Akıl ve İman

Ahmed Hulûsi

KELİME-İ ŞEHÂDET

Evet, kendisine Hz. Muhammed Aleyhisselâm’ın önerilerinin sunulduğu kişi, "İslâm"ı tasdik etmesi için, şu anlattığımız sistemi kavradıktan sonra, diyebilmesi gerekir ki;

-Yeryüzünde veya gökyüzünde tanrılar yoktur, sadece Allah vardır. Kâinatı vareden ve o yoktan varettiği kâinatta her bir birimi dilediği biçimde suretlendiren; istediği özelliklerle bezeyen; ve her biriyle dilediği mânâları ortaya koyan sadece "Allah" vardır.

İşte bu anlamı izah etme sadedinde sıra, "İslâm"ı kabul ve tasdikin ilk şartı olan "kelime-i şehâdet"e gelir...

Dersin ki:

"Eşhedü enlâ ilahe illallah "

"Eşhedü" yani, "Şehâdet ederim"...

Nasıl "şehâdet" edersin?...

Gözle, değil; basiretimle, idrakımla, anlayış, kavrayışımla, "şehâdet ederim" ki; ve...

görmekteyim, müşahede ve tesbit etmekteyim, idrak etmekteyim, tasdik etmekteyim ki;

varlığın her zerresinde mutlak olarak hükmünü icra eden ve kendisinden başkasının varlığı asla söz konusu olmayan tek mevcut sadece "Allah"tır!. Ki gayrı asla mevcut değildir!.

"Ve eşhedü enne Muhammed`en abduhu ve rasûluh "

Ve gene bu müşahedemin neticesinde şehadet ederim ki Hz. Muhammed "O"nun kulu ve rasûlü`dür.

"Kulu"dur, Allah`ın kendisinde izhar etmek istediği manaları, ortaya koymak suretiyle "kulluğunu" ifa etmekte...

Burada ayrıca Hz. Rasûlullah  Aleyhisselâm’ın;

-"FAKR"ımla iftihar ederim"!. dıyerek işaret ettiği "ALLAH" varlığı yanında "hiç"liğine işaret de mevcuttur!...

Bahsi geçen "FAKR" da yanlış olarak bildiğimiz fakirlik diye anlaşılmıştır; ki hiç ilgisi yoktur bu anlayışın, işaret edilen husus ile!..

Mutlak bilinçli kulluk ancak "FAKR" ile tamam olur!.

Bu konuda detaylı bilgiyi "GAVSİYE AÇIKLAMASI" isimli kitabımızda bulabilirsiniz..

Ve "Rasûlü"dür; "ALLAH" hükümlerini, sistemini; "Allah"ın dilediği mânâları, bilmemiz için bize ulaştıran, bize tebliğ eden elçisidir!.işte buna da şehâdet ederim!.

"İslam"ın ilk ana şartı budur.

"İslam"ın ilk şartı "kelime-i şehâdettir" de diğer DÖRT şartı nedir?..

İşte çok önemli bir husus daha!..

Farkında olamadığımız ve yanlışa şartlandığımız bir husus daha...

İSLÂM’IN ŞARTI 5 DEĞİLDİR!... İSLÂM’IN, KELİME-İ ŞEHÂDETTEN SONRA 54 FARZI VARDIR!.

KUR`ÂN-I KERİM, "İSLÂM’IN ŞARTININ BEŞ OLDUĞUNU" SÖYLEMEZ!.

Kur`ân-ı Kerim, insanların üzerine farz kılınan; yani onların uymak zorunda oldukları; uymamaları halinde büyük zarar görecekleri 54 çok önemli kuraldan sözeder ki, bunların ilk dördü "namaz, oruç, hac ve zekât"tır!. Bunların ötesinde gıybet etmemek, dedikodu yapmamak, içki içmemek, kumar oynamamak, zinâ yapmamak, hırsızlık yapmamak, yetim hakkı yememek; ve bu gibi bir çok uygulamakla zorunlu olduğumuz öneri mevcuttur.. Toplam 54 olan bu önerilerin tümü de İslâm`ın şartları arasındadır..

Bunu böylece bildikten sonra şimdi ikinci kuralla devam edelim..

*   *   *