İnsan Ve Din

Ahmed Hulûsi

"ALLAH" ADININ İŞARETİ

Bismillâh, bilindiği üzere, “ALLAH” ismiyle, diyerek bu kelimenin bir isim olduğuna işaret eder.

İsim, isimlenmiş olana işaret eder bazen birkaç yönden...

Biz, “ALLAH” adıyla işaret edilen, diyerek bu konuya değişik bir bakış açısı göstermiştik.

İsterseniz şimdi de “ALLAH” isminin Arapça orijinal yazılımına dayalı bir başka bakış açısı üzerinde daha duralım.

Tasavvuf ile ilgilenen herkesin iyi bildiği üzere âlemler dörde ayrılır... Zât âlemi, Sıfat âlemi, Esmâ âlemi ve Efâl alemi... Bu âlemlerde yaşanarak urûç yapılır ve kişi hakikatini tanır.

Şimdi bu kısa hatırlatmadan sonra konumuza girelim...

ALLAH” ismi bilindiği üzere Arapça harfler ile yazıldığında, başta kendisinden sonra gelen tüm harflerden bağımsız, tek duran “Elif” ile;” yanında birbirine bağlı iki “Lâm” harfi ve ikinci “Lâm”a bağlı daire (veya kûfi yazılımda dört köşe) “H” harfinden ibarettir. Bir de ikinci “Lâm” ile “H” arasında görünmez ama okunur “Elif” vardır ki bu da “A” sesini verir.

Şimdi bu harflerin temsil ettiği ve işaret ettiği anlamlara bir bakalım isterseniz.

Elbette bu değerlendirme, keşif ehlinin kendi keşiflerine dayanmaktadır ve kimseyi bağlamaz. Ama bilgi olarak bazı değerlendirmelerimize yararlı olur diyerek nakledelim..

Birinci “Elif” ehline göre “ALLAH” ismiyle işaret edilenin Ahadiyetine yani Zâtına işaret eder. Zat mutlak bağımsızlığı ve sıfatlardan kayıtsızlığı itibariyle hiç bir fikre ve düşünceye bağlanmaz. Öyle bir HİÇ’liktir ki, üzerinde ne tefekkür olur ne tahayyül veya ne de târif!. İşte bu duruma yazılımda, ancak mutlak bağımsız, noktanın uzamış hâli olan “Elif” işaret eder.

Gelelim birinci “Lâm”a... Birinci “Lâm” sıfat âlemine işaret eder. Var olan her şey, bu sıfat mertebesinin özellikleriyle hayat bulur, şuurlanır, kudrete kavuşur!. Tüm âlemler, sıfat mertebesinin özelliklerinin sonucu olarak meydana gelen esma (isimler) mertebesinin açılımından meydana gelmiştir. İşte bu yüzden de birinci “Lâm” yani “L” yazılımda ikinci “Lâm”a yani “L” ye bağlanmıştır.

İkinci “Lâm”... İkinci “Lâm” yani “L” yazılımda birinci “Lâm”a bağlıdır çünkü varlık birinci “Lâm” ile yani sıfat mertebesinin özellikleri ile oluşmuştur ve onunla kâimdir. Esmâ mertebesinde mevcut bulunan tüm isimlerin özellikleri varlığını sıfat mertebesindeki sıfatlardan alırlar. Bu sebeple de ikinci “Lâm” birincinin sanki tekrarı, ama detay ve açılımı olarak da ayrı bir görünümle ikinci defa olarak bu işaret kelimesi içinde yerini alır. Evet, ikinci “Lâm”, varlığını birinciden alması hasebiyle birincinin tekrarı olarak, ama buna karşın da sayısız açılımları meydana getiren farklı bir mertebeye işareti dolayısıyla da ikinci defa tekrarlanan bir “Lâm” görülmektedir.

Gelelim “H” harfine... İster asırlardır yazıla gelen ikinci “Lâm”a bağlı daire şekliyle, ister de tebliğin ilk yıllarında kullanılan Kûfi yazı karakteriyle dört köşe haliyle şuna işaret eder...

Sıfat ve esmâ âleminden her an açığa çıkan, başı ve sonu olmayan özellikleri, devamlı bir dönüşüm hâliyle ortaya koyan efâl âlemi yani fiiller âlemi; yani, evren içre sayısız evrenler ve onlarda algılananların tümü!

Bu “H”nin iki gözlü veya kûfi yazılışa göre üstte iki noktalı olması da efâl âleminin, algılayanın boyutuna göre zâhir ve gayb âlemi olarak iki yönlü mütalâa edilmesidir.

H” harfi ikinci “Lâm”a bağlıdır, çünkü, efâl aleminin esma ve sıfat âleminden bağımsız bir varlığı yoktur; ve dahi varlığı ancak kendisinde açığa çıkan sıfat ve esma mertebelerindeki özelliklerin varlığı ile kâimdir.

Bir de bu arada, yani ikinci “Lâm” ile “H” arasında görünmeyen, ama buna karşın varlığı her okunuşta itiraf edilen gizli “Elif mevcuttur. Bu da efâl âleminin, zâtın varlığı ve dilemesiyle, O’nun ilminde, O’nun sıfat ve esmâsının varlığıyla varolup, süregitmekte olduğuna işaret eder.

Ehli, elbette bu keşif ehlinden naklettiklerimizi çok daha kapsamlı olarak fark edecek ve “ALLAH” isminin işaret ettiğine, niçin “bu ismin” uygun görülüp seçildiğini böylece daha iyi değerlendireceklerdir.

Umarım keşfen sâbit bu bilgi, “ALLAH” adındaki inceliği daha iyi anlamamıza ve bu kelimeyi bundan sonra daha yerli yerince kullanmayı bize nasip eder.

29 Ocak 2003
Raleigh – NC, USA