Muhammed Mustafa -1

Ahmed Hulûsi

SA`D (R.A) IN İSLÂM`A GİRİŞİ

Sa`d (r.a)da Hazreti Ebu Bekir`in teşviki dairesinde İslâm’a girenlerdendir. Kendisi kolaylıkla müslüman olmuştu.. Olmuştu ama esas mesele de bundan sonra çıkmıştı.. Bakın neler olmuştu..

Hazreti Sa`d ‘ın İslâm’a girişinden sonra evinde ibadete başlaması annesi Hamme`yi müthiş üzmüştü..

Hamme putperstlerdendi!.. Hem de koyularından!.. Buna karşılık oğlunun müslüman olması, hele de evde namaz kılmaya başlaması büsbütün onu üzmüş, âdeta deli etmişti...

Bu durum karşısında kendisine karşı son derece bağlı olan oğlunu Islâm Dini’nden geri çevirmek için şu çareye başvurdu:

-Ey oğlum, İslâm Dini’nin ana babaya karşı saygı gösterilmesini emrettiğini sen söylemiyor musun?

-Evet anne...?

-Mâdem ki öyledir, bu takdirde sen de İslâm Dini’ni inkâr etmedikçe ve putlara tapmadıkça ben de ağzıma bir lokma ne yemek koyacağım, ne de su..

-Canın ne istiyorsa onu yap!... Cevabını verdi..

Bunun üzerine annesi Hamme doğruca Kâbe`nin yanına gidip oradaki Saf ve Naile putlarına el sürüp yemin etti ve sonra putların arkasına oturdu... Yemek getirdiler, su verdiler; ne yemekten bir lokma aldı, ne de sudan bir yudum içti.. İki gün ve iki gece bir lokma yemedi.. Aç-bilâç putların arkasında yatakaldı..

Annesinin bu inadı karşısında dayanamayan Sa`d (r.a). doğruca yanına gitti ve yüzüne karşı yemini bastı

- Vallahi anne, iyi bil ki, senin yüz tane canın olsa ve onlar teker teker çıkmaya başlasa; ben gene de O Rasûl’ün dininden ayrılmam Artık, sen ister temek ye, ister yeme!.. Benden sana bunu söylemesi..

Hamme oğlundan bu sözleri işitince mecbur oldu ve yeminini bozarak yiyip içmeye başladı.. Ve bu hadise üzerine âyeti kerime nazil oldu:

"Biz insana, ana ve babasına güzellik tavsiye ettik.. Eğer onlar, hakkında bilgin olmadık bir şeyi bana şirk koşmak için uğraşırlarsa, kendilerine itaat etme.. Dönüşün ancak banadır. Binâenaleyh neler yapar idiyseniz, ben haber vereceğim." (Ankebut Sûresi, Âyet 8)

Hazreti Sa`d (r.a) ın Efendimiz`in nesline ve Hazreti Âli (r.a) a bağlılığını göstermek için burada şu hâdiseyi nakletmek isteriz:

Osman`ın şehit edilmesinden sonra, Muaviye`nin çıkarttığı fitne üzerine Hazreti Osman`ın şehid edilmesinden sonra, Muaviye`nin çıkarttığı fitne üzerine müslümanlar ikiye ayrılmıştı.. Bu ikilikten sonra Muaviye Rasûlullah Aleyhisselâm’ın ashabına mektuplar göndererek, onları kendi safında toplanmaya çağırıyordu...

Bu mektuplardan bir tanesi de Sa`d (r.a) a gelmişti.. Sa`d (r.a) mektubu alınca çok üzülmüştü.. Derhal Muaviye`ye şu cevabı vermişti:

"Ey Muaviye;

Sen devası olmayan bir derdin içine düşmüşsün !..

Beni bu yolda harekete geçirmeye değil sen, Ebül Hasan Âli dahi davet etse kabul etmem..

Sen nasıl olur da Âli`nin bile erişemeyeceği bir şeyi istersin..

O Âli ki, bir günlük sohbeti, senin bütün hayat ve mematından daha hayırlıdır..

Sen ancak, Âli`ye feda olabilirsin, yoksa ona hasım değil!.."

*  *  *