmasıdır. Teklikte yalnızlık hissinin duyulabileceğini sanmıyorum.

-Karşımızdakinin bizden gayrı bir varlık olmadığını idrak edebilirsek yalnızlığı yaşayabiliriz..

-Gayrı kavramının düşmesi...

-Tek`in kendini bilişi`dir...

-Tek olmaktır.

-Benliğinden arınmaktır...

-Yalnızlık.. AHADİYET`tir...

-Başka varlığın olmadığı..

-Kendinden başka var görmemektir.

-Halkın içinde HAK olarak..

-Uzlet...

-Güçsüzlüktür

-Tek`liği Hiç`liği yaşamak..

-Kendinde O`nu bulmak.

-Eğer kendime dost seçseydim Ebubekr`i seçerdim. ancak bana Allah yeter.....gibi anlıyorum

-Sıfat boyutunda nefsini tanımaktır...

-Tekliği yaşayandır.

-Pekiyi ama bu kavram kimseyi ürkütmüyor mu...?

Üstad

-..... bilen mi ürker; hisseden mi?...

Cevaplar

-Hisseden Mİ?.....

-Paylaşamamaktır diye düşünüyorum...

-Tek`in kendinden başkasının olmadığını bilmesi ve seyretmesidir...

-Zâtıy`la zâtı`nı yaşayan yalnızdır...

-Tek`in kendi kendine oluşu ezel ve ebed`eki gibi ..

-ALLAH`ı bilen her insan yalnız olduğunu farkedecektir.

-Kendinden gayrını görmeyen yalnızdır.

Üstad

-Yalnızlık “ALLAH İsmiyle İşaret Edilen”e mahsustur.... cümlesini nasıl anlamalıyız bu durumda?.... Evet cevaplarınız?...

Cevaplar

-Yalnızlık yani Tek`lik O`na mahsustur.

-Allah var idi onunla beraber hiçbirşey yok idi. Hadisi ile eş anlamlıdır...

-İngilizce ONLY kelimesine karşılıktır...

-Ancak, Tek’liği yaşayan bunu bilir...

-Kendinden başkasıyla olmamak, Allah ismiyle işaret edilene mahsustur...

-Ben kavramını tamamiyle kapsayan Allah ismiyle işaret edilen, kendisinden gayrı olmaksızın kendisiyle kâimdir.

-Ahadiyet boyutuna işaret eder.

-Her şeyde, her birim ve her objede tasarruf eden Allah`tır. Allah herşeyi ihâtâ etmiştir. Gayrından sözedilemez.

-Allah ismiyle işaret edilen varlık yalnızlık kavramından münezzehtir..

-Ondan gayrı olmadığı için..

-ALLAHUSSAMED dir...

-Allah Ahaddir, Tek`tir. Benzeri ve dengi yoktur. Her şey onun varlığındandır.

-"Allah" ismi, yanına başka isim kabul etmez!.. Başka isimden bahsedildiğinde şirk oluşur..

-Allah Ahad`dır.

-Öz boyuttaki varlığın hakikatine işarettir, bana göre..

-TEK`lik yaşamının bize göre ifadesidir..

-Allah`ın yalnızlığı, Kendi özünde olması ifade edilebilecek tüm fonksiyonların ve isimlerin sıfır halinde olmasıdır diye düşünüyorum..

-Kendinden gayrını görmeyen kendisidir..

-Allah ahlâkıyla ahlâklananlardan bahsedilmektedir.. kanımca..

-Ahadiyetin halktaki ifade şekli diye düşünüyorum..

-Ahadiyetinin, sınırsızlığının ifadesi yalnızlığıdır ..

-Kendinden gayrı olmadığını bilmek...

-Allah`ın yalnızlığını, anladığımız mânâda algılamak istemiyorum, çünkü bize GÖRE yalnızlıkta çokluğa kıyasladır..

-Kendinden kendini kendisiyle AN içinde seyreden..

-Kendisinin dışında ayrıca bir varlığın olmaması da olabilir.

-Yalnızlık Ahadiyet boyutuna işaret eder, kanımca vehmetmenin olmadığı boyuttur.

-Ulûhiyet âlemine ait olan bilincinin, kozmik bilinç olarak, evrende bilinç boyutunda kendisini seyretmesidir.

-Bu soruyu, soranın cevaplaması daha doğru olmaz mı Üstadım?!

Yaşamadığımız bir olguyu iyi niyetle cevaplamaya çalışırken, yalancı durumuna düşme tehlikesi oluşmuyor mu?...

Üstad

-Aynı şey benim için de sözkonusu... Ben de SİZİN GİBİ, bir beşerim!... Anlaşılan bu konu boyumuzu çok aşıyor... Biz .....`ın gazına gelip derin bir denize daldık; az daha boğuluyorduk!... Yaşamımız ne.... Konuştuklarımız ne!...

Gene en iyisi, iyi bir TANRI kulu olmak galiba... ?....

*  *  *