İnsan Ve Din

Ahmed Hulûsi

KİTABULLAH DİYOR Kİ

1. "İnnallahe le ğaniyyun anil âlemiyn." (29.Ankebut:6)
"Kesinlikle ALLAH âlemlerden Ganî’dir."

2. "Leyse ke mislihî şey’â" (42.Şûra:11)
"O’nun misli hiç bir şey yoktur!"

3. "Küllü men aleyhâ fân; ve yebkâ vechu rabbike Zülcelâli vel’İkrâm" (55.Rahman:26/27)
"Yer yüzünde bulunanların hepsi fânîdir.. BÂKÎ, Celâl ve ikram sahibi Rabbinin vech’idir."

4. "La tudrikühül ebsâru ve HUve yudrikül ebsâr." (6.En’am:103)
"Gözler O’nu idrak edemez; Fakat O, görüşleri idrâktadır."

5. "Len terâniy" (7.A’raf:143)
"Sen, BEN’i göremezsin (Ya Musa)."

6. "...Ma kaderullahe hakka kadrihî" (22.Hac:74)
"...ALLAH’ı hakkıyla idrâk edemediler."

7. "Er Rahmânu âlel arşistevâ" (20.Tâhâ:5)
"Rahman arşa istivâ etmiştir."

8. "İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en, en yekûle lehû kün, fe yekûnu; fesubhân elleziy biyedi’hî melekûtu külli şey’in ve ileyhi turceûn." (36.Yasin:82,83)
"O,bir şeyin olmasını diledi mi, OL der; ve o şey olur!.. Her şeyin orijinini elinde tutan SUBHANdır ki, O’na dönmedesiniz."

9. "Ve fiy enfusikum, efelâ tubsirûn" (51.Zariyat:21)
"Nefslerinizde!. Hâlâ görmüyor musunuz?"

10. "Ve men kâne fiy hâzihi a’mâ, fehuve filâhireti a’mâ; ve edallu sebiylâ" (17.İsra:72)
"Kimin bu dünyada basîreti yoksa, âhirette de basîreti olmaz ve daha da şaşkındır!"

11. "HU vel Evvelu vel Âhiru vez Zâhiru vel Bâtın" (57.Hadid:3)
"O’dur Evvel ve Âhir ve Zâhir ve Bâtın"

12. "Ve nahnu ekrabu ileyhi min hablil veriyd" (50.Kaf:16)
"Biz ona (İnsana) şahdamarından daha yakınız.

13. "Ve HUve meâkum eyne mâ küntüm" (57.Hadid:4)
"Sizinledir, nerede olursanız olun!"

14. "Fe eynema tuvellû fesemme VECHULLAH" (2.Bakara:115)
"Her ne yana dönerseniz ALLAH’ın VECHİ oradadır"

15. "Elâ inne HU Bikülli şey’in Muhıyt" (41.Fussilet:54)
"Dikkat edin; O gerçekten her şey’in kendisi olarak ihâtadadır"

16. "Ve mâ halâknes semâvâti vel arza ve mâ beynehumâ illâ BilHakk" (15.Hicr:85)
"Semâları ve arzı ve aralarındakileri sadece “B” HAK olarak halkettik".

17. "Kulillah, sümme zerhum...." (6.En’am:91)
"ALLAH de, ötesini bırak...."

18. "Ve mâ rameyte iz rameyte ve lakinnALLAHe ramâ" (8.Enfâl:17)
"Attığında sen atmadın, atan ALLAH’tı!.."

19. "La yus’elu ammâ yef’âl" (21.Enbiya:23)
"Yaptıklarından sual sorulmaz"

20. "Yahlûku mâ yeşâ’" ( 42.Şura:49)
"[ALLAH] dilediğini yaratır"

21. "İnnALLAHe yef’âlu mâ yürîd" (22.Hac:14)
"Kesinlikle ALLAH dilediğini yapar"

22. "Ve yef’âlullahu mâ yeşâu" (14.İbrahim:27)
"ALLAH istediğini yapar.."

23. "Ve ennALLAHe yehdiy men yuriyd" (22.Hac:16)
"Muhakkak, ALLAH dilediğine hidayet eder."

24. "Yehdillahu li nûrihî men yeşâu" (24.Nur:35)
"ALLAH, istediğini nuruna hidayet eder."

25. "Men yehdillahu fehuvel muhtediy" (7.Araf:178)
"ALLAH kime hidâyet ederse, işte hidâyete eren odur."

26. "Ve men yehdillahu fe mâ lehû min mudıll" (39.Zümer:37)
"ALLAH bir kimseye hidayet ederse, artık onu kimse saptıramaz."

27. "Ve yehdiy ileyhi men yuniyb" (42.Şura:13)
"Kendine yönelenleri hidayetlendirir.."

28. "Yu’til hikmete men yeşâu; ve men yu’tel hikmete fekad ûtiye hayran kesiyrâ, ve mâ yezzekkeru illâ ulul elbâb." (2.Bakara:269)
"ALLAH hikmeti dilediğine verir.. Kime HİKMET verilirse, hakikaten ona çok hayır verilmiştir. Bunu ÖZ’e ermişlerden gayrısı anlayamaz."

29. "ALLAHu yectebiy ileyhi men yeşâ’...." (42.Şura:13)
"ALLAH dilediğini kendine seçer...."

30. "Zalike fadlullahi yu’tîhi men yeşâ’." (57.Hadid:21)
"Bu, ALLAH’ın fazlıdır ki, onu dilediğine verir."

31. "Ve men yehdillahu femâ lehû min mudıll" (39.Zümer:37)
"ALLAH bir kimseye hidayet ederse, artık onu saptıracak yoktur."

32. "Ve lâkinnALLAHe yuzekkiy men yeşâ’" (24.Nur:21)
"Fakat, ALLAH dilediğini tezkiye eder (arındırır)."

33. "Kad eflaha men zekkâhâ" (91.Şems:9)
"Gerçek şu ki, NEFSİNİ arındıran kurtuldu"

34. "Va’lemû ennALLAHe yehûlu beynel mer’i ve kalbihî ve ennehû ileyhi tuhşerûn." (8.Enfâl:24)
"İyi biliniz ki, muhakkak ALLAH kişi ile kalbinin arasına hâil olur; ve mutlaka O’nun divânında haşrolacaksınız.."

35. "Külle yevmin HUve fiy şe’n" (55.Rahman:29)
"O her an yeni bir oluşturmada(yaratmada)dır"

36. "Yemhullahu mâ yeşâu ve yusbitu, ve indehû ummulkitâb" (13.Râd:39)
"ALLAH dilediğini yok eder, dilediğini bırakır. Ümmülkitab O’nun indindedir."

37. "Mâ yubeddelül kavl" (50.Kaf:29)
"Benim katımda söz değiştirilmez!."

38. "VALLAHu yerzuku men yeşâu bi ğayri hisâb." (2.Bakara:212)
"ALLAH dilediğine hesapsız rızık verir."

39. "Liküllin ceâlnâ minküm sir’aten ve minhâcâ" (5.Maide:48)
"Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir program meydana getirdik"

40. "Amener Rasûlu Bİmâ ünzile ileyhi min rabbihî" (2.Bakara:285)
"Rasûl de iman etti,Rabbinden B SIRRI gereğince inzâl olana..."

41. "La nuferriku beyne ehadin min rusulih." (2.Bakara:285)
"O’nun Rasûllerinden hiç birini tefrik etmeyiz!.."

42. "Lev yeşâullahu lehedennâse cemiy’â" (13.Ra’d:31)
"Eğer ALLAH dileseydi, elbette bütün insanlar hidayete ererdi"

43. "Ve lev şi’nâ leâteynâ külle nefsin hudâhâ ve lâkin hakkel-kavlu minniy le emneenne cehenneme minelcinneti vennâsi ecmaiyn." (32.Secde:13)
"Eğer dileseydik, elbette her nefs’e hidayetini verirdik.. Fakat, Cehennem’i bütün insanlar ve cinlerden dolduracağım, diye benden hak söz (hüküm) çıkmıştır.."

44. "Velev şâe rabbuke leâmene men fil ardı küllühüm cemiy’â; efeente tukrihun nâse hatta yekûnu mu’miniyn. Ve mâ kâne linefsin en tu’mine illa Biiznillahi...." (10.Yunus:99,100)
"Eğer Rabbin isteseydi yeryüzündekilerin tamamı iman ederdi... O halde, sen mi insanları zorlayacaksın mü’min olmaları için.. ALLAH’ın izni olmadıkça hiç bir kimsenin iman etmesi mümkün değildir...."

45. "Mâ alerraRasûli illel belağ.." (5 Maide:99)
"Rasûl’ün üzerinde tebliğden başka vazife yoktur."

46. "La ikrâhe fid DİYN" (2.Bakara:256)
"Dinde zorlama yoktur."

47. "Ve mâ künnâ muazzibiyne hattâ neb’ase Rasûlâ" (17.İsra:15)
"Biz bir Rasûl göndermedikçe, kimseye azap edecek değiliz."

48. "Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lilâlemiyn" (21.Enbiya:107)
"Seni ancak âlemlere rahmet olarak irsâl eyledik."

49. "Ve lakin RasûlALLAHi ve hâtemen nebiyyin" (33.Azhab:40)
"Fakat, Muhammed, ALLAH Rasûlu ve Nebilerin Hatemidir."

50. "Ya eyyühel müddessir, kum fe enzir" (74.Müddesir:1,2)
"Ey örtüye bürünmüş olan, kalk ve uyar!."

51. "Ene beşerun mislüküm" (18.Kehf:110)
"Ben beşerim benzeriniz olarak"

52. "Ve etıy’ullahe ve râsûlehû" (8.Enfal:46)
"ALLAH’a ve Râsûlü’ne uyunuz!.."

53. "İnned diyne indALLAHil İslâm" (3.Ali İmran:19)
"Kesinlikle ALLAH indinde Din;İslâmdır."

54. "Ve men yebteği ğayrel İslâmi diynen felen yukbele minhu" (3.Ali İmran:85)
"İslâm’ın dışında din arayandan, bu kabul edilmez"

55. "Efemen şerahALLAHu sadrahû lil-İslami fehuve a’lâ nûrin min rabbih" (39.Zümer:22)
"ALLAH kimin anlayışını İslâm’ı kavramak üzere açarsa, bu ona Rabbinden bir nurdur.."

56. "El yevme ekmeltu leküm diyneküm ve etmemtu aleyküm ni’metiy ve radiytu lekümül İslâme Diynâ.." (5.Maide:3)
"Bugün Dininizi kemâle erdirdim. Üzerinize nimetimi tamamladım. Ve sizin için Din olarak İSLÂM’a razı oldum (seçtim, beğendim)"

57. "HUvelleziy yusavvirukum fil erhâmi keyfe yeşâ’" ( 3.Alu İmran:6)
"O, sizi rahimlerde dilediği biçimde şekillendirdi."

58. "Ve in tusibhüm hasenetun yekûlu hâzihi min indillahi, ve in tusibhum seyyîetün yekûlü hâzihi min indik, kul küllün min indillah" (4.Nisa:78)
"Eğer onlara bir hayr isabet ederse, bu ALLAH’tandır, derler.. Eğer onlara bir şer isabet ederse, bu sendendir, derler... De ki: Hepsi ALLAH’tandır!"

59. "Ve Rabbuke yahluku mâ yeşâu ve yahtar; mâ kâne lehumul hiyerah" (28.Kasas:68)
"Rabbin istediğini halkeder ve dilediğini seçer.. Onların ihtiyarları (tercih hakları) yoktur!.. [İnsanlar takdirlerindekini yaşamak zorundadırlar!]

60. "Ve men yudebbir-ul emr, fe seyekûlûnALLAH." (10.Yunus:31)
"Olup bitenler kimin hükmüyle idare oluyor... Diyecekler ki ALLAH!"

61. "Ve men şekera fe innemâ yeşküru li nefsih" (27.Neml:40)
"Şükreden, ancak, nefsine şükretmiş olur.."

62. "Küllün min indi rabbinâ..." (3.Alu İmran:7)
"Hepsi, Rabbimizin indindendir..."

63. "Ve men yetevekkel alALLAHi feHUve hasbuh" (65.Talak:3)
"Kim ALLAH’a tevekkül ederse, ALLAH ona kâfidir."

64. "İsteiynû Billahi." (7.A’raf:128)
"Yardımı, B SIRRI gereğince ALLAH’tan(özünüzdeki ulûhiyet hakikatından) isteyin!.."

65. "Ve kadâ rabbüke ella ta’budû illa iyyâhu" (17.İsra:23)
"Ve Rabbin hükmetti ki, kendinden gayrına kulluk edilmeye."

66. "Ve mâ halaktül cinne vel inse illa liya’budûn" (51.Zariyat:56)
"Ben İns’i ve Cinni ancak bana kulluk etmeleri için yarattım."

67. "VALLAHu halekakum ve mâ ta’melûn" (37.Saffat:96)
"Sizi de, yapageldiklerinizi de ALLAH yaratmıştır"

68. "Kul, küllün ya’melu alâ şâkiletihî" (17.İsra:84)
"De ki: Tümü de programları [şâkileleri] doğrultusunda fiîller yaparlar"

69. "Ve lehû men fissemâvâti vel arzi, küllün lehû kânitûn" (30.Rum:26)
"Semalarda ve arzda olanlar hepsi O’nundur. Hepsi, O’na boyun eğmektedir."

70. "Ve in min şey’in illâ yusebbihu Bihamdihî velâkin la tefkahûne tesbîhahum" (17.İsra:44)
"Hiç bir şey yoktur ki, O’nu (O’nun) hamdiyle tesbih etmesin. Fakat siz onların tesbihlerini anlayamazsınız!..

71. "Mâ min dâbbetin illa huve âhizun Binâsiyetihâ" (11.Hud:56)
"Hiç bir canlı yoktur ki, Rabbim > alnında < çekip götürmesin!."

72. "Ve mâ teşâûne illâ en yeşâALLAH" (76.İnsan:30)
" Siz dileyemezsiniz; dileyen ALLAH’tır!."

73. "İnnâ külle şey’in halaknâhu Bİ-KADER" (54.Kamer:49)
"Gerçekten biz, her şeyi kaderiyle halk ettik!.."

74. "Ve min şey’in illâ indenâ hazâinuhû ve mâ nunezziluhû illa Bi’kaderin malûm" (15.Hicr:21)
"Hiç bir şey yok ki, hazineleri indimizde olmasın!.. Ve, biz onu ancak ma’lum bir kader ile indiririz.."

75. "Mâ esâbe min musiybetin filarzi velâ fiy enfusikum illâ fiy kitâbin min kabli en nebraehâ. Likeyla te’sev alâ mâ fâtekum velâ tefrahû bimâ atâkum" (57.Hadid:22/ 23)
"Afakta ve enfüste varlığınıza isabet eden hiç bir olay yoktur ki, biz onu yaratmadan evvel, bir Kitapta belirlemiş olmayalım! Bunu, elinizden çıkana üzülüp ümitsizliğe düşmeyesiniz ve (ALLAH’ın) size verdiği ile de sevinip şımarmayasınız; diye açıklıyoruz"!.

76. "Ve asâ en tekrahû şey’en ve huve hayrun leküm; ve asâ en tuhibbû şey’en ve huve şerrun lekum; vALLAHu yâ’lemu ve entum lâ tâ’lemûn" (2.Bakara:216)
"Olabilir ki, bir şey sizin için hayırlı olduğu halde siz onu kötü görürsünüz.. Ve bir şey sizin için şer olduğu halde onu sevebilirsiniz.. ALLAH bilir siz bilemezsiniz."

77. "Mâ esâbeke min hasenetin feminALLAH ve mâ esâbeke min seyyietin femin nefsike."(4.Nisa:79)
"Sana gelen iyilik ALLAH’tandır; Sana isabet eden kötülük ise nefsindendir."

78. "Ve lezikrullahi ekber." (29.Ankebut:45)
"ALLAH zikri EKBERDİR."

79. "Vezkûrullahe zikran kesiyrâ." (8.Enfal:45)
"ALLAH’ı çok çok zikredin!.."

80. "Vezkürûhu kemâ hedâküm." (2.Bakara:198)
"Hidayetiniz kadarıyla O’nu zikrediniz."

81. "Lâ yükellifullahu nefsen illâ vüs’ahâ." (2.Bakara:286)
"ALLAH,hiç bir nefse(birime) yaratılış kapasitesi dışında yük yüklemez.[Hiç bir nefs vüs’âtinin dışındakinden mükellef değildir.]"

82. "Vezkur isme rabbike ve tebettel ileyhi tebtiylâ." (73.Müzemmil:8)
"Rabbinin adını zikret ve bütün varlığınla O’na yönel !.."

83. "Fezkûrûniy ezkuruküm...." (2.Bakara:152)
"Beni zikredin ki, bende sizi zikredeyim..."

84. "FezkurALLAHe kıyâmen ve ku’ûden ve alâ cunûbiküm" (4.Nisa:103)
"ALLAH’ı ayakta, otururken ve yanlarınız üzere yatarken zikredin."

85. "Elleziyne yezkürûnALLAHe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim" (3.Ali İmran:191)
"Onlar ki ALLAH’ı ayakta iken, otururlarken ve yanları üzere uzanıp yatarken zikrederler...."

86. "Ve in techer bilkavli fe innehû yâ’lemus sirra ve ahfâ." (20.Ta Ha:7)
"Senin sesini yükseltmen farketmez, çünkü O, (gizliyi)SIRRI da (açığı) AHFA’da bilir."

87. "Yâ eyyuhelleziyne âmenû lâ tulhiküm emvâluküm ve evlâduküm an zikrillahi ve men yef’âl zâlike feülâike hümül hâsirûn." (63.Münafikun:9)
"Ey iman edenler, mallarınız ve evlâdlarınız sizi ALLAH’ı ZİKİR’den alakoymasın!.. Kimler böyle yaparsa, işte onlar hüsrâna uğrayanlardır.

88. "Ve men a’rade an zikriy fe inne lehû maiyşeten danken ve nahşuruhû yevmel kıyâmeti a’mâ.." (20.Ta Ha:124)
"Her kim, benim zikrimden yüz çevirirse, ona dar bir geçim vardır ve onu kıyâmet günü a’mâ(Basireti kapalı) olarak haşrederiz.."

89. "Ve lâkin metta’tehüm ve âbâehüm hattâ nesuz zikra, ve kânû kavmen bûra." (25.Furkan:18)
"Fakat onları ve babalarını o kadar bol ni’metlere gark ettin ki, onlara dalarak sonunda ZİKR’i unuttular.. Ve, böylece mahvolmaları kesinleşen bir topluluk oldular."

90. "Ve men ya’şu an zikrir rahmani nukayyid lehû şeytânen fehuve lehû kariyn, ve innehüm leyesuddûnehüm anissebiyli ve yahsebûne ennehüm muhtediyn." (43.Zuhruf:36/37)
"Kim RAHMAN’ın ZİKRİNDEN göz yumup yüz çevirirse biz ona yanından ayrılmayan bir şeytanı (CİN’i) musallat ederiz.. Şeytanlar (CİNLER) onları gerçeklerden saptırır da; onlar, gerçek üzere olduklarını ZAN ederler.."

91. "İstahveze aleyhimüş şeytânu feensâhum zikrALLAH ülâike hizbüş şeytân, elâ inne hizbeş şeytâni hümül hâsirûn." (58.Mücadele:19)
"Şeytanî cinler onları gaflete düşürüp "ALLAH" zikrinden alakoymuştur. Cinlerin topluluğuna katılmıştır onlar. Dikkat edin şeytanî cinlerle ilişkide olanlar hüsrana uğramışlardır."

92. "Ricâlün lâ tulhiyhim ticaretün ve lâ bey’un an zikrillah" (24.Nur:37)
"RİCÂL’i(ALLAH’a adanan kimseleri) ticaret ve alış veriş, ALLAH zikrinden alıkoymaz!..

93. "Ve izâ seeleke ibadiy anniy fe inniy karîb, uciybu da’veted dâ’i izâ deâni" (2.Bakara:186)
"Kullarım sana beni sorduğunda ben KARİYB’im (yakınım).. Dua edenin davetine, bana dua ettiği anda icabet ederim.."

94. "Velen tecide li sünnetillahi tebdiylâ" (48.Fetih:23)
"ALLAH’ın Sünnetinde (sisteminde) asla bir değişiklik bulamazsın!.."

95. "Ve len tecide li sünnetillahi tahviylâ" (35.Fatır:43)
"ALLAH’ın Sünnetinde(sisteminde) asla bir tahvil (dönüşüm, sapma) bulamazsın."

96. "Hâfizû alessalâvâti vessalâtil vüstâ" (2.Bakara:238)
"Namazlara ve Orta Namaza devam ediniz."

97. "Fe veylün lil musalliyn elleziyne hüm an salâtihim sâhûn" (107.Maun:4,5)
"Vay haline o namaz kılanların ki ; namazlarından gafildirler !..[Namazın Hakikatinin farkında değildirler]."

98. "Elleziyne hüm fiy salâtihim hâşi’ûn" (23.Mu’minun:2)
"Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler."

99. "İnnemâ yahşALLAHe min ibâdihil ulemâ" (35.Fatır:28)
"ALLAH haşyetini, kullarından sadece ilim sahipleri duyar."

100.  "Ve hâfûniy in küntüm mu’miniyn" (3.Alu İmran:175)
"Benden korkun, eğer mü’min iseniz!.."

101.  "Ya eyyuhelleziyne âmenû, âminû Billahi..." (4.Nisa:136)
"Ey iman edenler, iman edin > B < harfindeki anlam itibariyle ALLAH’a.."

102.  "Ve minennâsi men yekûlu âmennâ Billahi ve Bilyevmilâhiri; ve mâhum Bimu’miniyn" (2.Bakara:8)
"Ve insanların bir kısmı, > B < harfinin işaret ettiği sır ile ALLAH’a ve yine > B < harfinin işaret ettiği sır ile âhirete iman ettiklerini söylerler... Oysa, onlar > B < harfinin sırrını anlamış olarak iman etmemişlerdir."

103.  "Feâminû Billahi ve Rasûlihin Nebiyyil Ümmiyyi" (7.A’raf:158)
"> B < sırrı ile ALLAH’a ve ümmi Nebi olan Rasûlü’ne iman edin!."

104.  "Feemmelleziyne âmenû Billahi va’tasamû bihî feseyudhiluhum fiy rahmetin minhu ve fadlin ve yehdiyhim ileyhi sirâtan mustakiymâ" (4.Nisa:75)
"> B < nin sır anlamıyla ALLAH’a iman eden ve O’na bağlanıp O’nunla korunanları rahmetine ve fazlına erdirir, sıratı mustakıyme hidayet eder"

105.  "Ve izâ kiyle lehümüttebiû mâ enzelALLAHu kâlû bel nettebiu mâ elfeynâ aleyhi âbâenâ, ve lev kâne âbâuhum lâ yâ’kilûne şey’en ve lâ yehtedûn. " (2.Bakara:170)
"Onlara ALLAH’ın inzâl ettiğine tâbi olun; denildiğinde, ‘Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız.’ derler.. Peki, ya ataları bir şeye akledememiş ve doğruyu da bulamamış idiyseler de mi?"

106.  "Ennennâse kânû biâyatinâ lâ yûkinûn" (27.Neml:82)
"İnsanlar âyetlerimize îkan sahibi olmadılar."

107.  "Ve leinitteba’te ehvâehüm min ba’di mâ câeke minel ilmi inneke izen le minez zâlimiyn" (2.Bakara:145)
"Sana hakikatin ilmi geldikten sonra onların hevâlarına (arzularına, hayallerine) tâbi olursan, işte o zaman zâlimlerden olursun.."

108.  "Feakim vecheke liddiyni haniyfâ, fıtratALLAHilletiy fetarennase aleyhâ. Lâ tebdiyle lihalkillah; zâlike diynül kayyım; velakinne ekseren nâsi lâ ya’lemûn" (30.Rum:30)
"Vechini Hanîf olarak dine döndür.. O ALLAH FITRATI ki, insanları onun üzerine yaratmıştır; ALLAH’ın [belli bir amaç ve programla] yarattığı sisteminde asla program değişikliği olmaz!. İşte dosdoğru din budur!. Ne var ki insanların çoğunluğu bu gerçeği bilmezler."

109.  "İnniy veccehtu vechiye lilleziy fetarassemâvâti vel arza HANİYFen ve mâ ene minel müşrikiyn." (6.En’am:79)
"Ben HANÎF olarak vechimi, o veche döndürdüm ki, semâların ve arzın FÂTIR’ıdır.. Ve ben, müşriklerden değilim!"

110.  "Ereeyte men ittahâze ilahehû hevâh..." (25.Furkan:43)
"Kendi hevâsını kendine tanrı edineni gördün mü?..."

111.  "İnnALLAHe la yağfiru en yüşrake bihî; ve yağfiru mâ dûne zâlike limen yeşâ’." (4 Nisa:48)
"ALLAH, kesinlikle kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz!. Fakat bunun dışındakileri dilediğine bağışlar.."

112.  "Lein eşrakte leyahbetanne a’mâluke" (39.Zümer:85)
"Eğer şirk koşarsan, amellerin boşa gider"

113.  "Eşrakû Billahi mâ lem yünezzil bihî sultânâ" (3.Ali İmran:151)
"ALLAH’ın hakkında hiç bir delil indirmediği şeyleri O’na ortak koşarlar."

114.  "İnneşşirke le zulmun aziym" (31.Lokman:13)
"Hiç şüphesiz ŞİRK çok büyük bir zulümdür."

115.  "İnnemel müşrikûne necesün." (9.Tevbe:28)
"Kesinlikle müşrikler necîstir.."

116.  "La yemessuhû illel mutahharûn." (56.Vakıa:79)
"O’na arınmamışlar (şirkten temizlenmemişler) dokunmasınlar –dokunmazlar!.."

117.  "Ve la ted’u meALLAHi ilâhen âhar, la ilâhe illâ HU; Küllü şey’in hâlikun illa vecheHU" (28.Kasas:88)
"ALLAH yanı sıra tanrı edinme!.. Tanrı yoktur, sadece HU!.. O’nun vechi dışında her şey, > yok < tur!"

118.  "La tec’âl meâllahi ilahen âher, fetak’ude mezmûmen mahzûlâ" (17.İsra:22)
"ALLAH yanısıra tanrı oluşturma!. Sonra, aşağılanmış ve kendi başına bırakılmış olursun.."

119.  "ŞehidALLAHu enne HU lâ ilâhe illâ HUve vel melâiketu ve ulul ilmi." (3.Alu İmran:18)
"Şahittir ALLAH ki, tanrı yok, sadece, ZATINA işaretle HÜVİYET’i vardır.. Ve ALLAH, dilediği birim isimleri altında (melekler, ilim sahipleri), bu şahitliğini izhâr eder.."

120.  "Levkâne fiyhimâ âlihetün illALLAHu lefesedetâ, fesubhanALLAHi rabbil arşi ammâ yesifûn." (21.Enbiya:22)
"Eğer göklerde ve yerde, ALLAH dışında, tanrılar olsaydı, sistemin düzeni bozulurdu.. Arş’ın rabbi olan ALLAH şirk koşanların tanımlamalarından münezzehtir.."

121.  "Tebârekelleziy ceâle fissemâi burûcen" (25.Furkan:61)
"Semâda BURÇLARI meydana getiren, yücedir.."

122.  "İnna zeyyennes semâed Dünya biziynetinil kevâkib ve hıfzan min külli şeytânin mariyd." (37 Saffat:6,7)
"Biz Dünya semâsını yıldızlarla donattık ve bütün azgın şeytanlardan koruduk."

123.  "Vennucûmu müsahharatun biemrih" (16.Nahl:12)
"Bütün yıldızlar emriyle (ruhuyla–hükmüyle) faaliyettedirler"

124.  "Yudebbirul emre minessemâi ilel arzı" (32.Secde:5)
"EMR’i, semâdan (boyutsal olarak) yeryüzüne tedbîr eder."

125.  "ALLAHulleziy haleka seb’a semâvâtin ve minelarzi mislehünne, yetenezzelul EMR’u beynehünne." (65.Talak:12)
"ALLAH yedi kat göğü ve yerden de onların bir mislini yaratmış; EMR’i (ruhu–hükmü) aralarından nâzil olmaktadır."

126.  "HUve rabbüş şi’ra" (53.Necm:49)
"Şir’a (sirius) yıldızının Rabbi de O’dur.."

127.  "Ve Binnecmi hum yehtedûn" (16.Nahl:16)
"...Yıldız ile hidâyete ererler.."

128.  "Hel etâ alel insâni hıynun mined DEHRİ lem yekün şey’en mezkûrâ" (76.İnsan:1)
"İNSAN üzerinden, kendisinin anılır bir şey olmadığı, DEHR içre bir zaman geçmedi mi?"

129.  "Ve iz ehaze rabbuke min beniy Âdeme min zuhûrihim zürriyyetehüm ve eşhedehüm alâ enfüsihim, Elestü Birabbiküm, kâlû belâ, şehidnâ; en tekûlû yevmel kıyâmeti innâ künnâ an hâzâ ğafiliyn" (7.A’raf:172)
"Rabbin, âdemoğlullarından, onların bellerinden zürriyetlerini almış ve onları kendilerine şahit tutmuştu; —Ben, sizin Rabbiniz değil miyim (elestü birabbiküm) diye... —Evet, şahidiz (kalû belâ) dediler!.. Kıyâmet günü, biz bundan habersizdik, demeyesiniz!.."

130.  "Ve yes’elûneke anir RUH, kul’ir ruhu min emri rabbiy; ve mâ ûtiytum minel ilmi illâ kaliylâ.." (17.İsra:85)
"Sana RUH’tan sual ediyorlar. de ki; RUH Rabbimin emrindendir. Sizlere (soran yahudilere) ancak pek az bir ilim verilmiştir."

131.  "Ve nefahtu fiyhi min ruhiy" (38.Sad:72)
"Ona RUHUMDAN nefhettim."

132.  "İnniy CÂİLUN fil arzı HALİYFE !." (2.Bakara:30)
"Şüphesiz ki, ben arzda bir halife oluşturacağım."

133.  "Ve alleme Adem’el esmâe küllehâ" (2.Bakara:31)
"Adem’e isimlerin tamamını tâlim etmiştir.."

134.  "Lekad halaknal insâne fiy ahseni takviym.. sümme radednâhu esfele safiliyn" (95.Tin:4,5)
"Gerçek ki, insanı en mükemmel bir şekilde yarattık.. Sonra da onu aşağıların aşağısına indirdik (madde kaydına soktuk)."

135.  "Elleziy halekake fesevvâke feadeleke, fiy eyyi sûretin maşâe rakkebek" (82.İnfitar:7,8)
"(Kerim olan Rabbin) Seni halketti, düzenledi ve dengeli kıldı.. Dilediğince seni terkibetti.."

136.  "Ve nefsin ve mâ sevvâhâ, feelhemehâ fucûrehâ ve takvâhâ" (91.Şems:7,8)
"Nefse ve onu düzenleyene, sonra da ona hem kötülüğü hem de korunmayı ilham edene."

137.  "Va’bud rabbeke hatta ye’tiyekel YAKIYN" (15.Hicr:99)
"Kulluk et RABBİNE, YAKÎN gelene kadar."

138.  "Leyse lil insâni illa ma se’a" (53.Necm:39)
"İnsana kendi çalışmalarının getirisinden başka bir şey yoktur"

139.  "Ve mâ tuczevne illa mâ küntüm ta’melûn" (37.Saffat:39)
"Yaptıklarınızın dışında bir şeyden dolayı cezalanmazsınız!."

140.  "Ve la tuczevne illa mâ küntüm ta’melûn" (36.Yasin:54)
"Ancak yaptıklarınızın karşılığını alırsınız"

141.  "Ve mâ kânALLAHu liyazlimehüm ve lâkin kânû enfüsehüm yazlimûn" (29.Ankebut:40)
"ALLAH onlara zulmetmiyor asıl onlar nefslerine zulmediyorlar"

142.  "Ve liküllin derecâtun mimmâ amilû ve liyuveffiyehum a’mâlehum ve hüm lâ yuzlimûn" ( 46.Ahkaf:19)
"Herkese yaptıklarına göre dereceler vardır.. Onlara yaptıklarının karşılığı verilir.. Kendilerine asla zulmedilmez !"

143.  "İnneküm lezâikul azâbil eliym, ve mâ tuczevne illa mâ küntüm ta’melun" (37.Saffat:38,39)
"Kuşkusuz siz elem verici azabı tadacaksınız, ancak bu yaptıklarınızdan başka bir şeyin karşılığı değildir."

144.  "Zâlike bimâ kaddemet yedâke ve ennALLAHe leyse bizallâmin lil abiyd." (22.Hac:10)
"Senin ellerinle yaptıklarının karşılığıdır bu! ALLAH kesinlikle, kullarına zulmedici değildir."

145.  "Ve mâ hâzihil hayatud dünya illâ lehvun ve laib" (29.Ankebut:64)
"Şu dünya yaşamı, oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir."

146.  "İ’lemû ennemel hayatud dünya leibun ve lehvun ve ziynetun ve tefâhurun beyneküm ve tekâsürun fil emvâli vel evlâd... Ve mel hayatüd dünya illa metâul ğurûr." (57.Hadid:20)
"İyi biliniz ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süslenme, aranızda bir övünme ve mal ve evlatta çoğalma isteğinden ibarettir... Dünya hayatı aldatıcı ve mağrur edici şeylerden başka bir şey değildir."

147.  "Ve le neblüvenneküm bişey’in minel havfi vel cû’i ve naksim minel emvâli vel enfüsi ves semerât ve beşşir’is sâbiriyn.." (2.Bakara:155)
"Yemin olsun ki sizi korku ve açlıktan bir şey ile, mallardan, canlardan ve ürünlerden noksanlaştırma ile imtihan ederiz.. Buna SABREDENLERİ (katlanabilenleri) müjdele!.."

148.  "Len tenâlul birr’e hattâ tunfikû mimmâ tuhibbûn" (3.Alu İmran:92)
"Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe, BİRR’e eremezsiniz."

149.  "İn yettebiûne illez zanne ve mâ tehvel enfus, ve lekad câehüm min rabbihimül hüdâ.." (53.Necm:23)
"Onlar ancak, ZANN’a ve nefislerinin hoşlandığı şeylere tâbi olurlar.. Andolsun, kendilerine Rablerinden hidâyet gelmiştir."

150.  "İn yettebiûne illez zanne, ve innez zanne lâ yuğniy minel hakkı şey’â." (53.Necm:28)
"Onlar sadece ZANN’a tâbi oluyorlar.. ZAN ise haktan hiç bir şey ifade etmez!.."

151.  "Ve zâliküm zannukümülleziy zanentüm birabbikum erdâküm feasbahtum minel hâsiriyn." (41.Fussilet:23)
"Rabbiniz hakkında (sizi yönlendiren) beslediğiniz ZAN var ya.. Sizi işte o mahvetti!.. Ve siz, kaybedenlerden oldunuz!."

152.  "Yâ eyyuhelleziyne âmenuctenibû kesiyran minez ZANni, inne ba’dez ZANni ismun ve la tecessesû ve lâ yağteb ba’duküm ba’dan, eyuhibbu ehaduküm en ye’küle lahme ehıyhi meyten fe kerihtumûh." (49.Hucurat:12)
"Ey iman edenler, ZANnın bir çoğundan kaçının! Çünkü bazı ZAN günahtır. Biribirinizin kusurunu araştırmayın!.. Kiminiz de kiminizin GIYBETİNİ(dedikodusunu) yapmasın!. Sizden herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?.. İşte bundan tiksindiniz!.."

153.  "Ve likülli ümmetin ecel, feizâ câe ecelehum lâ yeste’hirûne sâaten ve lâ yestakdimûn" (7.Araf:34)
"Her ümmet için (takdirle) belirlenmiş bir ecel vardır. Ecelleri geldiğinde, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler."

154.  "Küllü nefsin zâikatül mevt" (3.Alu İmran:185)
"Her nefs ölümü tadar!"

155.  "Ve lâ tehsebennelleziyne kutilû fiy sebiylillahi emvatâ, bel ehyâun inde rabbihim yurzekûn" (3.Alu İmran:169)
"ALLAH yolunda öldürülenleri, ölüler sanma sakın!.. Hakikatte onlar Rableri katında diridirler, (Cennet meyvelerinden) rızıklanmaktadırlar..

156.  "La yezûkûne fiyhal mevte illelmevtetel ûlâ.." (44.Duhan:56)
"Orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar.."

157.  Keennehüm yevme yeravnehâ lem yelbesû illâ âşiyyeten ev duhâhâ. (79.Naziat:46)
Onlar (ölümü) gördükleri zaman, (dünyada) sanki aşiyyen (Güneşin batımı ile karanlığın kaplaması arasındaki süreç), ya da sabahın bir vakti kadar yaşadıklarını farkederler.

158.  "Keyfe tekfurûne Billahi ve küntüm emvâten fe ehyâküm sümme yumiytuküm sümme yuhyîküm sümme ileyhi turceûn" (2.Bakara:28)
"ALLAH’a nasıl olup da küfrediyorsunuz?.. Siz ölüler (bilinçsiz) iken, O (ilimle bilinçlendirerek) diriltti.. Sonra sizi yine öldürecek (biyolojik bedenden ayıracak); tekrar O sizi diriltecek (ruh bedenle yaşama devam edecek) ve nihayet O’na döndürüleceksiniz (Hakikatı anlıyacaksınız)"

159.  "VALLAHU enbeteküm minel arzı nebâtâ, sümme yuiyduküm fiyha ve yuhricuküm ihrâcâ, vALLAHu ceâle lekümul arza bisâtâ, liteslukû minha subulen ficâcâ." (71.Nuh:17/20)
"(NUH Nebi kavmine hitap etmekte devam ederek) ALLAH, sizi yerden nebat bitirir gibi bitirdi.. Sonra sizi onda öldürecek ve bir çıkışla çıkartacak!. ALLAH arz’ı sizin için bir döşek yapmıştır.. Onun geniş yollarında gezip dolaşasınız diye.."

160.  "Hattâ izâ câe ehadehumul mevtu, kâle, rabbirci’un lealliy a’melu salihan fiymâ teraktu; kellâ, innehâ kelimetün huve kâiluha ve min verâihim berzehun ilâ yevmi yub’asûn; feizâ nufiha fissûri felâ ensabe beynehum yevmeizin ve la yetesâelûn" (23.Mü’minun:99,101)
"Nihayet onlardan her birine ölüm geldiğinde, “Rabbim beni dünyaya geri gönder, ta ki boşa geçirdiğim hayatımı orada bıraktıklarımla, yararlı çalışmalarla değerlendireyim” derler. Asla!. Bu, diyenin, geçersiz görüşüdür!. Onların ardında, Bâ’s [mahşer] gününe kadar sürecek kabir âlemi vardır.. Toplu Baas için sûra üflendiğinde, aralarında ne soysopluk vardır, ne de birbirlerini sorup soruşturabilirler."

161.  "Yevme tubeddelul arzu ğayral arz" (14.İbrahim:48)
"O gün, yeryüzü başka bir yeryüzüne değiştirilir..

162.  "Yetehâfetûne beynehüm in lebistüm illâ aşran." (20.Ta Ha:103)
"Aralarında, kabirde ancak on gün kaldınız diye konuşacaklar."

163.  "Lekad künte fiy ğafletin min hâzâ, fekeşefnâ anke ğıtâeke febasarukel yevme hadiyd." (50.Kaf:22)
"Andolsun sen bundan gaflette idin. İşte senden perdeni kaldırdık.. Bugün artık görüşün keskindir.

164.  "İkrâ’ kitâbek, kefâ Binefsik el-yevme aleyke hasiybâ" (17.İsra:14)
"OKU kitabını, bugünde Hasiyb olarak nefsin yeterlidir"

165.  "Ve lev terâ iz vukifû alennâri fekâlû ya leytenâ nuraddu ve lâ nukezzibe biâyâti rabbinâ ve nekûne minel mu’miniyn.. Bel beda lehum mâ kânû yuhfûne min kablu ve lev ruddû leadu li mâ nuhû anhu ve innehum lekâzibûn.. Ve kâlû in hiye illâ hayatunad dünya ve mâ nahnu bi meb’ûsiyn.. Ve lev terâ iz vukifû alâ rabbihim kâle eleyse hâzâ bilHak, kâlû belâ ve rabbinâ kâle fe zûkul azâbe bimâ küntüm tekfurûn. " (6.En’am:27/30)
"Onları Cehennem üzerinde durduruldukları zaman görsen..
’Keşke dünyaya geri dönsek, Rabbimizin bildirdiği gerçekleri yalanlamaz ve inananlardan olurduk’ derler..
Aksine, daha önce gizleyip reddettikleri şeyler şimdi apaçık karşılarındadır.. Eğer dünyaya geri döndürülseler dahi, GENE YASAKLANDIKLARI FİİLLERE DÖNERLERDİ.. Onlar, kesinlikle bu isteklerinde yalancıdırlar!.. Onlar; (dünyada iken) ‘Bu dünya yaşantısının devamında başka bir yaşam yoktur. Biz bundan sonra ikinci bir şekilde yaşamımıza devam etmeyeceğiz’ demişlerdi.. Onları o günde yönlendiricileri huzurunda durdurulduklarında bir görsen.. (Rableri der ki:) ‘Bu, (ölüm ötesi yaşam) gerçek değil miymiş?..’ Onlar da: `Rabbimize andolsun ki, evet!.` dediler.. Rableri de buyurdu: ‘Gerçeği inkâr ettiğinizden dolayı tadın azâbı’!.."

166.  "Ve ciy’e yevmeizin bicehenneme yevmeizin yetezekkerul insânu ve ennâ lehuzzikrâ, yekûlu ya leyteniy kaddemtu lihayatiy." (89.Fecr:23,24)
"O gün Cehennem, mahşer yerine getirilir; O gün insan bütün yaptıklarını hatırlar.. Ancak bu hatırlayış hiç bir fayda sağlamaz.. —Keşke bu hayatım için bana fayda sağlayacak şeyler yapıp gönderseydim, der."

167.  "İnne cehenneme kânet mirsâdâ" (78.Nebe:21)
"Kesinlikle Cehennem herkesin güzergâhı üzerindedir (pusuda beklemektedir).

168.  "Ve in minküm illâ vâriduhâ kâne alâ rabbike hatmen makdiyyâ, sümme nuneccil leziynettekav ve nezeruz zalimiyne fiyhâ cisiyyâ" (19.Meryem:71,72)
"Sizden oraya (Cehennem’e) uğramayacak hiç bir kimse yoktur!. Bu, Rabbin üzerine kesinleşmiş bir hükümdür. Sonra biz, KORUNANLARI kurtarırız. Zâlimleri de dizüstü orada bırakırız."

169.  "Yeveddul mucrimu lev yeftediy min azâbi yevmeizin bibenîhi ve sahıbetihî ve ehıyhi ve fesiyletihilletiy tu’viyhi ve men fil arzı cemiy’an sümme yunciyhi" (70.Mearic:11/14)
"Mücrim (suçlu, Dinin ön gördüğü tedbirleri ihmal etmiş), o günün azâbından kurtulmak için oğullarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve yeryüzünde bulunanların tamamını fidye vermek ister ki, böylece kendini kurtarabilsin."

170.  "İnnâ enzernâküm azâben kariybâ, yevme yenzurul mer’u mâ kadddemet yedâhu ve yekûlül kâfiru ya leyteniy küntü turâbâ." (78 Nebe:40)
"Biz sizi yakın olan sıkıntı ve azaplara karşı uyardık. O gün kişi yaptıklarının neticelerine bakar.. Gerçeği inkâr eden ise, keşke toprak olsaydım der.."

171.  "Yevme yekûlul münafikûne vel münafikâtu lilleziyne amenunzurûnâ naktebis min nûriküm, kıylarciû verâeküm feltemisû nûra, fe duribe beynehüm bisûrin lehû bâb. bâtınuhu fiyhir rahmetu ve zâhiruhu min kibelihil azâb." (57.Hadid:13)
"O günde münafık erkekler ve münafık kadınlar mü’minlere:
—Aman bize nazar edin de nurunuzdan biraz iktibas edelim, derler. Ancak kendilerine:
—Geri dönün nuru orada arayın, denir.. Nihayet onlarına arasına bâtını rahmet, zâhiri azap bulunan bir sur çekilir.

172.  "Nûruhum yes’â beyne eydiyhim ve bieymânihim yekûlûne rabbenâ etmim lenâ nûranâ vağfirlenâ." (66.Tahrim:8)
"Onların (mü’minlerin) nurları önlerinden ve sağ taraflarından yürür.. Mü’minler ;
—Ey Rabbimiz şu nurumuzu daha ziyade tamamlayıp parlat ve bize mağfiret et, derler.."

173.  "Fe mennALLAHu aleyhâ ve vekâne azâbes semûm." (52.Tur:27)
"ALLAH bize lûtfetti de bizi SEMÛM’un (radyasyonun) azabından korudu.."

174.  "Ve inne yevmen inde rabbike ke elfin senetin mimmâ teuddûn." (22.Hac:47)
"Rabbinin indinde bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir."

175.  "Ta’rucul melâiketu ver rûhu ileyhi fiy yevmin kâne mikdâruhu hamsiyne elfe senetin" (70.Mearic:4)
"Ruh ve melâike bir günü ellibin sene olan bir zaman ölçüsünde O’na uruç ederler."

176.  "İkra’ bismirabbikelleziy halâk, halâkal insâne min alâk; ikra’ ve rabbükel ekremulleziy alleme Bil kalem, allemel insâne mâ lem yâ’lem" (96.Alak:1/5)
"Halkeden Rabbinin ismiyle (işaret edilen manâlar özünde olarak halkoldun), oku!. Ki, pıhtılaşmış kandan insanı meydana getirmiştir. Oku!. Rabbin Ekremdir! Ki, o yüzden kalemle bildirmiştir.. İnsan’a bilmediklerini tâlim etmiştir."

177.  "Kul lilleziyne ûtul kitâbe vel ümmiyyîne" (3.Alu İmran:20)
"Ehl-i kitab’a ve ümmîlere sor!."

178.  "Ve mâ künte tetlu min kablihî min kitâbin ve lâ tehuttuhû biyemiynike" (29.Ankebut:48)
"Sen, bundan önce bir kitab okumuyordun, sağ elinle de o’nu yazmıyordun"

179.  "HUve KUR’AN’un meciyd, fiy levhin mahfûz" (85.Büruc:21,22)
"O şanı yüce KUR’AN, LEVHi MAHFUZ’dadır."

180.  "Ha–Miym, vel kitabil mübiyn; innâ cealnâhu Kur’ânen arabiyyen le’alleküm ta’kılûn." (43.Zuhruf:1,4)
"Ha–Miym, açıklayan kitaba yemin ederim ki biz Onu anlayasınız diye Arapça bir Kur’ân olarak meydana getirdik...."

181.  "Ma ferratnâ fil KİTÂB’i min şey’in" (6.En’am:38)
"Biz KİTAB’da hiç bir tefrit ve taksir yapmadık.. Hiç bir şeyi eksik bırakmadık.. Hepsini KİTAB’da yazdık.."

182.  "Ve mâ ya’lemu te’vilehû illALLAHu ver rasihûne fil ilmi." (3.Ali İmran:7)
"Onun (KİTAB’ın) te’vîlini ALLAH’tan ve ilimde RASİH (ihsana nail olan, ilimde mütehassıs) olanlardan başkası bilemez."

183.  "Ve tilkel emsâlu nadribuhâ linnasi leallehüm yetefekkerûn." (59.Haşr:21)
"Bu misâlleri insanlara üzerinde düşünsünler diye veriyoruz"

184.  "Kul, Rabbi zidniy ilmen" (20.Ta Ha:114)
"De ki, Rabbim, ilmimi artır!."

185.  "Ve allemnâhu min ledünnâ ilmâ" (18.Kehf:65)
"Ve O’na (Hızır’a) LEDÜNNÜMÜZden ilim ta’lim ettik!.."

186.  "Kul hel yestevilleziyne ya’lemûne velleziyne lâ ya’lemûn" (39.Zümer:9)
"De ki, Hiç bilenler ile bilmeyenler bir olur mu?."

187.  "Ve evhâ Rabbuke ilen nahl" (16.Nahl:68)
"Rabbin balarısına vahyetti ki..."

188.  "Ve mâ min dâbbetin fil arzı ve lâ tâirin yetiyru bicenâhayhi illâ ümemün emsâlüküm" (6.En’am:38)
"Yerde hareket eden hiç bir hayvan ve iki kanadıyla uçar hiç bir kuş yoktur ki, sizin emsaliniz ümmetler olmasın."

189.  "İnne rahmetALLAHi kariybun minel muhsiniyn" (7.A’raf:56)
"Şüphesiz ki ALLAH’ın rahmeti muhsinlere yakındır[Onlardan insanlara ulaşır]."

190.  "Yudiy’u ve lev lem temseshu nâr. " (24.Nur:35)
"Ona ateş dokunmasa da, o ışık verir kendiliğinden.."

191.  "İnnâ aradnel emânete alessemâvâti vel arzı vel cibâli fe ebeyne en yahmilnehâ ve eşfakne minhâ ve hamelehel İNSÂN.. İnnehû kâne zalûmen cehûlâ." (33.Ahzab:72)
"Biz EMANET’i göklere, arz’a ve dağlara arzettik de onlar bunu yüklenmekten kaçındılar, endişeye düştüler.. İNSAN bunu yüklendi! Gerçekten O, çok zâlim ve çok câhildir"

192.  "Velleziyne câhedû fiyha lenehdiyennehüm subulenâ." (29.Ankebut:69)
"Bizim uğrumuzda mücahede edenleri elbette kendi yollarımıza eriştiririz."

193.  "Velleziyne âmenû ve amilus sâlihâti" (2.Bakara:82 ve 103.Asr:3)
"Onlar ki (Hüsrandan kurtulanlar) iman edip kurtuluşa erdirecek olan fiilleri tatbik ederler."

194.  "RadiyALLAHu anhüm ve radû anhu." (98.Beyyine:8)
"ALLAH onlardan razı, onlar da O’ndan razı olmuşlardır."

195.  "Ve sekâhum rabbuhum şerâben tahûrâ." (76.İnsan:21)
"RABLERİ onlara temiz bir şarab içirir."

196.  "SibğatALLAH" (2.Bakara:138)
"ALLAH boyasına bak (ALLAH boyasıyla boyan!.)"

197.  "İnnallâhe lâ yuhliful miy’âd" (3.Alu İmran:9)
"Kesinlikle ALLAH vaadinden caymaz.."

198.  "Fe emmâ men e’tâ vettekâ, ve saddeka bilhüsnâ, fesenüyes siruhû lil yüsrâ, ve emmâ men behıle vesteğnâ, ve kezzebe bil hüsnâ fesenuyes siruhû lil usrâ." (92.Leyl:5,10)
"Artık, kim verir ve sakınırsa, en güzeli de tasdik ederse, biz de onu en kolaya hazırlarız.. Ama kim cimrilik eder ve kendisini müstağni sayarsa, en güzeli de yalanlarsa, biz de onu en güç olan için hazırlayacağız!.. "

199.  "Ve lillâhi alennâsi hiccülbeyti menistetâa ileyhi sebiylâ" (49.Alu İmran:97)
"Yoluna gücü yetene, Beytullahı haccetmek, insanlar üzerinde ALLAH’ın hakkıdır."

200.  "Kâtilûhum yuazzib humullahu Bieydiyküm. " (9.Tevbe:14)
"Onlarla mukatele yapın ki, ALLAH elleriniz olarak onlara azap versin."

201.  "Tûlicul leyle finnehâri ve tûlicun nehâre filleyl, ve tuhricul hayye minel meyyiti ve tuhricul meyyite minel hayy, ve terzuku men teşâu biğayri hisâb." (3.Alu İmran:27)
"Geceyi gündüzün içine sokarsın.. Gündüzü de geceye sokarsın.. Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarırsın.. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin."

202.  "Ve lekad halâknâküm sümme savvernâküm sümme kulnâ lilmelâike’tiscudû liâdeme fesecedû illâ ibliys." (7.A’raf:11)
"Andolsun sizi yarattık, sonra şekillendirdik (özelliklerle bezedik), sonra da meleklere: ‘Secde edin Ademe’ dedik. Secde ettiler, sadece İblis etmedi."

203.  "Fevesvese lehümeş şeytân.. Ve kasemehuma inniy lekümâ le minennâsihiyn. fe edallehumâ biğurûr." (7.A’raf:19/21)
"Şeytan onlara (Adem-Havva’ya) vesvese verdi.. Ben size (dostum) nasihat veriyorum diye, yeminler etti.. Gururlarını okşayarak onları aldattı."

204.  "Ve asâ Âdemu rabbehû feğavâ" (20.Ta-Ha:121)
"Ve Adem Rabbine asi oldu da şaşıp kaldı"

205.  "Ve zeyyene lehümüş şeytanu a’mâlehüm fe saddehüm anissebiyli" (29.Ankebut:38)
"Şeytan onlara yaptıkları işleri güzel gösterip böylece onları doğru yoldan saptırdı.."

206.  "Ve iz kulnâ lil melâiketiscudû liâdeme, fesecedû illâ İbliyse kâne minel-cinn." (18.Kehf:50)
"Hani biz meleklere; secde edin Adem’e, dedik. Secde ettiler; Sadece İblis etmedi.. Çünkü, cin idi!"

207.  "İllâ İbliys, istekbere ve kâne minel kâfiriyn" (38.Sad:74)
"Yalnız İblis büyüklendi ve kâfirlerden (gerçeği örtenlerden) oldu.."

208.  "Kâle men mene’ake ellâ tescude iz emertüke kâle ene hayrun minhu, halâkteniy min nârin ve halâktehû min tiyn; kâle fehbit minhâ femâ yekûnu leke en tetekebbera fiyhâ fahruc inneke minessâğiriyn" (7.Araf:12,13)
"Sordu: Sana emrettiğimde secde etmene ne engel oldu?.. Dedi ki: Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten (–ışınsal kökenli olarak) yarattın. Buyurdu: Oradan in!.. Kendini büyük görmek orada yakışmaz!.. Çık!.. Çünkü, sen küçülenlerdensin!."

209.  "Kâle enzirniy ilâ yevmi yub’asûn." (7.A’raf:14)
"Dedi ki: Hiç olmazsa Bâ’s gününe kadar bana mühlet ver."

210.  "Kâle fe-Bİma-eğveyteniy leak’udenne lehüm sırâtekel müstakiym, sümme leâtiyennehum min beyni eydiyhim ve min halfihim ve an eymânihim ve an şemâilihim velâ tecidû ekserehüm şakiriyn" (7.A’raf:16,17)
"İblis dedi ki: Bana yolumu şaşırtmana karşılık, and içerim ki, ben de onların doğru yolları üzerine oturacağım. (Böylelikle yollarını kesip saptıracağım). Sonra, elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım.. Ve sen, onlardan çoğunu şükreder bulmayacaksın!.."

211.  "Kâle febi izzetike le uğviyennehüm ecma’iyn, illâ ibâdeke min humul muhlesıyn" (38.Sad:82,83)
"(İblis dedi) İzzetin adına yemin ederim ki, bütün kullarına yollarını şaşırtacağım.. İhlaslı kulların hariç olmak üzere.."

212.  "Leanehullah ve kâle leettehizenne min ibâdike nesiyben mefrûzâ, ve le udillennehüm ve le ümenniyennehüm ve leâmurennehüm feleyuğayyirunne halkALLAHi;ve men yettehizişşeytâne veliyyen min dunillâhi fekad hasira, husrânen mubiynâ,... yeiduhum ve yumennihim ve mâ yeiduhumuş şeytânu illâ ğurûrâ" (4.Nisa:118/120)
"ALLAH ona la’net etti.. O da dedi ki: Kullarından belli bir kısmını alacağım!.. Onları mutlaka şaşırtıp, saptıracağım. Boş umutlara, varsayımlara boğacağım. Onlara hükmedeceğim de, davarların kulaklarını kesip yaracaklar. Onlara elbette hükmedeceğim de, ALLAH’ın yarattığını değiştirecekler.
Kim, ALLAH’ı bırakıp da şeytanı (cinleri) veli, hami, dost edinirse, o kesinlikle zarara girer.. Şeytan onları boş vaadlerle hırs sahibi yapar. Onun bütün vaadleri hep onları aldatmak içindir."

213.  "Ve inne aleyke lânetiy ilâ yevmiddiyn" (38.Sad:78)
"Ve kesinlikle lâ’netim üzerinedir, din gününe kadar.."

214.  "İhbitû ba’zuküm liba’zin adüvv" (7.A’raf:24)
"Biribirinize düşman olarak mevkiinden inin!."

215.  "Mâ entum aleyhi bifâtiniyn, illâ men huve sâlilcahiym" (37.Saffat:162,163)
"Cehennem’e salınacak olanlardan başka kimseyi, O’na karşı azdırıp fitneye sürükleyemezsiniz.."

216.  "Ve lekad saddeka aleyhim ibliysu zannehû fettebeûhu illâ feriykan minel mu’miniyn ve mâ kâne lehû aleyhim min sultânin illâ lina’leme men yu’minu bilâhırati mimmen huve minhâ fiy şekk." (34.Sebe:20,21)
"Andolsun İblis’in, onlar (insanlar) hakkında tahmini doğru çıktı.. Mü’minlerin dışında hepsi ona tâbi oldular.. Halbuki, İblis’in onlar üzerinde zorlayıcı bir gücü yoktur. Ancak, âhırete iman eden ile, şüphede olanları ayırt etmek için (ona bu izin verilmiştir.)"

217.  "Ya ma’şerel CİNNİ vel İNSi elem ye’tiküm rusûlun minküm yekussûne aleyküm ayâtiy ve yunzirûnekum likâe yevmiküm hâzâ.. kâlû şehidnâ alâ enfusinâ ve ğarrathümül hayatud dünyâ ve şehidû alâ enfusihim ennehüm kânû kâfiriyn" (6.En’âm:130)
"(Hesap gününde) Ey Cin ve İnsan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu günle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran Rasûller gelmedi mi? Derler ki: Kendi aleyhimize şahitlik ederiz.’ Dünya hayatı onları aldattı (da bu duruma düştüler) ve gerçeği örttüklerine dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler."

218.  "Vel CÂNNe halaknâhu minkablu minnâris SEMÛM"(15.Hicr:27)
"Cinleri de (insandan) daha önce nar-i SEMÛM’dan (mesamata, gözeneklere nüfuz edici ve zehirleyici ateşten –ışından) yarattık."

219.  "Ve halakal CÂNNe min MÂRİCin min nâr." (55.Rahman:15)
"(ALLAH) Cinleri dumansız ateşten yarattı.."

220.  "Ve iz sarafnâ ileyke neferan minelCİNni yestemiûnel KUR’ÂN, fe lemmâ hadarahû kâlû ensitû, fe lemma kudiye vellev ilâ kavmihim münziriyn. Kâlû ya kavmenâ innâ semi’nâ kitâben ünzile min ba’di Musa musaddikan limâ beyne yedeyhi yehdiy ilel Hakki ve ilâ tariykın müstekıym.. Ya kavmenâ eciybû dâiyALLAHi ve âminû bihî yağfirlekum min zünûbiküm ve yücirküm min azâbin eliym." (46.Ahkaf:29/31)
"Hatırla o zamanı ki, cinlerden bir tâifeyi KUR’AN dinlemeleri için sana yöneltmiştik. KUR’ANı dinlemeye hazır olunca (Birbirlerine); susun, demişler. KUR’AN’ın okunması bitincede uyarıcılar olarak kavimlerine dönmüşlerdi. Ey Kavmimiz, dediler; Gerçek ki, biz Musa’dan sonra indirilmiş olan, kendinden öncekileri tasdik eden, HAKka ve doğru yola ileten bir kitap dinledik.. Ey Kavmimiz, ALLAH’ın davetçisine icabet edin!.. O’na iman edin ki, günahlarınızdan bağışlasın ve sizi çok elem verici bir azaptan kurtarsın."

221.  "Ve ennehû kâne yekûlu sefiyhunâ alALLAHi şetatâ...Ve ennehû kâle ricâlun minel insi yeûzûne bi ricâlin minel cinni fezâdûhum rahekâ." (72.Cin:4,6)
"(Kur’anı dinleyen cinler aralarında şöyle konuşurlar) Doğrusu bizim sefîhimiz ALLAH hakkında pek aşırı yalanlar uyduruyormuş. şu da gerçek ki, insanlardan bazı kimseler, CİN’den bazı kişilere sığınırlar, bu suretle de onların (yani sığındıkları cinlerin) azgınlıklarını artırırlar.."

222.  "İn yed’ûne min dûnihî illâ inâsâ ve in yed’ûne illâ şeytânen mariydâ." (4.Nisa:117)
"Şirk ehli, ALLAHı bırakıp bir takım dişi tanrılardan isterler ve onlar ancak inatçı şeytandan istekte bulunurlar.."

223.  "İnnehümüt tehazüş şeyâtiyne evliyâe min dûnillahi ve yahsebûne ennehüm muhtedûn. " (7.A’raf:30)
"Onlar, ALLAH’ı bırakıp şeytanları(cinleri) veli, dost edindiler.. Böyle iken, kendilerinin hidayet üzere olduklarını ZANNEDİYORLAR."

224.  "Ve cealû lillahi şurakâel CİNNE ve halakahum" (6.En’am:100)
"Cinleri ALLAH’a ortak koştular.. Oysa ki, onları ALLAH yaratmıştı.."

225.  "Ve hakke aleyhimulkavlu fiy ümemin kad halet min kablihim minel CİNNİ vel İNSi" (41.Fussilet:25)
"Cinlerden ve insanlardan, kendilerinden evvel geçmiş ümmetler için de, bunlar için de o söz (azap) hak olmuştur.."

226.  "Ve ceâlû beynehû ve beynel cinneti nesebâ, ve lekad alimetil cinnetu innehüm lemuhdarûn. " (37.Saffat:158)
"Bir de O’nunla (yani, ALLAH ile) cinler arasında bir nesep (soy birliği, hısımlık) uydurdular.. Andolsun ki, bizzat cinler dahi kendilerinin behemahal tutuklu olarak getirileceklerini bilmişlerdir"

227.  "İnnehû leyse lehû sultânun alelleziyne âmenû ve alâ rabbihim yetevekkelûn, innemâ sultânuhû alelleziyne yetevellevnehû velleziynehum Bihî müşrikûn" (16.Nahl:99,100)
"Doğrusu iman edenler ve rablarına güvenenler üzerinde onun tasarrufu yoktur. Onun tasarrufu ancak kendisini dost kabul edip böylece şirk içinde olanlaradır.."

228.  "Ya ma’şeral CİNni kadisteksertüm minelİNS ve kâle evliyâuhum minelİNSi rabbenastemtea ba’dunâ biba’din ve beleğnâ ecelenelleziy eccelte lenâ, kâlen nâru mesvâküm hâlidiyne fiyhâ illâ mâşâALLAH." (6.En’am:128)
"Ey CİNN topluluu, insanların EKSERİYETİNİ hükmünüz altına aldınız. İnsanlardan onları dost edinenler de, ‘Rabbimiz biz biribirimizden yararlandık ve bizim için takdir edilen vakte ulaştık’ derler. ALLAH (hükmü): Yeriniz ateştir. ALLAH’ın diledikleri dışındakiler ebedî orada kalıcıdırlar. "

229.  "Elem a’hed ileykum ya beniy Âdeme en la ta’budüş şeytâne innehû leküm adüvvün mubiyn; Ve lekad edalle minküm cibillen kesiyrâ, efelem tekûnû ta’kilûn." (36.Yasin:60,62)
"Ey Ademoğlu, Ben size yemin vermedim mi şeytana kulluk etmeyin, o sizin kesinlikle apaçık düşmanınızdır, diye!.. Andolsun ki, o, sizden nice nice nesilleri baştan çıkardı.. Hâlâ akıllanmadınız mı?..

230.  "İz nâdâ rabbehû enniy messeniyeş şeytânu binusbin ve azâb" (38.Sad:41)
"(Eyyub) Rabbine nida ederek; Doğrusu şeytan bana yorgunluk ve azab verdi, demişti.."

231.  "Kul, Rabbi eûzu bike min hemezâtiş şeyâtiyni ve eûzu bike rabbi en yahdurûn." (23.Mü’minun:97,98)
"De ki; Rabbim şeytanların tahriklerinden sana sığınırım.. Onların huzurumda bulunmalarından da sana sığınırım, rabbim"

232.  "Yâ ma’şeral CİNNİ vel İNSİ inisteta’tüm en tenfuzû min aktâris semâvâti vel arzı fenfuzû lâ tenfuzûne illâ bisultân!. Yurselu aleykümâ şuvâzun min nârin ve nuhâsun felâ tentesirân.. Feizen şakkatis semâu fe kanet verdeten keddihân... Fe yevmeizin lâ yus’elu an zenbihî İNSÜN ve lâ CANN" (55.Rahman:33/39)
"Ey CİN ve İNSAN toplulukları!.. Semaların ve arzın aktarından geçip gitmeye gücünüz yeterse, geçip gidin!.. ALLAH tarafından bir ferman, bir güç olmadan geçemezsiniz.. Üzerinize ateşten alev ve duman irsal edilir de, biribirinizle yardımlaşamaz ve kurtaramazsınız! Gök yarılıp da, eriyip kızarmış yağ gibi bir gül haline geldiği zaman, o gün insana da cine de günahı sorulmaz..."