Muhammed Mustafa -2

Ahmed Hulûsi

"Â`MÂ "YI ÜZME!

Velid bin Mugıyre bir gün Efendimiz Aleyhisselâm’la oturmuş konuşuyordu... Daha doğrusu Efendimiz Aleyhisselâm onu da Islâm câmiasına ve inançlarına sokmak için gayret ediyordu..

O sırada Hazreti Hatice`tül Kübra validemizin dayısının oğlu olan ve her iki gözü de görmekten mahrum bulunan Abdullah bin Ümmü Mektum onların yanına çıkageldi.. Ve onların konuşmakta olduğunu görmediği için konuştu:

-Ya Rasûlullah, beni irşad et, Allah`ın sana öğrettiklerinden bana da bir şeyler öğret...?

Müşrik ulularını yola getirmek için çaba sarf ederken Abdullah bin Ümmü Mektum`un araya girmesi Efendimiz Aleyhisselâm’ı üzmüştü.. Havayı dağıtmamak için onunla pek ilgilenmedi..

Bu sırada Abase Sûresinin ilk 14 ayeti nâzil oldu bu hâdiseden dolayı:

"Hoşlanmadı ve yüzünü çevirdi; kendisine o âmâ geldi diye.. Onun hâlini sana ne bildirdi ki? Belki o (öğrendikleriyle) temizlenecekti! Yahut nasihat alacaktı da, o nasihat kendisine fayda verecekti..

Ama, kendisini nasihatten azâde görene gelince; sen ona dönüp kulak veriyorsun !..

Onun temizlenmesinden sana ne ?..

Ama sana koşarak gelen, Allah`tan korkmuş iken, sen ondan yüz çeviriyorsun !..

Hayır, çünkü Kur`ân bir nasihattır, artık dileyen O`ndan öğüt alır.." (Abese Sûresi, 1-12)

Bu âyeti kerimenin nüzûlündan sonra Efendimiz Aleyhisselâm, ne zaman Ümmü Mektum (r.a)a rastlasa ,

- Ey Rabbımın beni uyarmasına sebep olan kişi.. diye iltifatta bulunur ve kendisini yanına alarak bir süre sohbet ederdi..

*  *  *