İnsan Ve Sırları -2

Ahmed Hulûsi

SÜNNET Mİ, KAZA MI KILALIM?

Ebû Hureyre radıya’llâhu anh şöyle nakletti:

Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem’den şöyle işittim:

-“Kıyâmet gününde kulun fiîllerinden hesap vereceği ilk şey namazdır!.. Eğer tam ve sahih olursa kurtulur ve gayesine ulaşır. Eğer bozuksa mahrum olur, hüsrana düşer!.. Şayet farzlardan eksikleri var ise. Rabbi tebâreke ve teâlâ

-“Bakın, kulumun nâfileleri var mı?..” der.

Farzlardan eksik kalanı böylece tamamlanır.

Ve sonra sâir ameli bu minvâl üzere olur.” (Tırmizî)

Bu hadîs-i şerîf esasen sünnet mi kılmalı-kaza mı kılmalı tartışmalarını kökünden kesip atan çözümü bildirmektedir.

Kişinin esasen üzerine farz olan 17 rek’ât namazdır; ki bunlar, 2 rek’ât sabah, 4 rek’ât öğle, 4 rek’ât ikindi, 3 rek’ât akşam, 4 rek’ât yatsı namazlarıdır; bir de 3 rek’ât vitrin gerekliliği söz konusudur. Bunların dışındaki "Sünnetler" diye bilinenler ve diğerlerinin tamamı "nâfile- yararlı" namazlar sınıfına girer.

Öyle ise farzların dışında kılınan tüm namazlar ister "kaza" diye niyetlenilsin, ister "sünnet" diye niyetlenilsin, hep aynı işi görmektedir.

Dolayısıyla neticede hep aynı yolda çıkacak bir iş için, şöyle veya böyle olmalı cinsinden tartışmalara girmek ancak meselenin özüne vâkıf olmamaktan dolayı ortaya çıkan bir hâldir ki, ehline de bu durum açıktır.

Namazdan sonra, kişi tüm yaptıklarının hesabını bu devrede verir; neticelerini görür.

*  *  *