Muhammed Mustafa -1

Ahmed Hulûsi

BEŞİNCİ YIL

Bundan sonra Mekke`liler epeyce azıtmağa başladılar.. İslâm’ın bildirilişinden, Kur`ân nüzûlünden beş seneyi aşkın bir zaman geçmişti.. Artık Mekke`lilerin eziyetlerine tahammül edemeyen müslümanlara Efendimiz Aleyhisselâm hicret emrini verdi..

- Ey müslümnlar, bari yer yüzüne dağılınız !.. Yüce Allah sizi gene toplar bir araya elbet..

Sordular Efendimiz Aleyhisselâm’a:

-Peki, nereye gidelim ya Rasûlullah ?.. Efendimiz Aleyhisselâm eliyle gösterdi gidecekleri ciheti:

-İşte oraya !. Habeş ülkesine gitmeniz iyi olur !. Habeş hükümdarının yanında kimse zulme uğramaz.. Orası, doğruluk yurdudur.. Allah, sizi belki orada feraha kavuşturur..

Efendimiz Aleyhisselâm’ın bu emrinden sonra onbeş kişilik bir kafile Habeş`e hicret ettiler.. Hicret edenler şunlardı:

Hazreti Osman ve hanımı Rukiyye, Hazreti Ebu Huzeyfe ve hanımı Sehle, Hazreti Zübeyr bin Avvam, Hazreti Abdurrahman bin Avf, Hazreti Mus`ab bin Umeyr, Hazreti Osman bin Maz`un , Hazreti Ebu Seleme ve hanımı Ümmü Seleme, Hazreti Amir bin Rabia ve hanımı Leylâ, Hazreti Ebu Sebre ve hanımı Ümmü Gülsüm, Hazreti Süheyl bin Beyza ...

Bu zevat, İslâm Dini’ni kabulleri nedeniyle yapılan zulüm tahtında ilk defa Efendimiz Aleyhisselâm’ın emriyle hicret edenlerdir..

Bu arada bunların gidişi sırasında da hoş bir durum olmuştur.. Bu hicret eden zevattan bazılarına en ziyade zulüm eden kimseler arasında Ömer bin Hattab da vardı..

Hicret kararı alındıktan sonra bir sabah develer yüklenirken, Amir bazı eksikleri tamamlamıştı ki, o sırada Ömer`in o tarafa doğru geldiği görüldü.. Amir’ın hanımı devenin üzerinde idi. Ömer`in gelmekte olduğunu görünce oldukça heyecanlanmıştı.. Zîrâ Ömer onlara da çok büyük eziyetler yapmıştı..

Leylâ`nın yanına gelince Ömer sordu:

-Hicret mi var Ümmü Abdullah ?. Yolculuk nereye böyle ?..

İçine bir cesaret dolan Leylâ rahatlıkla cevap verdi:

-Evet !.. Vallah, artık bize işkence edilmeyecek insanların bulunduğu Allah`ın başka bir bölgesine gideceğiz.. Sen bize çok zulmet ettin !.. Belki, Allah bize rahat nefes alacağımız bir yer ihsan eder...

Bu sözler her şeye rağmen Ömer`in içine çökmüş, ona bir hüzün vermişti.. Leylâ’ya şimdiye kadar hiç görmediği yumuşaklık, hilm ile cevap verdi:

- Allah yardımcınız, yoldaşınız olsun !.. Ve bundan sonra yürüyüp gitti.. Her şeye rağmen bayağı üzgündü Ömer..

Az sonra Amir içerdeki işini bitirmiş ve Leylâ`nın yanına gelmişti.. Leylâ olanları anlattı efendisine.. Amir ise kesin bir şekilde cevap verdi; Ömer`in bu yumuşaklığından birşey uman hanımı Leylâ`ya:

- Sen, Hattab`ın eşeğinin müslüman olduğunu görürsen; Ömer`in müslüman olmasını bekle !..

İslâm’a ve müslümanlara son derece katı görünmesi, Ömer`den bütün ümitlerin kesilmesine sebep olmuştu..

*  *  *