Hz. Muhammed Neyi "Oku"du

Ahmed Hulûsi

TAKVÂ

“KORUNMAK İSTEYENLER” diye Türkçeleştirdiğimiz "MUTTAKÎLER" tâbiri üzerinde duralım biraz da...

"TAKVÂ", karşılaşacağı bir tehlikeden korunma anlamınadır... Kişinin neticede azâb ve sıkıntı, üzüntü duymasına yol açacak her türlü olay mânâsına gelir...

"MUTTAKÎ" ise "KORUNAN" anlamını ihtiva eder...

"KORUNMAK" isteyenler için olayın üç boyutu vardır;

1-“Şirk”ten korunma: Allah yanı sıra tanrı kabullenmekten kaçınma.

2-“Günah” kabul edilen hususlardan uzak kalmak suretiyle korunma.

3-"ALLAH"ın "KULU"na yakışmayan düşüncelerden arınmak suretiyle korunma.

Bir ve ikinci tür korunmalar her yerde anlatıldığı için tekrarını zâid addederek, kısaca üçüncü tür "korunmayı" izah etmeye çalışalım...

"ALLAH" "KULU"na yakışan odur ki;

Her an, her yerde, her nefeste, daima, "ALLAH"a “kulluk” için varolduğunun bilincinde olarak; O`nun esmâ ve sıfatıyla var olduğunu; O`nun yanında bir “hiç” olduğunu; tüm duygu, düşünce ve fiilinde “benliksiz” bir biçimde O`nunla olduğunu hissedip yaşasın...

Karşısındakinin dahi, "ALLAH" esmâ ve sıfatının mazharı olarak var göründüğünü; fiillerinin yaratıcısının "ALLAH" olduğunu müşahededen bir an bile kesilmesin... Ve her hâlinde bu "korunma" üzere olsun...

Şimdi olaya bir de en geniş kapsamlı hâliyle bakalım... "KORUNMA" neden?... Ve niçin bütün insanlara "hidâyet değil" de, sadece "korunmak isteyenlere hidâyet" ?..

Hatırlayalım âyetin mânâsını:

-"KUŞKULANILABİLİR HİÇ BİR YANI OLMAYAN O KİTAP, KORUNMAK İSTEYENLERE HİDÂYETTİR..."

" ALLAH " düzeni olan bu evrensel SİSTEMDE, görülmektedir ki, her birim varolmakta, yaşamakta, üremekte ve ölmekte yani dönüşüme tabi olmaktadır.. Herkes için geçerli olan kural budur!..

Buna göre, bir insanın geleceğini yani ölüm-dönüşüm ötesini düşünüp, en azından bu köşenin ardında kendisini bekleyeni araştırması zorunludur...

Burada Hazreti Âli`nın birisine verdiği cevap son derece ilgi çekici ve ibret vericidir...

Ölüm ötesinin konu edildiği sırada, karşısındaki sorar:

-Âhirete hazırlanmamı istiyorsun Ya Ali; ama ya ölüm ötesinde dediklerinin hiç birisi yoksa?.

Hazreti Âli son derece güçlü bir derin düşünce ve mantık eseri olan uyarıyı yapar:

-Şayet senin inancın üzere, ölüm ötesinde hiç bir şey yoksa; şu anda bunları yapmaktan dolayı benim ölüm ötesinde hiç bir kaybım olamayacaktır!...

Ancak, ölüm ötesinde Allah Rasûlü’nün haber verdikleri karşına çıkınca; ve sen de o haber verilenlere göre hazırlıklı değilsen; ebediyyen başına gelecekleri düşünüyor musun?..

Bu durumda neleri yitirmiş olacağını ve bir daha da asla telafi edemeyeceğinin acaba bilincinde misin?..

Şimdi en basit düzeyde düşünelim...

Ölüm ihtimali olan yükseklikten kendinizi aşağıya atmıyorsunuz!..

Gene aynı tehlike sözkonusu ise, denize de girmiyorsunuz!... Başınıza gelecek tehlikeden "korunmak için"!.

Demek ki doğal olan, tehlikeden “korunma” düşüncesidir!.. Hele bazılarının şu sözü ne kadar enteresandır...

-Canım öldükten sonra bakarız!... Eğer devamı varsa hayatın, o zaman elbette bir şeyler yaparız!...

Adam hiç yüzme bilmiyor... Uyarıyorsun,bir gün denize düşersin; iyisi mi şimdiden tedbirini al, yüzme öğren!...

Cevap veriyor size...

-Denize düştüğüm zaman yüzmeyi öğrenirim elbet!!!...

Öyle ise Evrensel Kitap olan yaşam SİSTEMİ gerçeği de, "okunabildiği" takdirde fark edilecektir ki; insan için ölümötesi yaşam sözkonusu olduğunda pek çok tehlikeler mevzubahis olacaktır... Bu durumda akıllı bir insan için de yapılacak en iyi iş elbette ki bu tehlikelere karşı "korunma" tedbirlerine başvurmaktır...

Peki öyle ise nedir "KORUNMA" tedbirleri?...

"KORUNMAK İSTEYENLER", neler yaparak bu konuda başarılı olup; tehlikeleri yarıp geçerek kurtuluşa ererler?..

    *  *  *