Muhammed Mustafa -1

Ahmed Hulûsi

ZEYD`İN, OĞULLUĞU

Bu arada Zeyd`in babası Harise ise oğlu Zeyd`i dört bir yanda arıyordu... Nihayet Mekke`ye uğradığında oğlunun burada olduğunu öğrendi... Derhal Haremi Şerif`e geldi ve şöyle konuştu:

-Ey Abdullah oğlu... Ey Kureyşin efendisi... Siz Beytullah`ın hadimi, misafirlerin doyurucususunuz... Biz, oğlumuzun sizin yanınızda bulunduğunu öğrenmiş olduğumuz katınıza vardık... Efendimiz sordu:

- Oğlunuz kimdir?...

- Zeyd Bin Harise... Ben de Harise’yim...

- Bundan başka bir arzunuz var mıdır?..

- Hayır, bundan başka bir arzumuz yok...

Bunun üzerine Efendimiz şu cevabı verdi:

-Peki çağırın Zeyd`i buraya, dilediğini yapmakta serbesttir... Kimi şeçerse onunla kalsın... Bu konuşmadan sonra Zeyd çağrıldı... Ve ona soruldu...

- Ya Zeyd, tanırmısın bu kişileri?

- Evet, birisi babam, diğeri de amcamdır... Bunun üzerine Efendimiz Zeyd`e şöyle hitâb etti:

- Ya Zeyd sen bizim yanımızda mı kalmayı tercih edersin, yoksa babanın yanına mı dönmeyi istersin...Zeyd bu soru karşısında bir an duraladı ve derhal cevap verdi:

- Hiç kimseyi sana tercih edemem.. Sen bana herkesten yakınsın...

Bu cevap Zeyd`in amca ve babasını büyük bir şok içinde bırakmıştı!.. Zira özbe öz çocuklarının böyle bir cevap verebileceğini asla hatırlarına bile getirmiyorlardı...

- Yazıklar olsun sana Zeyd !.. Demek sen köleliği hürriyete, sana en yakın olanlara tercih ediyorsun ha ?..

- Hayır, ben köleliği değil, yakınlığı tercih ediyorum.. Zîrâ bu zat bana öyle yakınlık, öyle şefkat gösterdi ki ben onu evde bile görmüyorum !. Bu cevap karşısında Zeyd`in babası ve amcası iyice kızdı ve arkalarını dönerek oradan uzaklaştılar..

Efendimiz de Zeyd`i alarak Kureyş`lilerin oturmakta olduğu Hicr`e gitti.. Ve âdet olduğu üzere Zeyd`i oğul edindiğini şöyle açıkladı..

-Ey hazirun !.. Şahid olunuz ki, bundan sonra Zeyd benim oğlumdur!.. O, bana vâristir; bende ona vârisim !..

*  *  *