İslâm

Ahmed Hulûsi

AMACIN NE

Yakın geçmişte pek bizim gibisine rastlamamış olanlar, haklı olarak soruyor bize:

-Amacın, beklentin, hedefin ne?... Ne yapmak istiyorsun?...

Açıklayayım...

-Nerede yayınlanırsa yayınlansın tüm düşünsel yazılı, görsel ve sesli yayınlarımın telif hakkı olmayıp; hepsi de maddî ve mânevî olarak karşılıksızdır; insanlığa sebildir!. Dileyen herkes, bu eserleri, orijinaline sadık kalmak şartıyla, dilediği kadar çoğaltıp insanların istifadesine sunabilir.. Bu çalışmalarımla ilgili olarak kimseden hiç bir talebim yoktur!. Ölümümde de ardımdan maddî miras kalmıyacaktır !.

Ne bir derneğim vardır bağış toplanan; ne de bir vakfım; ya da başka bir kuruluşum!. Bu çalışmaları beğenip katılmak isteyenlere sözüm şudur: Kendiniz dilediğiniz kadar çoğaltın ve dilediğiniz şekilde değerlendirin!

Hiç bir dernek, vakıf, teşkilât, kuruluş, klüp, cemaat üyesi değilim; gazetecilikten gelme Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyeliği dışında!.

İç ve dış hiç bir bağlılığım veya bağımlılığım da sözkonusu değildir!.

Kimseyi hiç bir yere dâvet etmiyorum. Üstelik, beni aramayın; yazdığım bilgilerden yararlanıyorsanız, sadece Allah Rasûlü’ne bağlanın samimiyet ve safiyetle, bu size yeter; diyorum!..

Kendisine Kureyş’in kralı, sultanı olmasını ve İslam’ı anlatmaktan vazgeçmesini teklif eden Kureyş ulularına ; 

"Bir elime güneşi diğer elime de ayı verseniz gene de davamdan vazgeçmem!."

diyen Allah Rasûlü’nün bakış açısı içinde; ne politika ve siyaset ile ilgim var; ne de bu alanda bir emelim!.

Daha önce de vurguladığım gibi, "İslâm Dini" insanlara “Evrensel ALLAH SİSTEM ve DÜZENİ”Nİ bildirmek için gelmiştir.. İnsan bu sistemi ve içindeki düzeni anlarsa, buna dayalı olarak kendi durumu ve geleceğini de çok iyi farkeder!. Bu farkediş de ona ölümötesinde süregidecek olan sonsuz yaşamı kazandırır.. Çünkü insan, ancak şu anda dünyada yaşarken, yapabileceği bazı çalışmalarla ölümötesi yaşamına yön verebilir, ALLAH SİSTEMİNE ve DÜZENE göre!.

Öyle ise insanlara verilebilecek en güzel hediye, onlara sonsuzluğu kazandırabilecek ilimdir...

Allah`ı ve kendini tanımış olan, tüm insanlarla barışıktır!. Aldatmaz onları!.

Allah`ı bilenin, insanlardan beklentisi olmaz; Allah yeter ona!.

Hakkı tavsiye eder; hoşgörüyle sabreder dünya günlerinin sona ermesi için..

Bilir ki, herkes, yaratılış amacına hizmet ederek, zâten mutlak anlamda Allah`a kulluk hâlindedir!. Gene bilir ki, ister ağa, ister paşa, ister vali ister veli kim olursa olsun herkes tek başına ölümü tadarak madde boyutundan ayrılıp, yeni bir boyutta yerini alacak; dünyadayken o ortama hazırlandığı oranda da, orada zorunlu olarak sonuçlarına katlanacaktır.. Öyleyse oranın şartlarını iyi bilmek gerek!.

Acı ya da tatlı, sayılı günler nasıl olsa geçer; ama sayısız günler..?

İşte bu sebepledir ki, hiç bir dünyevî değer veya şartlanmanın tesirinde kalmaksızın, tüm insanlarla bu gerçekleri paylaşmayı görev edinmişiz!. Erenler elbette bilir bizi, kimiz, neyiz, neyleriz; bilmeyen zâhir ehlininse zâten bilmesine gerek yoktur!. Zira, kimseden bir beklentimiz yok; yalnızca bu bilgileri paylaşmak için aralarına çıkıyoruz insanların; işimiz onlara, bildiklerimizi zorla uygulatmak değil ki!. Zorlama, Allah Rasûlüne bile tanınmamışken, biz kim oluyoruz!.

İşte bu nedenledir ki, insanların yaşam tarzları ve tercihleri bizi hiç ilgilendirmediği gibi; bizim de yaşam tarz ve tercihimiz kimseyi ilgilendirmez!..

Örnek biz değiliz; `Allah Rasûlü`dür!..

Biz, anlattığımız bilgiyi hâmil garîb bir kuluz; eksiği, yanlışı, hatası, kusurlarıyla!..

Dostlarım... İlmi alın; bizi terkedin!. İlminizin gereğini anlayışınız kadarıyla uygulayın ve sonuçlarını yaşayın!. Bilin ki ölümötesinde hiç bir mazeret geçerli olmayacaktır!. Orada hiç bir örnek size mâzeret oluşturmayacaktır!. Herkes yaptığının sonuçlarına katlanacaktır!.

DECCAL`IN dünyasının renk ve şekilleri sizi kandırmasın ve yanıltmasın!.. Onun dünyasında geçiciler bâki görünür; yanlışlar doğru!.. Sonsuzda değersiz olan, sonluda değerli sanılır.. Cinlere tâbi olanlarsa hoca, efendi, âlim, şeyh!... Ve insanlar gerçekleri farkedip foyalar ortaya çıkmasın diye de, bol bol yasaklamalar!.

Allah bizleri, birbirimizle uğraşmaktan kurtarıp, kendi geleceğimizi en güzel şekilde hazırlamayı kolaylaştırsın!. Pişmanlık, geleceği kurtarmamıza yetmeyecektir yeterli ilim ve çalışmalarımız yoksa orada!.

Dua ediniz; "Allahım indindeki gerçekleri bana farkettir ve idrak ettir; ki o hakikatlara göre yaşamıma yön vereyim!"

Ve arkamızdan kimse demesin haydan gelen huya gider!..

Farkında mıyız acaba abdest niçin alınır, temiz yani tâhir olmak nedir; necis kimdir; tâhir olmayanın el sürmemesi gereken şey nedir; tâhir olmadan secde olur mu?..

*  *  *