İnsan Ve Sırları -2

Ahmed Hulûsi

ÖLÜMÖTESİ YAŞAM

Âhiret nedir, kaç türlüdür? "âhiret" genel anlamda, dünyadan sonraki yaşantı, dünya hayatından sonraki yaşam boyutu anlamında kullanılır.

Âhir isminden türemiştir. Âhir sonrası, sonu mânâsına gelir. Sonunda mevcut olma mânâsına da alınabilir. Bir diğer mânâ da her şeyin sonu olma şeklindedir.

Her şeyin sonu, âhiri!..

İnsanın bedeninin sonu, yani "âhiri" topraktır!..

Ruhların sonu ise âhirettir!.. Yani, sonraki âlem, ölümötesi yaşantı!..

Peki bu âhiret âlemi, dünyadaki bütün insanlar ölüp bittikten sonra, dünyanın kıyâmeti koptuktan sonra gidilecek bir âlem midir?.. Hayır!

Âhiret âlemi, kişinin fizik biyolojik ölümü tattığı andan sonra, bedenin duygularının ortadan kalkıp; ruh olarak yaşamağa başladığı andan itibaren, içinde bulunduğu boyutun adıdır!.. Fizik bedensiz olarak içinde bulunduğun, yaşadığın boyutun adı âhirettir.

Âhiret iki devredir:

Âhiretin birinci devresi, "Berzah" (geçiş) âlemi veya "Kabir" âlemi diye târif edilen devredir. İkinci devresi kıyâmet ve sonrası diye belirtilen devredir.

Bunlardan "Berzah" âlemi veya "Kabir" âlemi diye târif edilen devre, geçiş devresidir sırf ruhânî bir yaşantıdır.

Kıyâmet sonrası dediğimiz hayat ise, o boyutun şartlarına göre ruhun kesâfet kazanarak, yeni bir "bedenleşme" olan devredir!.. Kıyâmetten sonra ruhun yaşantısı, ruhun kesâfet kazanarak, bedenleşerek bu hâli ile yaşayacağı bir devredir.

"Vel bâ`su bâ`del mevt", ölümü tadıp fizik-biyolojik bedeni terk ettikten sonra hayatın RUH ile yâni bir tür hologramik dalga bedenle devam ettiğine iman etmektir!..

*  *  *