Hz. Muhammed Neyi "Oku"du

Ahmed Hulûsi

DİNLER Mİ, "DİN" Mİ

"Velleziyne yu`minune bimâ unzile ileyke ve mâ unzile min kablik..."

“Ve onlar sana inzâl olana, ve öncekilere inzal olana iman ederler..."

Hatırlanacağı üzere, daha önceki bölümlerde iki âyetten sözetmiştik... Tekrarında yarar vardır düşüncesiyle yine yazıyorum:

-"ALLAH İNDİNDE DİN İSLÂMDIR...!" (3-19)

-"KİM İSLÂM DIŞINDA DİN SEÇERSE BU GEÇERLİ DEĞİLDİR !." (3-85)

Bu âyetlerden birincisini şayet iyi anlarsak; görürüz ki âyette herhangi bir zaman kaydı ve belirlemesi mevcut değildir...

Bu da demektir ki, tüm zamanlarda,insanlar varoldukça, Allah indinde “DİN” kabul edilen, tek bir sistem vardır; o da “İSLÂM”dır; ve “DİN” budur işte!..

Adem Nebi’den  günümüze ve kıyâmete kadar geçerli olan “DİN”  İslâm`dır!..

Şimdi şu soru sorulabilir... Geçmişten gelen Yahudilerin dini, yani Musevilik ya da Hıristiyanlık gibi dinler ne oluyor?... Onlar Allah indinde “DİN” değil mi?

Eğer, “İSLÂM”ın mânâsını hakkıyla anlarsak, görürüz ki, ister Hazreti Musa Aleyhisselâm olsun, ister Hazreti İsa Aleyhisselâm olsun hepsi de gerçekte tek bir sistemi anlatmaya çalışmıştır... Ancak onların anlattıkları evrensel bir kavram olan “İSLÂM” anlayışı, mensupları tarafından tam olarak kavranılamadığı için, kavim dini hâline gelmiştir.

Bu sebepten dolayı Yahudiler der “sadece yahudi ırkı cennete girecektir”; Hıristiyanlar der: “sadece hıristiyanlar cennete girecektir”.

Oysa biz diyoruz ki; “İSLÂM” ehli olarak: “Bütün Hak Nebi ve Rasûllerin  bildirdiklerini kabullenmiş ve onların gösterdiği yoldan gitmiş olan herkes hangi ırk ya da topluluktan olursa olsun, neticede cennete girer.”

Ya da daha gerçekçi bir ifadeyle şunu söyleyelim... “Allah`ın dilediği herkes cennete girecektir!.”

Biz Allah Rasûlü ve son Nebi Hz. Muhammed Mustafa`nın tüm bildirdiklerine iman ederiz... Ayrıca, daha önce diğer Nebi ve Rasûllerin  ve nihayet Hazreti Musa ile Hazreti İsa`nın dahi orijinaliyle söylediklerine iman ederiz...

Biliriz ki onlar da kendi toplumlarına "ALLAH"ı bildirmişler; "ALLAH" indindeki “DİN”i, ve o devrin şartlarına uygun yaşam kurallarını Allahın vahyettiği biçimde getirmişlerdir...

“DİN”de iki tür beyan vardır:

Birincisi, hiç bir zaman değişmeyen, zamanüstü kesin gerçekler...

İkincisi, toplumlara, içinde yaşadıkları şartlara göre en ehven korunma yollarını gösteren koşullar... Bunlar, devirlere ve toplumlara göre, Nebiler aracılığıyla değiştirilmiştir.

Yani, "Allah" indinde tek “DİN” olan İSLÂM, zamanüstü kesin gerçekleri vurgulaması itibariyle her zaman yürürlükte olması yanı sıra; insanlara önerileri yönünden de çeşitli yeniliklere açık bir dindir...

Bu sebeple hep aynı tek gerçeği seslendiren geçmişteki tüm nebilere inandığımız gibi, onları getirmiş oldukları kitaplardaki orijinal bilgileri de tasdik ederiz.

Biliriz ki, iman edilmesi gerekli olan ALLAH`ın varlığı, ölümötesi yaşam, meleklerin varlığı, dünyada yaptıklarının neticesine katlanma zorunluluğu gibi hususlar hepsinde ortaktır... Ve bu şartlarda zaman içinde hiç bir değişme söz konusu değildir...

Buna karşın, toplumların sosyal düzeniyle ilgili bir çok hususta elbette ki öneriler değişmiştir... Ancak bu asla, değişik dinler gelmiştir; anlamına değildir!..

Bu hususu da böylece tespit ettikten sonra geldik önemli bir konuya daha:

ÖLÜMÖTESİNE "İKAN" NEDİR ?

 ***