Hz. Muhammed Neyi "Oku"du

Ahmed Hulûsi

"SEMÂVİ DİNLER" YANLIŞI

Burada hemen, ancak günümüzde düzeltilmesi mümkün olabilecek şu yanlış anlamayı da doğrultmaya çalışalım...

Hepimiz biliyoruz ki...

 "ALLAH iNDİNDE DİN iSLÂM`DIR"... (3-19)

“KİM İSLÂM’DAN GAYRI DİN EDİNİRSE BU, KESİNLİKLE GEÇERLİ OLMAZ!.”

 Dolayısıyla, Adem`den Hazreti Muhammed Aleyhisselâm’a kadar bütün Nebiler yeryüzündeki insanlara hep, "ALLAH" indinde tek "DİN" olan bu "İSLÂM"ı tebliğ etmişlerdir.... Bu sebeple, "DİNLER" tabiri yanlıştır!...

Ya "ALLAH"ın belirleyip ortaya koyduğu "DİN" vardır; ya da beşerin düşüncesinden doğan inanış şekilleri!...

Bu arada, "DİNLER" kabul edip, bunları da "semâvi" ve "semâvi olmayan" diye ikiye ayırmak..

Üstüne üstlük bir de, sanki “semâvi olan birkaç din varmış” gibi anlamak bambaşka bir yanlıştır... Tamamıyla bilgisizlikten ve düşünmemekten ileri gelen bir kabulleniştir!...

Nihayet üçüncü olarak günümüz insanını yanlış anlamalara sevkeden “semâvi din” tabiri dahi ifade ettiği anlam itibariyle çok yanlıştır...

Öyle ise "İSLÂM DİNİ" bir "SEMÂVİ DİN" mi ? “ALLAH DİNİ” mi?

Sanırım buraya kadar sabırla bizi okumak lûtfunda bulunduğunuza göre, aynı olgunlukla, bundan sora da devam edecek; ve neticede de bizim haklılığımızı tasdik edeceksiniz...

"SEMÂVİ DİN" tâbiri, insanların çeşitli putlara taptığı zamanlardan kalan, “yeryüzündeki herhangi bir TANRIDAN değil”, anlamına olarak kullanılan tabirdir dikkat ederseniz...

"Semâvi"nin mânâsı "GÖKTEN GELEN" demektir!.

"Semâ" yani "GÖK" dediğiniz anda dikkat ediniz, bir "MEKÂN" belirlemiş olursunuz!..

Oysa...

İslâm Dini’nin anlattığı maddeötesi yapıda "GÖKTE BİR MEKÂN" asla sözkonusu değildir...

"ALLAH", asla bir "GÖK TANRISI" değildir!... SEMÂDA BELLİ BİR MEKÂNI YOKTUR !

"ALLAH" katından, indinden nâzil olan "ALLAH KELÂMI KUR`ÂN", SEMÂDA BELLİ BİR MEKÂNDAN GELMEMİŞTİR !.

CEBRAİL dahi semâdaki falanca ya da filanca yıldızda belirli bir mekândan Dünyaya inmemiştir...

"ŞİR`A YILDIZININ RABBİ DE ALLAH`TIR"

Açıklama ve uyarısı, bir kısım insanların, Arapça’daki adıyla "ŞİR`A" ve günümüz ismiyle "SİRİUS" yıldızının, "TANRI" olmadığını; ve mekân ifade eden kavramlardan "ALLAH"ın münezzeh olduğunu vurgulama sadedinde kullanılmıştır...

Netice itibariyle, "ALLAH" ismiyle işaret edilen sonsuz-sınırsız Azîm varlık ve "O"nun katından "inzâl" olmuş mahlûk olmayan, "ALLAH KELÂMI KUR`ÂN", "Semâvi", yani semâdan gelmiş, yani belirli bir mekândan gelmiş olmayıp; "BOYUTSAL" derinlik ifade eden "ALLAH’IN EVRENSEL KİTABI" kelimesiyle tanımlanabilir ancak!..

Yüce kitabımız "KUR`ÂN-I KERİM", ALLAH KELÂMI olması hasebiyle, ve ALLAH`ın semâda bir mekânı bulunmaması, mekân kavramından münezzeh olması nedeniyle, "Semâvi KİTAP" değil, "ALLAH İNDİNDEN GELMİŞ KİTAP"tır!...

"ALLAH İNDİNDE DİN OLAN İSLÂM" için ise “kozmik” vasfı kullanıp, "KOZMİK DİN" şeklinde tanımlamak bilgisizlik ve bilinçsizlik ifadesidir!...

"DİN" ne uzaya aittir, ne “boyutsallığa” aittir ve ne de evrensel yapı kökenlidir!..

"DİN", "Allah"tandır; "ALLAH"a aittir!... "DİN"in sahibi, BELİRLEYİCİSİ, ortaya koyucusu, yürütücüsü ve koruyucusu hep "ALLAH"tır!...

"Kozmik Din" gibi tâbirler, hep, "DİN" olayının ne olduğunu bilmeyen kişiler tarafından kullanılan yanlış ve anlamı olmayan yakıştırmalardır!..

Biz, "ALLAH" indinde "DİN" olan "İSLÂM"ı, çağdaş bilimler eşliğinde daha derinliğine anlama ve anlatma yolunda hizmet veren kişiyiz!.. Eğer bu çalışmalar, "yeni bir din empoze ediliyormuş" gibi tanımlanır veya algılanırsa; bu en basitiyle, "basiretsizlikten ve cahillikten" başka bir şey olamaz!.

"Kozmik Din" sözünden anlaşılan, evreni oluşturan bilincin sistemidir; ki bu görüş netice itibariyle, "İSLÂM" dışı bir düşünce şekli olan "panteizm"e gider!...

Ayrıca...

"ALLAH"için dahi, “KOZMİK VARLIK”, ya da “KOZMİK BİLİNÇ” tâbirleri kullanılamaz!...

 "Semâvi" kelimesi, nasıl "MEKÂN" ifade ediyorsa, ve bu yüzden "ALLAH İNDİNDEKİ DİN İSLAM" için kullanımı yanlış ise...

Kozmik” kelimesi dahi, “BOYUTSAL” bir kavram tanımlaması sebebiyle, "ALLAH" için kullanılamaz!..

Öte yandan gerek, Kelâmı İLÂHİ`nin; ve gerekse CEBRAİL ve sair bir kısım melâikenin "beşer"e "NÂZİL" oluşu yani "inişi" MEKÂNSAL DEĞİL BOYUTSALDIR!.

Cebrail ve sair "melekler" için, "boyutsallık" ifade etmesi sebebiyle ve olayın bu yönüyle "KOZMİK VARLIK" tâbirini kullanabiliriz...

Gerek algılamakta olduğumuz "EVRENİMİZ" için; ve gerekse de "ALLAH" isimlerinin terkipsel mânâlarını sergilemekte olan “MUTLAK EVREN” için “KOZMİK KİTAP”, ya da "EVRENSEL KİTAP" veya "SİSTEM KİTABI" tâbirini kullanabiliriz... Ve hattâ...

"EVRENSEL KİTAP"ta ortaya çıkan "ALLAH İSİMLERİNİN MÂNÂLARINI" Basiretle, ferasetle ve nüfuziyetle okuma anlamına olarak; "İKRA"dan muradın "SİSTEMİ OKUMAK" olduğunu vurgulayabiliriz!!...

Olay, "EVRENSEL KİTABIN", beşer tarafından "BOYUTSAL OKUNUŞU"dur !.

Yani, "Evrensel SİSTEMİN" beşer tarafından farkedilmesi, kavranılması ve değerlendirilmesidir!..

Yıllardır, asırlardır, klasik anlatımla şartlandırılmış insanların, bir anda bu izah ettiğimiz hususları kavramalarını beklemiyoruz... Bu herşeyden önce bir zaman meselesidir...

Zaman içinde bu anlattıklarımız, belki önce inkâr ve red edilecek, sonra tartışılacak, sonra objektif ve önyargısız bir biçimde düşünülmeye başlanacak ve bu aşamadan sonradır ki, açıkladığımız gerçekler tasdik edilecektir...

Ancak, bu herkes için böyle olacak demek de değildir...

Kitaplarımıza, önyargısız ve objektif olarak yaklaşıp, ne dediğimizi samimi olarak anlamak isteyenlere ALLAH elbette ki samimiyetleri karşılığı kısa zamanda bu gerçekleri görmeyi de nasip edecektir

Gelelim biz gene "OKU"maya...

Buraya kadar,”OKU”mak işleminin kağıt üzerindeki metin olmadığını iyice anladık herhalde...

İkinci olarak “OKU”mak işleminin nasıl ve neyle olduğuna da dikkati çektik...

Şimdi sıra geldi üçüncüye...

             *  *  *