Hazreti Muhammed`in Açıkladığı Allah

Ahmed Hulûsi

SUNU

Bu kitabımızın adı «Hz. MUHAMMED`İN açıkladığı ALLAH» konuldu!..

Belki de, pek çoğumuz için şaşırtıcı bir isim!..

Niçin, sadece «ALLAH» değil de, «Hz. MUHAMMED`in açıkladığı “ALLAH»?.

Bu kitapta biz, elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce, «ALLAH»ın «TANRI» olmadığını; çeşitli, yanlış bilgilere ve şartlanmalara dayanan hayâlimizdeki «TANRI»ların, asla, Hazreti Muhammed Mustafa Aleyhisselâm`ın tebliğ etmiş olduğu «ALLAH» ile bağdaşmadığını izah etmeye çalışacağız...

En ilkelinden, gelişmişine kadar, hemen herkesin düşüncesinde bir «TANRI» vardır...

Ona kızar, Onu sever, onu yargılar; zaman zaman, yaptığı yanlış(!) işleri yüzünden onu itham eder; âdeta, O`nu yukarıda bir yıldızda ya da boşlukta oturmakta olan bir tonton dede, ya da celâlli bir sultan gibi tahayyül ederiz!..

Biraz daha geniş düşünenler ise, bu tahayyülümüzdeki «TANRI»nın olamayacağını söyler ve «biz Tanrıya inanmıyoruz» derler; ki ateist-Tanrıtanımaz olarak adlandırılırlar.

Oysa, ne Tanrıtanımazların (ateistim diyenlerin), ne de hayâlinde, duyduklarına, şartlanmalarına göre bir TANRI tasavvur edenlerin, «Hz. MUHAMMED`in açıkladığı ALLAH»tan hiç haberleri yoktur!.

Hz. MUHAMMED`İN açıkladığı "ALLAH", ne demek?..

İşte bu kitabı, bunu anlatabilmek için kaleme aldık!.

Hz. Muhammed Aleyhisselâm`ın bize varlığını haber verdiği; târife, anlatmaya, idrâk ettirmeye çalıştığı "ALLAH İsmiyle İşaret Edilen"i, anlayabildiğimiz ölçüde sizlere takip eden sahifelerde izaha çalışacağız...

Çıkış noktamız, Kur`ân-ı Kerîm`deki «İHLÂS» sûresidir!..

Hani şu hepimizin «Kul Hû vALLAHu AHAD» diye bildiği, fakat derinleme mânâsının çoğunlukla farkında olmadığı sûre...

«Kur`ân `ın üçte birine denk» olarak bildirilen sûre...

Cahil, bilmeyen; aptal, bilmediğini bilmeyen; ahmak da, anlıyamadığını anlamayandır!..

Kur`ân-ı Kerîm`de «AKLA» son derece büyük önem verilmiş ve hep akıl sahiplerine hitâp edilmiştir...

Aklını kullanamayanlar çok kınanmış, insanların aklını kullanarak gerçekleri görmeleri talep edilmiştir.

Aklını kullanamayan, düşünebilme yeteneği olmayan, buna rağmen de kendini aydın sanan bazı okuma-yazma öğrenmiş kişiler; gerçek beyin düzeylerini ortaya koyan yazılarla, KUR`ÂN TANRISININ ilkeliğini vurgulayarak; ateistliklerine dayanak bulmaya çalışmaktadırlar!.

Şayet bir nebze izânları mevcut ise, elbette konuyu derinlemesine araştırma gereğini duyacaklardır...

Bunu yapmazlar da, yanlış bilgiler üzerine kurdukları hayâlî inkârlarına devam ederlerse, elbette ki bunun neticelerine de katlanmak zorunda kalacaklardır.

Esasen «tapınılan tanrıların» var olmadığını, ancak «ALLAH»tan söz edilebileceğini vurgulayarak, din konusuna giren Hazreti Muhammed`in, neyi anlatmak istediği, günümüzde, maalesef, hemen hemen hiç anlaşılamamıştır!..

Batı dünyası, "ALLAH İsmiyle İşaret Edilen`i, daha önce duydukları TANRI`nın, daha bir büyüğü gibi anlayarak, tamamiyle ters bir yönden konuya yaklaşmakta; ve bu yüzden de gerçek hedeften çok uzaklara rota çizmektedir!.

İslam âlemi ise genel çizgileri ile, üzülerek ifade etmek zorundayım ki, Hz. MUHAMMED`İN açıkladığı “ALLAH”ı farketmeyip, âdeta bir GÖK TANRISINA iman eder hâldedir!.

İşin şekil yönüne dair sayısız ve sınırsız tartışmalar, hadsiz hesapsız uzayıp giderken; Dinin tamamiyle özü olan,”ALLAH”a iman ve Amentü`de belirtilen hususlara iman konusu hiç ele alınmamakta; bu yüzden de sayısız yanlışlar doğruymuşcasına kabul edilip, temel sayılarak üzerine binalar kurulmaktadır.

İslam Dini`nin temelini «ALLAH» olgusu meydana getirir!.

"Tapılacak TANRI yoktur, sadece ALLAH vardır!.".

İşte, bu ifadeden, şu mânâ dahi çıkmaktadır:

«ALLAH, bir TANRI değildir!..»

Peki, öyle ise “ALLAH” nedir?..

İşte Hazreti Muhammed Aleyhisselâm, vahyolan Kurân-ı Kerim ile «ALLAH nedir?» suâlinin cevabını açıklayarak; insanların TANRIYA tapmamasını istemiş; onları, hayâlî TANRILARDAN boş yere medet ummak yüzünden, geleceklerini tehlikeye atmamaları yolunda uyarmıştır.

Kur`ân-ı Kerîm`i bize tebliğ eden Hz. MUHAMMED, TANRI`nın var olmadığını; yalnızca, “ALLAH”ın mevcut olduğunu; yaşamda bir sistemin varlığını ve bu sistem içinde gerekli çalışmaları yapmayanın, kendi fiilleri neticesi çok büyük azaplar duyacağını; anlatmıştır.

Öyle ise bizim için önemli olan; şâyet ölümötesi yaşamı farkediyorsak, «ALLAH»ı tanımaya çalışmak; ve ölümötesi yaşama, ne olduğunu anlayarak hazırlanmaktır...

Şayet bu yolda bir çalışma yapmayıp, sadece dünyada bırakacağımız şeylere dönük bir şekilde ömrümüzü harcarsak, bilelim ki geçmişi asla telâfi edemeyeceğiz.

Bunu kısaca böylece belirttikten sonra, şimdi gelelim Hz. MUHAMMED`İN açıkladığı “ALLAH”A...

Bakalım, Hazreti MUHAMMED Aleyhisselâm, bize «ALLAH»ı nasıl tanıtıyor...

*  *  *