İslâm

Ahmed Hulûsi

YA YOKSA..? YA VARSA..!

Şahı velâyet, ilmin kapısı Hazreti Âli, bir gün ölümötesi yaşam gerçeğini farketmiyen, bu yüzden de inanmayan bir kişiyle fikir alışverişinde bulunur... Aralarında şu anlamda bir konuşma geçer...

"-Ölüm sonrasında devam edegiden bir hayat ya yoksa?... Senin bu kıldığın namazlar ve tuttuğun oruçlar, yaptığın ibadetler hepsi boşa çıkmayacak mı?..

Hazreti Âli cevap verir:

-Ölümötesinde devam edegiden hayat ya varsa..? O zaman senin hâlin ne olacak, o ortama kendini hazırlamadığın için!. Eğer senin sandığın gibi ölümötesi yaşam yoksa, benim bunları yapmaktan bir kaybım olmaz!. Ama benim inandığım şekilde ölümötesinde yaşam devam ediyorsa, bundan kesin olarak kazançlı çıkacak taraf da ben olacağım!. Sen ise, böyle bir yaşam olasılığını değerlendirmeyip; gerekli çalışmaları yapmadığın için sonsuza dek perişan olup; azap ve sıkıntılardan kurtulamayacaksın!"

Akılsız bir insan, sırf o anlık zevk ve duyguları için, elindeki her şeyi kumara yatırabilir... Kaybettiğinin acısını ise dünyada yaşadığı kadar çeker!.. O acı da, ilk anda şiddetlidir; zaman içinde unutulur gider.. Ama ne kadar akılsız olursa olsun bir insanın, ölümötesi sonsuz geleceğini, kısa süreli geçici zevkler için kumar masasına koyup; "ya yoksa..?" diyerek kaybetmeyi göze alması kesinlikle mantıklı olmaz!. Zirâ, "ya varsa!..."

Hele hele, "canım bir ölümü tadalım da, yaşam devam ediyorsa o zaman gerekli tedbiri alırım" fikri tam bir ahmaklık ifadesidir!..insansı davranışıdır!..

Çünkü Allah Rasûlü tarafından açıklanıyor ki;

"Ölüm anından itibaren artık yapılabilecek hiç bir şey kalmamıştır!.. Kişi ancak bu dünyada yaşarken, bir takım çalışmalar yapma şansına sahiptir.. Dünya yaşamı süresince namaz, oruç, hac ve diğer tekliflerin ihtiva ettiği ibadetler sözkonusudur... Ölüm sonrasında ne namaz vardır kılınacak, ne oruç vardır tutulacak, ne hac vardır arınılacak!."

Bunlar, şu anda uygulanıp, beyin tarafından ruha yüklenirse; kişi, ölümötesinde, ruhuna yüklenmiş bu kuvvetlerin yararını ebeden görür!.

Beden ve beyin ortadan kalktıktan sonra, ruhun bunları yaparak getirisine elde etmesi diye bir şey kesinlikle sözkonusu değildir!. Bu nedenle de kişinin, ölelim de ondan sonra hayat varsa o zaman birşeyler yaparız, demesi kadar büyük bir yanılgı olamaz!.

"İslâm Dini"ni araştırmak, onun bize açıkladığı SİSTEMİ ve DÜZENİ kavramak, vurgulanan gerçeklerin hakikaten evrensel geçerliliğini farketmek, bir insan için en büyük nimettir.. Çünkü bu kavrayış onun tüm yaşamına yeni bir bakış getirecek; yaşam değerlerini ölümötesi gerçekler doğrultusunda yeni baştan gözden geçirmesini sağlayacaktır...

"İslâm Dini"ni, O`nun bize farkettirmeye çalıştığı SİSTEM ve DÜZENİ anlamamak ise tüm yaşamımızı yanlış değerlendirmeye sebep olacak; bu yüzden ölümötesi yaşama hakkıyla hazırlanamayacak; bunun da ötesinde, ÖZÜMÜZDEKİ ALLAH`tan gafil ve ebeden perdelenmiş olarak, göktanrı varsayımları içinde ömür tüketip sonsuza dek pişmanları oynayacağız!.

Uzunca bir ömür gibi geliyor 70 yıl!. Dünya senesine göre... Güneşin galaksi merkezi çevresindeki bir turu-yılı ise 255 milyon sene!. Ölümle, dünya ve madde boyutu gözümüzden kaybolup, âhırete intikal ettiğimiz anda, güneş zaman boyutuna tâbi olacağız; ve bu boyuta göre de dünyada yalnızca 8.6 saniye geçirdiğimizi farkedeceğiz!. Sonra yüzmilyonlar, milyarlarca sene sürecek yaşam boyutları ve şartları!.. Bir yanda, 70 yıl yaşadım sanarak dünyada geçirmiş olduğunuz 8.6 saniye; diğer yanda önünüzdeki milyarlarca senelik yaşam boyutu!.

Hâlâ bunları anlamıyor, düşünemiyor; ölümötesi sonsuz diye tanımlanan yaşamınızı kendi ellerinizle perişan etmek istiyorsanız, elbette yaşamınızı cehennem etme özgürlüğünüz vardır... Ve bu da sizin hakkınızdır!..

Allah, kesinlikle kullarına zulmetmez!..

İnsanlar tercihlerinin sonucunu ya yaşarlar ya da katlanırlar!

"İSLÂM DİNİ"ni, müslümanlığa bakarak dikkate almamanın diyeti pek pahalıdır!

Varoluş koşullarımızdaki SİSTEMİ çok iyi farkedelim.. "EŞİT" miyiz?

  *  *  *