Kendini Tanı

Ahmed Hulûsi

"B" SIRRINA ERMEK, İŞİN BAŞI !

"Bismillah`ir Rahman`ir Rahiym"

"İnnelleziyne keferu sevâün aleyhim eenzertehüm, em lem tünzirhüm lâ yü`minun!.

Hatemallahu alâ kulûbihim ve alâ sem`ıhim, ve alâ ebsârıhim gışâve... Ve lehum azâbün azıym.

Ve minen nâsi men yekûlü, amenna B illahi ve B ilyevmil âhıri, ve ma hüm B imü`minin!."

"Rahman ve Rahim olan Allah ismindeki sır ile başlarım.

Kesinlikle o kâfirleri -gerçekleri örterek inkâr edenleri- uyarsan da uyarmasan da iman etmezler!.

Allah onların şuurlarını ve algılamalarını mühürlemiş, basiretlerini perdelemiştir!. Onlar azâmetli bir azâbtadırlar.

Ve insanların bir kısmı "B" harfinin işaret ettiği sır kapsamında olarak Allah`a ve yine "B" harfinin işaret ettiği sır kapsamında olarak âhirete iman ettiklerini söylerler; oysa onlar "B" harfinin sırrını anlamış olarak İMAN ETMEMİŞLERDİR.." (2-6/8)

Âyetlerin metnine başlarken yazdığımız, "besmele" ile ilgili olarak kısa bir not geçtikten sonra, konuya girelim...

"Besmele" çekilmez; mânâsı idrak edilir; ve gereği yaşanır!.

"Besmele"yi idrak edip, gereğini yaşayamayana kalan ise, bol bol "Besmele" çekmektir!. Ola ki, mânâsı, sırrı açılır da, gereğini yaşar!.

İsim, müsemmâ içindir!..

Önemli, yol olan, isim değil; hedef olan ismin müsemmâsıdır!.

İsim ve resim, hiç bir zaman öze perde olmamalıdır!..

"Besmele"nin anlamıyla hemhâl olamıyorsak; elbette bize geriye kalan ismi ve resmidir!. Allah O`ndan da mahrum bırakmasın bizleri.

Bize soruyorlar, "niye kitaplarının başında besmele yazılı değil", diye...

Elhamdulillah, şükründe âciziz; takdir ve ihsan sonucu, çok yıllar önce keşf ve yakın ile "BİSMİLLAH" diyerek, yazmaya başladık!.. "RAHMAN" ve "RAHİM"den ulaştı sizlere sesli, görüntülü, yazılı bilgiler!.

Her ne kadar hitâbın başında "Besmele" görünmese de!.

"ATTIĞIN ZAMAN SEN ATMADIN, ATAN ALLAH`TI"

uyarısınca!.

Öte yandan farketmek gerekir ki;

"Besmele" başkası için veya başkasına dönük olarak değil; çıktığı mahallin hâliyle ilgili bir olaydır; ki bunun açığa vurulması da gerekli değildir!.. Hatta, “sırrının ifşâsı bile câiz değildir demişlerdir.

Ehline yeterli olacak bu kısa uyarıdan sonra, gelelim hepimize dönük bir genel uyarıya;

Bu metnini verdiğim âyetler Bakara sûresinde ikinci sayfanın hemen başındaki âyetlerdir. Şimdi bu âyetlerin sonuncusunu; "AKIL ve İMAN" isimli kitabımızda açıkladığımız şu âyetle bir arada olarak değerlendirmeye çalışalım:

"Ve insanların bir kısmı, "B" harfinin işaret ettiği sır kapsamında olarak Allah`a, ve gene "B" harfinin işaret ettiği sır kapsamında olarak âhirete iman ettiklerini söylerler; oysa onlar "B" harfinin sırrını anlamış olarak İMAN ETMEMİŞLERDİR.." (2-8)

"Ey İMAN edenler, iMAN EDİN "B" harfindeki anlam itibariyle ALLAH`a!." (4-136) (1)

"B" harfindeki sırrın anlamı "Hz. Muhammed`in açıkladığı ALLAH" ile, "AKIL ve İMAN" kitaplarında detaylı olarak açıklanmıştır. Arzu edenler oradan inceleyebilir.. A.H.

"TAHKİKÎ İMAN" hali de diyebileceğimiz "TASAVVUF" çalışmalarına yön veren uyarı âyetlerinin başında bu iki âyet gelir.

Bu iki âyetin işaret ettiği mânâyı iyi anlayabilmek için de elbette genel anlamıyla İslâm Dini’nin bize getirmiş olduğu düşünce sistemini farketmek gerekir.

İslâm’ın düşünce sistemi ve yaşamı olan "Tasavvuf"un ise belli başlı prensipleri vardır.

Konuya açıklamalar getiren bazı âyetler ile Rasûlullah Aleyhisselâm’ın açıklamaları var ki, bunlar düşünce sistemimizin ana nirengi noktaları.

Hangi anlayışta ve ne durumda olursak olalım, birinci noktada üzerinde duracağımız hükmü hiç aklımızdan çıkarmamamız gerekir.

O noktayı kaybettiğimiz takdirde, yoldaki çeşitli hallerimizle, davranışlarımızla, düşüncelerimizle saplantıya gireriz!. Fakat o noktayı elden kaçırmazsak bu durum kesinlikle olmaz!.

Ancak o noktadaki görüşle de kayıtlanırsak, diğer noktaları gözden kaçırırız ve meselenin özüne inmekten mahrum kalırız...

Evet şimdi işin özüne yönelmemizi sağlayacak olan o birinci nokta ile beraber şu ana prensipleri anlamaya çalışalım...

*  *  *