İnsan Ve Sırları -2

Ahmed Hulûsi

"VECH" NEDİR?

Gelelim ikinci bir noktaya...”Vech!”Vech”den murad, birimin birimiyeti değildir!..Nitekim âyette;

“NE YANA DÖNERSEN ALLAH’IN VECHİNİ GÖRÜRSÜN” (2-115)

diyor!..”Vecihlerini”görürsün demiyor!..Yani, yüzlerini görürsün demiyor; “Allah’ın yüzünü” görürsün diyor!..

Senin ayrı ayrı varlıklar görmene sebep gözündeki yetersizlik demedik mi?..

Gözündeki yetersizliği, şuur kemâliyle eğer kaldırırsan, idrâkına giren sahada, yani basiretinde varlıkların çokluğu yoktur! Gözde, çokluk vardır!.. Dolayısıyla basiretinde, Allah’ın “vechinden” başka bir şey yoktur!..Yani Allah’ın çeşitli isimlerinin mânâları...Çeşitli isimlerin mânâları, aslında tek mânâdır, burayı iyi anlayalım!

Bütün isimlerle kastedilen mânâlar ayrı ayrı mânâlar olmayıp, tek bir mânâdır!..Tek bir mânâ , değişik isimlerle, değişik mânâlar varmış şeklinde çoğaltılmaktadır!..

Aslında, bütün isimlerin müsemmâsı tek bir varlıktır!..Tek bir varlıkta tek bir mânâdır!..Değişik mânâlar, değişik isimlerle varolmaktadır.. Dolayısıyla sen, hangi mânâ yönünden ele alsan, o tek varlığı ele almış, tek kaynağı ele almış olursun ki; işte çokluk-teklik noktası bu ince noktada birleşmektedir!..Burada tek, çok olmaktadır!..

Yani, çokluk, isimlerde meydana gelmektedir.. Aslında mânâlar yok, tek bir mânâ yapı var!..O tek mânâ, değişik yönler itibariyle ele alındığı için, değişik mânâlar varmış gibi bir husus ortaya çıkıyor. Yani mânâlar îtibârîdir.. İzâfidir.. Aslında bir mânâ yapı vardır.

Bütün mânâlar tek bir Ruh’ta mevcuttur!..Tek bir ruh vardır!...

Bu tek ruh, değişik özellikleri veya değişik kâbiliyetleri veya değişik ortaya koyabileceği şeyler dolayısıyla, ayrı ayrı varlıklarmış gibi mütalâa edilmektedir. Halbuki mânâ yapı tek, varlık da tek!..Bu tek olan varlık, değişik oluşlar meydana getiriyor...TEK’ten çok özellik sonucu, çok şey seyrediliyor ve çok varlık var, sanılıyor.

Buna misâl yollu şöyle yaklaşalım. Şimdi Ahmed diyoruz.. Ahmed dediğimiz tek bir varlık değil mi?..Ahmed’in cömertliği var, Ahmed’in yürekliliği var, Ahmed’in boynu büküklüğü var...Şimdi cömertlik, cesurluk, düşüncelilik dediğimiz hep aynı Ahmed’e ait değil mi?..Evet!..Peki bu ayrı ayrı mânâlar, Ahmed’de ayrı ayrı mânâ yapılar olarak mı var?...Yani, bu isimlerin mânâları ayrı ayrı mânâlar olarak mı var Ahmed’de? Hayır!..Değişik olarak ortaya koyduğu fiillere verdiğimiz isimler bunlar!..

Eğer bir olay gördüğü zaman, o olaya arkasını dönüp gidiyorsa, korkak diyoruz!.. Yani isimler, fiillerden doğuyor! Ahmed’in ortaya koyduğu mânâ,ortaya koyduğu fiil, bir mânâ ile yorumlanıp,onda bu mânâ da vardır deniyor...

Eğer ki isimleri kaldırırsan varlık tek olarak gözükür!..Varlığın tekliğini müşâhede edersin!..Eğer isimleri kaldırmaz da;yâni fiillere nisbetle isim vermede devam edersen, çok mânâlar varmış gibi gelir;çok isimler varmış gibi olur!

İsimlerin varlığı aslında fiile dayanır!..Fiil olmadığı zaman, ismin mânâsının varlığı da kalmaz!..

Allah’ın, isimleri olması varlığın varolmasından sonradır bir başka anlamda!..

Varlık varolmadan evvel yâni fiiller boyutu olmadan evvel, isim boyutu da yoktu zaten;isim boyutu olmadığı gibi o mânâlarda yoktu!..

Bu mânâlar yoktu sözünü, tasavvufta nasıl ifade ediyorlar, mânâlar bâtındaydı diyorlar! Kendindeydi, özündeydi!

“Özündeydi” hükmünü de nereden veriyorsun?...

Fiile dayanarak veriyorsun.. Fiil olmayınca, zaten o mânâ olmayınca mânâ yok hükmündedir. Mânâlar sonradan varolmuştur...

Dolayısıyla; yüz, tek bir yüzdür ve fiil âleminde eğer basiretinle bakarsan, tek bir yüzü görürsün!..Ama yüzün tek olması, fiillerin çokluğu, dolayısıyla da mânâlar çoktur denir...Basirete göre zaten varlık Tek’tir!..

Ancak basiretinin verdiği teklikle, fiiller düzeyinin verdiği çok oluş sende aynı anda müşâhede edilmelidir...

Şayet biri, diğerine ağır basarsa, mutlaka bir taraftan Hak’kı inkâra sapmış olursun!..

Çokluğu inkâr, hak’kı inkâr olur!...Tekliği inkâr yine Hak’kı inkâr olur!..

Çokluk altındaki varlığı inkâr ettiğin zaman, çokluk adı altındaki varlık, gene onun varlığıdır!..Tekliği kabul et çokluğu inkâr et, Hak’kı inkâr edersin!..Çokluğu kabul et, Tekliği kabul etme, yine Hak’kı inkâr etmiş olursun!..

*  *  *