İnsan Ve Sırları -2

Ahmed Hulûsi

KELİME-İ TEVHİD`İN BİR MÂNÂSI

“Lâ ilâhe illâllah” ne demektir?

“Lâ ilâhe” TANRI yoktur demektir. ”İllâ Allah”. Sadece Allah vardır!

Şimdi evvelâ birinci kısmını inceleyelim:

“Lâ İlâhe” , “TANRI yoktur” ; yâni Allah’dan başka ayrı ayrı varlıklar yoktur!..

Şimdi şu iki mânâyı elden kaçırmayalım.

Birinci mânâda “Lâ ilâhe” , “TANRI yoktur”..

İkinci mânâda “Lâ İlâhe” de ayrı ayrı “TANRI” kabullendiğin vardır!..Ama, onlar Allah’ın vücûduyla kâimdir!..

Birinci mânâda; eğer ayrı ayrı varlıklar var, müşâhedesinde isen sana îkaz ediliyor...Deniliyor ki “ ayrı ayrı varlıklar” yoktur... Ancak, “Vâhidül Ahad olan Allah” vardır!...

Bölünmez, parçalanmaz, cüzlere ayrılmaz, ayrı ayrılık hükmünden berî, sadece “Allah”vardır!..

Bu mânâda , ortada ne sen varsın ne başka şey var! Bu mânâda , ortada ne Ahmed var, ne Hulùsi var, ne Cemile var!..

İkinci mânâda; ayrı ayrı varlıklar vardır, ancak o gördüğün ayrı ayrı varlıklar, “Allah” ismi ile kastettiğin varlıktan başkası değildir!..Bu da esmâ ve ef’âl mertebesi itibariyledir!...Çünkü, “Ef’âl mertebesi” dediğimiz mertebe, beşeriyet yani terkib hükümlerine dayanır...

Ayrı ayrı varlıklar var, ancak o ayrı ayrı varlıklar Allah’tan başka bir şey değil!...Allah’tan ayrı bir vücûdu yok!..Yâni, ilâhi isimlerin mânâlarının ortaya çıktığı mahaller olarak, onların vücùdu söz konusudur!...

İkinci mânâdaki “vardır” anlamı “İllâ” da gizlidir. ”Lâ ilâhe illâ” “yok ama”, ”ancak”, ”sadece” anlamı buradaki “İllâ” da ; iki mânâ da gizli.

Demek ki “Lâ ilâhe illâllah” sözü zât mertebesi itibariyle demiyorum dikkat edin; “esmâ mertebesi” itibariyle , “Lâ ilâhe illâllah” ın mânâsı; “TANRI” , varlıklar yoktur sadece “ALLAH” sözkonusudur!...Allah’tan ayrı bir varlık söz konusu değildir; ve bu Allah, “Vâhidül Ahad” olan Allah’tır!..Birinci mânâ bu!.

İkinci mânâ ,ef’âl mertebesindeki mânâ ise değişik ilâhi isimlerin mânâsının âşikâr olması onlara mahal teşkil etmesi yönünden, çeşitli terkibler sözkonusudur...Ancak bu terkiblerde, Allah’tan başka bir varlık mevcut değildir!.. Allah’tan ayrı, gayrı değildir!...Yâni , bu görülen müşâhede edilen mahaller, terkibler varlığını Allah’la devam ettirir!...Allah’la kâimdirler!..Bu mânâlar Allah’ın varlığına ait olan mânâlardan başka bir şey değildir!

Avam anlayışında ise “Lâ ilâhe illâllah” sözü ; “herhangi bir tapılacak TANRI yoktur, ancak varolan ibadet edilen mutlak varlık Allah’tır” mânâsınadır!..”Allah’tan başka varlık söz konusu değildir.Tapılacak varlıklar yoktur” demektir!.

Buradaki inceliği anlatabildim mi?..

Tapılacak TANRI yoktur,sadece ALLAH vardır!(2)

Umarım “Lâ ilâhe illâllah” ın mânâsını böylece anladık!..

Bir şeyi kabul etmek için, evvelâ ne olduğunu bilmek lâzım; önce bir şeyin ne olduğunu öğreneceksin, bileceksin; ondan sonra o bildiğin şeyi ya kabul edeceksin, ya reddedeceksin!..

Eğer “Lâ ilâhe illâhe” ın mânâsını böylece anlarsan ; anladıktan sonra bu defa sana teklif edilir...Kabul ediyor musun?

Kabul edersen , sen de “Lâ ilâhe illâllah” dersin! Fakat bu kabul edişin ötesinde ; senin müşâhede ettiğin bir gerçek olur ise...

Görmemişsindir, fakat aklın yatmıştır veyahutta terkibine uygun gelmiştir!..Sen onu kabullenirsin aklın yattığı için! Terkibine uygun düştüğü için!..

Ama,”Lâ ilâhe illâllah” sözünün mânâsını asgari ef’âl mertebesinde müşâhede edebilirsen; o zaman denir ki; ”şehâdet et”!..

İşte, müşâhede edebilenin edeceği iştir, şehâdet!..

Ne yapacak?..Eğer müşâhede ediyorsa diyecek ki; “Eşhedü” “şehâdet ederim ki” !

Neye şehâdet edersin?...Neye şâhit olabilirsin?..

Gözünle gördüğün bir olaya şehâdet etmen demek de , “Allah”tan başka bir varlığın,”var” olmadığına şehâdet etmen demektir!

(2)Bu konu detaylı olarak “Hz.MUHAMMED’in AÇIKLADIĞI ALLAH” isimli kitabımızda açıklandı. A.HULUSİ

O zaman dersin ki:

“Eşhedü en lâ ilâhe illâllah!”

“Şehâdet ederim ki ; “TANRI”, Allah’tan gayrı bir takım varlıklar yoktur. Sadece ALLAH vardır!”

Bu şekilde şehâdet eden kimdir?...Bu şekilde şehâdet eden, Kur’ân-ı Kerim’e göre , “Şehîd Allahû ennehu Lâ ilâhe illâhû” “Şehâdet eder ki Allah, kendisinden ayrı ilâh yoktur.”

Yani, Allah’tan başka varlıklar var olmadığı gibi, var kabul edilen her şey Allah’ın varlığı ile ortadadır!..Âyet bu duruma işaret eder..

Demek ki, hayatta, bir kişinin, ancak ve ancak bir kere söyleyebileceği bir kelâmdır; hakiki mânâsıyla “Lâ ilâhe illâllah” diyebilmek ve bunun başına da “Eşhedü” yü oturtmak!..

Demek ki : “Lâ ilâhe illâllah” sözünü bir kişi hayatta ancak bir kere söyleyebilir!..Buna itiraz geldi.. Falanca kişi bütün hayatı(!) boyunca ”Lâ ilâhe illâllah” demiş!..Büyük adam(!) diyebilir!..

Bir kelimeyi tekrar etmek başka şeydir; o sözün anlamını müşahede etmek başka şeydir!..

Birtakım ayrı ayrı varlıkların var olmadığını, varolanın sadece Allah olduğunu müşâhede ediş bir kereye mahsustur!..Birkere bunu müşâhede edersin!..Bunun ikinci bir tekrarı olmaz ki!..

İkinci bir defa tetkar; her şey yok oluyor gidiyor, yeniden bir varlık oluyor, yeniden ayrı ayrı varlıklar geliyor ve bu ayrı ayrı varlıkların sadece “Allah” olduğunu idrâk edeceksin; diye bir şey söz konusu değil!..

Bir şey bir kere müşâhede edilir!..Müşâhede ettiğin anda da onu etmişindir!..Pencereden dışarıya bir ilk bakışın vardır, ondan sonra bakışın vardır, ondan sonraki bakışların , o bakışın devamıdır, tafsîlidir!..Bir kere “Lâ ilâhe illâllah” sözünü söyleyebilirsin; ondan sonrakiler o sözün devamının gelmesinden başka bir şey değildir...

Diyelim ki Kâbe’yi ilk defa görüyorsun; ne diyor Hz.Muhammed Aleyhisselâm:

Kâbe’yi ilk görüşte dua edin, o duanız kabul olur”

diyor! ”Ne zaman görürsen gör” veya “devamlı bakarken” demiyor!..

İlk görüş” diyor!..

Peki ilk görüş görüş de sonrakiler görüş değil mi?...Onlar da görüş!..Ama ilk görüştür esas!..Bir defa gördüğün zaman, onu görmüşsündür!...Görmenin ikinci defası olmaz!...Bir şey bir kere görülür...Ondan sonrakiler o şeyin devamıdır! Devamede gitmesidir!...

*  *  *