Okyanus Ötesinden -1

Ahmed Hulûsi

17 OCAK 1998

Üstad

-Gelen astrolojik etkiler, aklın yönlendirmesiyle mi beyne ulaşır?... Onların değerlendirmesini şuur mu yapar?... yoksa... onlar beyin üzerinde ilgili alanlara ulaşıp, kişinin veri tabanına göre tesirlerini mi açığa çıkartırlar?... Müzikte de olaya bu yönden bakmakta yarar olduğu kanısındayım!..

Soru

-"Üç kez Cuma Namazına bilerek, kasten gitmeyenin Cenâze Namazı kılınmaz" şeklindeki Hadisini hanımlar için nasıl yorumlayabiliriz?..

Üstad

-Toplumu takmayanın toplumdan beklentisi olmaz; demektir bu...Önce Cuma Namazı nedir onu anlamak gerekir...

Yöneticinin toplumsal tebliğ toplantısıdır, Cuma Namazı!... Cuma namazı toplu olarak kılınan bir toplumsal tebliğ namazıdır.. Normal 4 rekat olan öğle namazının iki rekatı kaldırılmış ve o iki rekât yerine insanlara dini (sisteme dair) veya sosyal uyarılar yapmak üzere hutbe eklenmiştir.. Haftada bir kere bütün o yöre halkının toplanması amacıdır olay... Böyle olunca, Cuma namazına gitmeyen kişi, o toplumu ve yöneticisini yani yönetici imamını hiçe saymış olur.

Toplumu ve yöneticiyi hiçe sayanın Cenâze Namazına o toplumun da katılmasına elbette ki gerek yoktur!..

Konuları ve Hadisleri ele alırken daima o işin gayesini ve orijinal devrindeki uygulamayı esas almak gerekir... Cuma Namazına kadınlar da gider isterlerse... Yani Cuma Namazı topluluk olayıdır; ferdi olarak uygulanacak olan bir şey değil!...

Soru

-Üstadım Âyette sekiz çift olarak bahsediliyor “çift”ten murad nedir?..

Üstad

-Zâhir ve Bâtın yan.

Soru

-“Musa âsâsını taşa vurdu taştan 12 pınar aktı” Âyeti ile kastedilen zâhir ve bâtın isimler ise örnekleme yapar mısınız...

Üstad

-Zâhirde o taşın altından 12 yöne akan su fışkırmıştır... Tasavvuf ehline göre de bu Musa Aleyhisselâm’ın kendi ümmetine açtığı oniki yoldur... Yahudilerin inancı da şu anda oniki ayrı daldadır... Tıpkı müslümanların 73 fırkaya ayrılması gibi...

Soru

-Üstadım, namazdan çıkarken verilen selâm`ı biraz açabilir misiniz?

Üstad

-Namaz; kişinin beşeriyet dünyasından arınıp; Allah hakikatına yönelmesidir!... “Namazdan çıkmak” demek; tekrar insanların arasına dönmek, aralarına girmek demektir... İnsanların arasına girerken de elbette selâm verilir...

Soru

-Rasûlullah Efendimiz Mekke’de doğduğunda geçerli olan son din Hırıstiyanlıktı.. Hz. İsa, içinde geldiği dindendi, YAHUDİ idi...

Efendimizin, kendisine Risâlet görevi gelmeden Hz İsa`ya tâbi olması gerekirken pas geçtiğini görüyoruz bunun sebebi nedir?..

Üstad

-İSLÂM`dı!!!... Bir kere hıristiyanlık diye bir din yoktur ki o dine girsin... Musa`dan sonra Hz. İsa yeni bir din getirmemiş; mevcut anlayışı revize etmişti... Musevîlerin yanlışlarını düzeltmişti...

Hıristiyanlar, Hz. İsa öğretisinden tamamıyla sapmışlar ve Göktanrı ile oğlu İsa diye bir din anlayışı getirmişlerdi ki buna “Hıristiyanlık” deniyordu... Bu inancı da, HANİF idrâkında olan bir zâtın kabullenmesi elbette ki imkansızdır...

Buna karşın, kendisi İbrahim, Musa ve İsa`nın Nebî olduğunu biliyor ve onları tasdik ediyordu... Bugün de biz, Hazreti Muhammed’i, getirdiklerini tasdik ve kabul ediyor, ama müslümanlığı kabul etmiyoruz!..

Şimdi bizim, saptırılmış bir inanç olan müslümanlığı kabul etmeyişimiz, mümin olmadığımızı ve Hz. Muhammed’i kabul etmediğimizi mi gösterir?..

Üstad

-Şimdi ben size bir soru sorayım... Hepinize...

Namazda Fâtiha’yı Türkçe olarak okumak namazın ikâmesi için yeterli olur mu?..

Cevaplar

-Hayır

-Olmaz

-Hayır

-Hayır

-Evet, olur

-Hayır, olmaz.

-Hayır yeterli olmaz...

-İkâme için, okumak yeterli midir?..

-Namazdaki Âyetlerin sadece Arapça’sını okumak mânâ yönüyle değil, enerji cihetiyledir!. Bunun teyidini "Maûn Sûresi" veriyor. Mânâsını bilerek, hangi lisanda olursa olsun, yaşantıya, dolayısıyla ikâme edilmesine kapı açacaktır Üstadım..

-Üstadım, bence namazın ikâmesi beyinde yaşanılan boyutsal bir olaydır... ayrıca Fâtiha da aynı şekilde!. .. Bu yüzden kullanılan dilin önemi yoktur.

-Namazını ikame eden için böyle bir kayıtlılık yoktur.

-Bismillah ın B’ si olmadan Fâtiha olmaz..

Üstad

-Fâtiha Sûresi’nin mânâsını anlamamış olan biri, o anlamı düşünerek namazı ikâme edebilir mi?

Cevaplar

-Arapça’da cem olan mânâların bizdeki açılımı neticesinde idrâkımız da o nispette olacağından zikir hâdisesinde olduğu gibi yansıyacaktır diye anladım..

-İkâme için yalnızca Türkçe’sini veya Arapça’sını okumak yeterli olmaz. “Maliki yevmiddiyn, iyyake na’budü ve iyyake nestaıyn” âyetlerinin hem mânâ yönüyle hem de beyinde bu mânâya ilişkin kapasitenin (frekansın) açılması ve yaşanması gerekir.

-Herkes kendi açılımına göre ikâme edecektir yani her birim anlayabildiği mânâ kadarıyla ikâme edebilecektir.

Üstad

- EDÂ etmekle İKÂME etmek arasındaki fark nedir?... Bunu herkes düşünsün!..??

-Önce B.....’tan, sonra diğerlerinden cevap bekliyorum?

Cevaplar

-Üstadım, yani sistemi tamamen anlayamamış birisi edâ eder ve daha sonra o birimde hakikat kendisinden ortaya çıkınca mı ikâme etmiş olur?.

-Burada önemli olan; öz boyuttaki frekans ve titreşimin getirisi ile elde edilen açılım neticesi ile ikâme oluşmaya başlamaz mı , diye düşünüyorum ..

-Namazı edâ etmek bilfiil kılmaktır... İkâme etme ise yaşamaktır..

-İkâme eden, yalnız namazda değil, her an Fâtiha Sûre’sinin anlamını yaşıyor ve okuyordur!...

-Anlamak ve yaşamak (ikâme etmek) için en iyi hâkim olduğum dili tercih ederim.

Üstad

-Hepiniz sırayla şu soruma cevap verin, teker teker... Namazda FÂTİHA OKUMAK ne demektir?

Evet, cevapları bekliyorum...

Cevaplar

-Fâtiha okunmadan namaz edâ edilmez, namaz edâ edilmeden ikâme olmaz. Kısaca Fâtiha’nın anlamını bilmeyen namazı ikâme edemez..

-Fâtiha’nın okunma şekline göre namazı ya kılar, ya ikâme eder ya da dâimi namazda olursunuz!.

-Fâtiha, fetih kelimesinden geliyor. Hakikatin fethi!. Bu fetih ise bir anahtarla olur!. Anahtar ise, Fâtiha Sûresi’nin anlamının idrâk edilip; sonucunun şuur boyutunda yaşanması ile başlar.

-Besmele, bâtındır.. Sessiz söylenir veya yaşanır.. Fâtiha şeriâttır. Kâinatı okumak demektir. Kul, vekâleten başlar asâleten bitirir. Amin.

-Fâtiha, açan mânâsına gelir, yani açan- idrâk eden kimse fâtih olmuştur; fâtih olan da şehittir; yani Fâtiha’nın Besmelede saklı olduğunun; Besmele’ninde B harfinin altındaki nokta olduğu idrak eden birim her an namazdadır!.. Bunu da Fâtiha’daki "iyyake nabüdü ve iyyake nestâiyn"deki şifreyi çözerek elde etmiştir... yani her an o olduğu için, her birim kulluk halindedir diye düşündüm...

Üstad

-Evet diğer cevapları bekliyorum..?

Cevaplar

-Fâtiha Sûresi’nin anlamını, mânâsını bilen Maûn Sûresinin ilk iki Âyetiyle bağlantı kurmalıdır..

-Allah`a en yakın olunan hal namazdaki secde halidir... "Bismillahir rahmanirrahiym"le başlayıp; "O" dilimizde okuyorsa!... Fâtiha`sız namaz olamaz!.

-Fâtiha`nın anlamının idrak edilmesi, okunması demektir.Bu hâl Mî’râc ‘ın oluşmasını sağlar. (Her an Allah`ın varlıkta ki tasarrufunu seyir halinde olduğunun idrâkı).

-Namazda Fâtiha’nın idrak edilerek okunması, Namazın ikâme edilmesine işarettir... amaç bu olmalıdır..

-Fâtiha’yı okumak iki namaz arasındakı günahları affettirmektır..

Üstad

-S.....n cevabını hatırlıyor musunuz?

Namazın ne olduğunu ve Namazda, FÂTİHA OKUMANIN ne olduğunu iyi anlamak gerekir...

Arapça Fâtiha Sûresi’ni bilmezsen, o kelimelerin işaret ettiği mânâları bilmezsen, Fâtiha’nın mânâsını nasıl tercüme edeceksin ki, Fâtiha okumuş olasın?

Bugün Fâtiha’yı ezberleyip mânâsını düşünemeyecek kadar AHMAK bir insan varsa, ona da Fâtiha okumak zaten gerekli değildir!...

Evet arkadaşlar Bu akşam da bu kadar... Allah’a ısmarladık!

*  *  *