Okyanus Ötesinden -1

Ahmed Hulûsi

20 OCAK 1998

Hepiniz hoşgeldiniz...

Soru

-Kur`ân ‘da bahsi geçen Tarık yıldızı.. a) Yeryüzü Semâsı’nın dışında bir yıldız mıdır?... b) " O delen bir yıldızdır " Âyeti ile anlatılmak istenen nedir?..

Üstad

-Tarık, Cediy yıldızıdır!.. Yeryüzü semâsının dışında bir yıldızdır... Gün doğarken görünür, karanlığın ilk anında görülmesi sebebiyle karanlığı delip geçmesi sembolize edilmiştir...

Semâ insanın şuur boyutuna işaret ettiği gibi; semâdaki yani şuur boyutundaki bazı gerçekler, insandaki bilgisizlik karanlığını delip geçer anlamındadır.. Bu konuda Elmalı Tefsirinin 8. cildinde adı geçen Sûrede bilgi bulabilirsin...

Soru

-Namazda Fâtiha okumak ile namazın iki rekât oluşu arasında bir bağlantı var mıdır? İlk rekâttaki Fâtiha, fenâfillâh’a işaret edebilir mi? İlk rekâttaki secdede "YOK"luğunu yaşayan birimin, fenâ buluşuna ikinci rekâtın başındaki Fâtiha mı işaret eder?...

Üstad

-Namazda Fâtiha’yı OKUMAMIŞ olan zaten SECDE de yapmamıştır... Secde, ancak Fâtiha`nın "oku"nmasıyla mümkündür!...

Soru

-Güneş’in radyasyon büyüklüğü, görülen radyasyon kütlesinden fazla olduğu dikkate alınırsa;

Dünyayı içine almış mıdır?

Şayet kapsıyor ise .... Güneş`ten alınan can, yani enerji, madde plânımızın altında bir boyut olmuyor mu?..

Üstad

-Dünya şu an Güneş`in radyasyon alanı içindedir!... Bu yüzden de bir mânâda, biz şu anda Cehennem’de yaşıyor sayabiliriz kendimizi!...

Soru:

-Güneş`ten alınan can yani enerji, madde plânımızın altında bir boyut olmuyor mu?..

Üstad

-Oluyor!.

Soru

-Üstadım, bir Hadis’te "Soru ilmin yarısıdır." ,diğer bir Hadis’te ise "Allah sizde görülen üç şeyden nefret eder: dedikodu, malı ziyan etmek, çok sual sormak"

Yine Maide Sûresi 101. Âyet-i Kerime’de "Ey müminler!, size açıklanması hâlinde fenanıza gidecek şeylerden Rasûl`e sormayın..." denilmektedir. Bunların ışığında soru sorma âdâbı ve hassasiyeti nasıl olmalıdır?

Üstad

-İki türlü soru sormak vardır;

Birincisi, ilim öğrenmek için olan...

İkincisi, başkalarının açıklanmamış hâllerini öğrenmek amacıyla olan. buna TECESSÜS de denir... Kur’ân, “TECESSÜS ETMEYİN” diyerek; başkalarının açıklamadığı hâllerini sormanın yanlış olduğunu bildirmiş ve bunu yasaklamıştır...

Soru ilim öğrenmek içinse, insanı zirveye doğru yükseltir; tecessüs içinse batakta eritir!...

Soru

-“Cehennem’de insan kaç yaşında ölürse, o sûretle var olacaktır” görüşünün esprisi neye dayanmaktadır?

Üstad

-Ruhun ölümötesi yaşamdaki sûreti, bedenle ilişkisinin bittiği son andaki görüntüdür... Bu mahşerde de aynen devam eder!...

Soru

-Efendimiz’in ümmî oluşunun bâtınını açar mısınız?..

Üstad

-Herhangi bir varlığa tapınmayan; bununla beraber Allah sistemini de henüz okuyamamış olan anlamına olarak, “Ümmî” tâbiri kullanılmıştır.

Soru

-Işık hızını aşmak Fetih özelliğine sahip olmak anlamına gelir mi?..

Üstad

-Evet!.

Soru

-“Allah ilminde, şefâat bakımından en faziletlisi Kur`ân ‘dır.. Ne Nebi , ne Melek , ne de başkası..” Hadisini açar mısınız.?

Üstad

-İlmin en geniş kapsamlısı Kur’ân ‘dır da onun için... ŞEFÂAT konusun önceki günlerde işlemiş ve ŞEFÂAT kelimesinin anlamını açıklamıştım.... ŞEFÂATİN anlamını oturumları takip eden bir arkadaştan alırsanız olayı daha iyi anlarsınız...

Soru

-Efendimiz (A.s) Cennet’te yenen ilk yemeğin balık ciğeri olduğunu söylüyor, kastettiği acaba nedir?..

Üstad

-Onu Cennet’e gidersem anlayacağım!...

Soru

-Sûretten kasıt bildiğimiz yüz şekli midir..?

Üstad

-Hayır, mânâ sûretidir!.

Soru

-Vahdeti Şuhûd ile Şuhûdu Zât arasında ne fark vardır?..

Üstad

-Vahdeti şuhûd ile Şuhûd-u Zât arasındaki farkı anlatabilecek bir mertebede olmam için benim Şuhûd-u Zât mertebesinde, yani Zamanın İnsan-ı Kâmilî olmam gerekir... Oysa ben bir garîbim!...Ne anlarım o mertebelerden!..

Soru

-Âdem A.S’a âsi olan İblis, kıyamete kadar yaşayacak olan mı...?

Üstad

-Hayır... İblis neslidir...

Soru

-Enbiyâ Sûresinin 7. Âyeti’nde "...Bilmiyorsanız, kitap ehline sorunuz." kitap ehlinden ne anlamalıyız? Sadece Musevi ve Hırıstiyanlar mıdır?

Üstad

-Özel anlamıyla onlar olmasına karşın, genel anlamıyla bana göre “Kitap Ehli”nin anlamı; "OKU"MAYI başarmış olanlardır... Ancak onlar, sorulara, KİTABI "OKU"yarak cevap verebilirler...

Arkadaşlar tekrar ediyorum... oturum şimdilik saat 20-21 arasındadır...Daha sonra mesaj yollayarak soru sormayın, cevap verme olanağım yok... Sorularınızı oturuma saklayın... Ramazan’dan sonra oturum herhalde haftada üç kere olacak... ve saatlerini yeniden düzenleyeceğim...

Soru

-Birim ölümü tattıktan sonra nasıl oluyor da kabre konana kadar artık ait olmadığı bir boyutu görüp, duyup, algılıyor; sorgu meleklerinin gelmesinden sonra neden algı kesiliyor?..

Soru

-Kişinin başına umulmadık şekilde belâ geldi.... Veriler ışığında sabrı nasıl yaşamalı..?

Üstad

-Elinden geliyorsa o belâdan kurtulmanın yollarına başvurursun...

Elinden gelmiyorsa oturup sabreder ve bu arada da o belânın gerçekte sende hangi konuda bir arınmaya yol açacağını araştırırsın...

Soru

-Kâbe’nin kapısı... Neden hep O temsil ediliyor? Bir dostum Umre’den Kâbe’nin kapısını getirdi... Ben hediye olarak memnun oldum fakat ne mânâya geldiğini çıkartamadım?

Üstad

-Kapı bir giriş sembolüdür... Sana da o kapıdan girip içindekiyle tanışasın temennisi anlamında olsa gerek...

Soru

-Beni İsrail Nebîleri Hz. İsmail’in mi, yoksa Hz. İshak `ın soyundan mı geliyor?...

Üstad

-İncelemediğim bir konu... Beni fazla ilgilendirmediği için... Bilmiyorum...

*  *  *