Muhammed Mustafa -1

Ahmed Hulûsi

EBU BEKR

Mekke`de çok sevilen zâtlardan birisi de Teym oğullarından Ubu Bekir idi.. Cömert , güzel ahlâklı, bol bol ziyafet veren bir kimse olduğundan bütün Mekke halkı kendisini severdi.. Çoğunlukla Haremi Şerife gelir ve burada kendisine ayrılan dairede oturarak gelen misafirlerini karşılardı..

Ebu Bekir, Efendimiz`den iki yaş ufaktı.. Ayrıca Ebu Bekir ile Efendimiz’in yedinci batında dedeleri Ka`b oğlu Müre olarak birleşmekte idi.. İki yakın DOST`tular.. Bir çok zananları bir arada geçerdi... Bir defasında putların ve Kâbe`nin yanından geçerken Haremi Şerif`teki inanç mevzuu açılmıştı...

Efendimiz`e şöyle sordu:

- Ey Emin kardeşim; niye sen de diğer Kureyş`liler gibi putlara secde etmez, bu tasvirlere hürmet etmezsin ?..

Efendimiz cevap verdi:

-Ya Ebu Bekir, şu insanların ağaçtan, taştan yaptıkları putlara sonrada tapınmalarını bir türlü aklım almıyor... Bunların ne bir zararı olabilir, ne de faydaları dokunabilir.. Elbetteki bizleri halk eden, rızkımızı veren bir Allah olmalıdır!..

Ebu Bekir`de zaten aynı düşünceleri paylaşıyordu.. Efendimiz’e söyle cevap verdi:

-Benim de aklımdan aynı şeyler geçiyor!.. Fakat bilemiyorum ki, bizim aradığımız, bizi tatmin edecek o din nasıldır?.. Ancak mutlaka onun bir yolu olması lâzım..

Efendimiz bu mevzu açıldığı zaman düşünüyordu derin derin.. Ebu Bekir devam etti konuşmasına..

- İşte bu yüzden de ben dahi, senin gibi düşünüyor, bu sebeple de şu putlara secde edemiyorum.. Düşünüyorum ki, bizi halk eden Allah`ın elbette sevdiği bir dini olmalı.. Ancak bize bu mübârek yolu gösterecek olan elçisi var mı dünyada?..

İşte bu çeşit meseleler sık sık aralarında konuşuluyordu..

O zamanlarda Mekke çevresinde çeşitli mahallerde, senenin belirli aylarında panayırlar kurulurdu.. Bu panayırların en meşhurlarından birisi de Ukaz panayırı idi.. Efendimiz`le Ebu Bekir bu panayıra giderlerdi.

*  *  *