İnsan Ve Sırları -2

Ahmed Hulûsi

"NÜBÜVVET" VE "RİSÂLET" NEDİR?

Nübüvvet ve Risâlet nedir?

Nübüvvet ve Risâlet kelimeleri ile kastedilen mânâ nedir?..

Nebî ve Rasûl , doğuştan Nübüvvet ve Risâlet istidadına sahip!

Eğer o istidada sahip olmazsa, sonradan bu isimlerin mânâsının kuvveden fiile çıkması söz konusu olmaz!

Evveliyetle bu istidada sahip!

Bu istidadı dolayısıyla ve kendisinde “Hak”kın varoluşu itibariyle, belli çalışmalar da yaparak, neticede terkibinin kayıtlarından kurtularak, varlığındaki “Allah”ı müşâhede ediyor!..

Benliğindeki Allah’ı müşâhede ettikten sonra ona teslim oluyor... Ve Allah’ın emirlerini, yâni Ulùhiyet hükümlerini, beşeriyetin saadetini meydana getirecek kurallar olarak beşere ulaştırıyor!..

Bu görevi îfa eden Nebî’dir!..Emirleri tebliğ eden Nebî’dir...

Yeni emirler getirmeksizin, daha evvel gelmiş olan emirleri tebliğ eden ise “Rasûl”dür..

Nebi ve Rasûl ile Veli arasındaki fark ise:

Veli”, varlığın “Hak” olduğunu müşâhede eder...Bu varlığın “Hak” olduğunu müşâhede hâli ile birlikte daha kemâl hâlinde Allah’ı da müşâhede eder. Ve nihâyet, “veli” ismi altında, Allah, varlık âleminde tasarruf eder!

Veli etmez, Allah eder!..

Fakat, Nebî ve Rasûl ise, bütün bu varlık âleminin tasarrufunun ötesinde, beşere ilâhi hükümleri tebliğ ederek, ilâhi mânâları açıklayarak, Allah’a vâsıl olmalarını temin yolunda çalışma yapar..

Rasûl, âlemin ve varlığın hakikatına, aslına ermiş olarak insanları Allah’a dâvet durumuna girer.

Hz. Muhammed aleyhisselâm’ın son Nebî olması ise:

Beşeri ve ilâhi hakikatların tümünü açıklamış olması ondan sonra artık açıklanacak yeni bir nokta kalmaması sebebiyle son Nebî’dir!.

“Ben son Nebîyim” demesi; açıklanacak bütün hususları açıkladım, artık kendimden sonra yeni bir Nebî’ye gerek bırakmadım, demektir!...

Ondan sonra gelecek en büyük insan, ancak onun bildirdiği şeyleri detayları ile açıklama yoluna gidebilir..

O’nun açıklamış olduğu, bildirdiği şeyler, eğer tam anlaşılmamış ise, kapalı kalmışsa; onların açıklanmasını temin yolunda çalışma yapabilir. Ama hiçbir zaman yeni, hiç açıklanmamış emir hüküm getiremez!..

*  *  *