Akıl ve İman

Ahmed Hulûsi

"SÜNNET" NEDİR

"VELEN TECİDE Lİ SÜNNETALLAHİ TEBDİLÂ"...

"ALLAH`IN SÜNNETİNDE ASLA YENİLENME (değişiklik) OLMAZ"!...

Falanca için "SÜNNET" başka türlü, filanca için "SÜNNET" başka türlü, fişmekanca için "SÜNNET" başka türlü olmaz..

Herkes için geçerli tek bir "SÜNNET" vardır!... "ALLAH SÜNNETİ"!.

Şimdi burada üzerinde düşünmemiz gereken önemli bir konu daha var gibi geliyor bize...

"SÜNNET" deyince, sadece Hz. Rasûlullah aleyhisselâmın sakalını, bıyığını, entarisini, başına doladığı sargıyı, üzerine oturduğu hasır yaygıyı; ya da elle yemesini mi anlayacağız?... Ya da diğer bir ifade ile, sadece O`nun "ÂDETLERİNİ" mi anlayacağız?...

Bildiğimiz, inandığımız, kabul ettiğimiz kadarıyla; "Hz. Muhammed`in ahlâkı, ALLAH ahlâkı"dır!..

Yine, bildiğimiz, inandığımız, kabul ettiğimiz kadarıyla, "Hz. Muhammed`in sünneti de ALLAH SÜNNETİ"dir...

Hz. RASÛLULLAH`ın "SÜNNETİ", "ALLAH SÜNNETİ" ise; acaba "ALLAH" "SÜNNETİ" nedir ki, Rasûlullah "SÜNNETİ" de o ola?...

Ki bu arada yukarıda naklettiğimiz ayette, "ALLAH SÜNNETİNİN HİÇ BİR ZAMAN DEĞİŞMEDİĞİ" vurgulanmaktadır!..

Buna göre, hangi zamanda yaşanırsa yaşasın, yani ister bin küsur yıl önce ister beş bin yıl sonra, Rasûlullah Aleyhisselâm’ın da hiç değişmiyecek "SÜNNETİ"dir bu!.

Yüzbin ya da onmilyon yıl önce de, sonra da "ALLAH SÜNNETİ" değişmediğine göre... Hz. Rasûlullah’ın "SÜNNETİ" de "ALLAH SÜNNETİ" olduğuna göre; hâlâ sadece, Allah Rasûlü’nün biçim, kıyafet ya da davranışlarını mı anlayacağız "SÜNNET" kelimesinden?...

Yoksa, "ALLAH"ın zaman üstü yaratış hüküm ve sisteminin Allah Rasûlü tarafından farkedilip; ALLAH sistem ve düzeninin zaman üstü değerlerinin benimseniş ve bize farkettirilmek istenişinden mi sözedebileceğiz?

Unutmayalım ki!...

Hatırlayalım ki!...

Ya da farkedelim ki!...

Allah Rasûlü bize "ALLAH"ı bildirmek, farkettirmek, kavratmak, hissettirmek ve sonuçlarını yaşattırmak için görevlendirilmiştir!

Allah Rasûlü’nün yaşadığı zaman ve ortam gereği zorunlu olarak ortaya koyduğu davranış ya da görünüşlerle "ALLAH"ı kayıt altına almak; bize "ALLAH"ı tanıma konusunda sayıya gelmez çok önemli gerçekleri kaybettirir...

Şunu çok net bir şekilde farkedelim ki !..

"ALLAH"ı tanıma babında gerekli olan tüm ipuçları Kur`ân-ı Kerim’de bize bildirilmiştir...

Ayrıca, Hazreti Rasûlullah aleyhisselâmın dahi tarafımızdan nasıl değerlendirilmesi icabettiği hususunda gerekli bütün işaretler gene Kur`an-ı Kerim tarafından bize açıklanmıştır...

Bütün bunların ışığında; biz Rasûlullah aleyhisselâmın da sahip olduğu Kur`an’da açıklanan "ALLAH"ın zamanüstü "AHLÂK" ve "SÜNNET" anlayışını hakkıyla anlıyamazsak; konuyu fevkalâde basit ve dar kapsamlı değerlendirme vartasına düşeriz!.. Ki bu değerlendirme yanlışının bize kaybettirdiklerini de bir daha hiç bir şey kazandıramaz!...

"ALLAH indinde din İslam`dır"..!

"ALLAH SÜNNETİNDE ASLA YENİLENME (değişme) OLMAZ"..!

Âyetleri dikkat ediniz, zamanüstü gerçeklere işaret buyurmaktadır!

Örf, âdet, zaman, mekânüstü "ALLAH" AHLÂKIYLA AHLÂKLANIN!." buyuran Rasûlullah aleyhisselâm, elbette ki "ALLAH ahlâkıyla ahlâklanmıştı!..

—"Benim sünnetimden yüzçeviren bizden değildir!...."

buyuran o yüce Zât, acaba "SÜNNET" kelimesiyle neye işaret etmişti?

Toplumlara, zamana, örf ve âdetlere GÖRE değişebilen değerlerden mi sözediyordu "SÜNNETİM" diyerek?...

Yoksa, "ALLAH AHLÂKIYLA AHLÂKLANMIŞ" bir kişi olarak, "ALLAH SÜNNETİNE" mi işaret ediyor; "ALLAH SÜNNETİ OLAN SÜNNETİMDEN YÜZÇEVİREN" mi demek istiyordu?.

"ALLAH", beşeri kavram ve değer yargılarından beri olduğuna göre, acaba zamanüstülükte, "SÜNNET" kavramını nasıl anlamamız gerekir... Ki bu "SÜNNET", zamanla hiç değişmemektedir!..

"ALLAH SÜNNETİ" acaba nedir?...

"ALLAH" isminin işaret ettiği kavramı bir düşünün ve ondan sonra da "O"nun "SÜNNETİ" ne olabilir lütfen bunu derinliğine bir biçimde iyi değerlendirin..

Yani, acaba zaman içinde değişebilen kavram ve değerler, bu "SÜNNET" kelimesinin işaret ettiği anlam ile bağdaşabilir mi?

Arif olan elbette bu işaretleri değerlendirir; diyerek konuyu daha fazla uzatmadan; geldiğimiz noktadan devam edelim...

Ya, "ALLAH"ın sistemine uyar, buna göre yaşar, neticesine erersin; ya da kendi sistemine göre yaşar, bunun da sonuçlarına katlanırsın!. Ancak bu takdirde de pişman olursan, bil ki pişmanlık sana hiç bir şey kazandırmayacaktır!.

Bil ki "ALLAH" sisteminin dişlileri, "O"nun takdirine uygun bir biçimde sonsuz zaman öncesinde çalışmaya başlamıştır; ve sonsuza dek de aynı sistemle devam edegidecektir...

İşte bu yüzdendir ki, dini kabul eden bir insan belli bir noktaya geldikten sonra; —hele tasavvuftakiler— farkında olmadan felsefe sahasına kayma, düşme ve farkında olmadan tasavvuftan çıkma tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Esas itibarıyle Cinlerin de yaptığı budur zaten!...

Cinlerin bütün gayesi insanı dinin getirdiği çalışmaları yapma alanından uzaklaştırmaktır!.

CİNLERİN SÜREKLİ İNSANLARLA UĞRAŞMASININ SEBEBİ NEDİR?...

CİNLER NİÇİN İNSANLARA DÜŞMANDIR?...

NİÇİN KUR`ÂN’A GÖRE CİNLER, İNSANLARIN EKSERİYETİNİ YÖNETİMLERİ ALTINA ALMIŞLARDIR?...

CİNLERİN BÜYÜK BİR KISMI NİÇİN "ŞEYTAN" DİYE TANIMLANMIŞTIR?...

Şimdi önce, Kur`ân-ı Kerim’in bu konuyu nasıl açıkladığına bakalım...

*   *   *