Muhammed Mustafa -1

Ahmed Hulûsi

İKİNCİ GÖĞÜS YIKANIŞI

İkinci göğüs yarma hâdisesi de, bu sıralarda, Efendimiz 10 yaşına girdiği zaman olmuştu.. Efendimiz bu ikinci göğüs yarma hâdisesini şöyle anlatmıştı;

"İki kimse gelip, beni arka üstü yatırdılar, göğsümü yardılar. Yanlarında som altından bir leğen vardı. Birisi su döktü, diğeri de içini yıkadı. Sonra kalbimi yararak içinden bazı şeyler çıkardılar. Arkadaşı da bir kan pıhtısını dışarı attı."

Efendimiz 13 yaşına bastığı sene Şam yolculuğuna çıktı. Bu seyahat gerçekten çok önemliydi.. Şöyle oldu: Ebu Talib maişetinin biraz daha artması için ticaretle meşgul olmaya başlamıştı. Bu sebeple o sene Şam`a gidecek ticaret kervanına katılmaya karar verdi ve hazırlıklara başladı... Nihâyet hazırlıklar bitmişti, yola çıkma vakti gelmiş çatmıştı.. Ebu Talib, Efendimiz`in hem yolda yorulmaması, hem de bir şey olmaması düşüncesiyle yalnız gitmeye kararlıydı. Ayrıca yolda karşılarına eşkiyalar da çıkabilirdi ki, bu da bir tehlikeydi. Kervan yola çıkacağı zaman Efendimiz de aralarında olmak üzere bütün hâne halkı onu geçirmeye gelmişti. Ebu Talib devesine binmiş, neredeyse hareket etmek üzereydi.

Bu sırada Efendimiz`in Ebu Talib`in devesinin yularına yapıştığı ve yaşlı gözlerle şöyle konuştuğu görüldü:

-Amca, amca beni nasıl bırakıp gidiyorsun? Benim ne anam var, ne de babam? Sen de mi bırakıyorsun beni yalnız?.. Efendimiz`in bu sözleri Ebu Talib`i can evinden vurmuştu.. Bir anda gözleri doldu, heyecanlandı ve devesinden atlayarak Efendimiz`e sarıldı..

-Vallahi hayır, Ya Muhammed!.. Ne ben seni bırakırım, ne de yanımdan ayırırım!.. Sen benim gözlerimin nuru, gönlümün sürurusun!.. Ve Ebu Talib`in aldığı bu karar üzerine Efendimiz de amcasıyla birlikte Şam yolculuğuna çıktı..

*  *  *