Kendini Tanı

Ahmed Hulûsi

ABDULKÂDİR GEYLÂNİ`DE VAHDET

İmamı Gazali, böyle demiş de, acaba bir AbdülKâdir Geylâni Hazretleri daha mı değişik demiş?...

Buyurun, AbdülKâdir Geylâni Hazretlerinin, "Risâle-i Gavsiye" ismli eserinden bir kaç satır:

"-Ya Gavs-ı Âzam, insan, sırrımdır ve ben o`nun sırrıyım. Eğer insan, indimdeki menziline ârif olsaydı, derdi ki; Bütün nefislerde`ki "nefs"im!... Bu anda Mülk yoktur, Benden başka..."

Evet, Gavsı Âzam Abdulkâdir Geylâni hazretlerinin "VAHDET" SIRLARINI AÇIKLADIĞI "GAVSİYE AÇIKLAMASI" isimli kitapçığımızda bu sırların geniş açıklamasını yaptığımız için, burada üzerinde fazla durmuyoruz...

Ancak, yorumsuz olarak, Gavs-ı Âzam AbdülKâdir Geylâni Hazretleri`nin beyanlarını naklediyorum size:

"- Ya Gavs-ı Âzam, insanın cismi ve "nefs"i ve kalbi ve ruhu ve işitişi ve görüşü ve eli, ayağı ve tamamını "nefs"imle izhar ettim. O, yok`tur, ancak, "Ben" varım ve "Ben" de O`nun gayrı değilim."

Bu bölümü, Nakşıbendi silsilesindeki Hace Ubeydullah Ahrar`ın şu cümlesi ile bitirmeye çalışalım:

"Geçerli ilimlerin özü tefsir, hadis ve fıkıh`dır. Bunların özü ve mevzuu da, Vücûd bahsidir. Bütün mertebelerde bir Tek Vücud vardır ki, O Vücûd kendi ilmi suretleriyle görünmüştür".

Görüldüğü üzere Nakşibendi sisteminin, yolunun gereği de keşif, keramet gibi bir takım olağanüstülükler değil, ilim yollu "NEFS"i tanımak, "ALLAH`ı bilmek", ve de "ermek"tir!

*  *  *