Hazreti Ebubekr Es Sıddık

Ahmed Hulûsi

IRAK SEFERİ

Hicretin on ikinci senesinde,iranimparatorluğunun günden güne zayıflayıp çökmekte olduğuna dair haberler gelmeye başladı Medine`ye..

Bu durumu Halife Ebu Bekr es Sıddık öğrenir öğrenmez, Yemame`de bulunan Hazreti HÂlid`e bir mektup yolladı. Bu mektubunda, derhal Yemame`den ayrılarak Irak`a yürümesini, Hira ve Kufe şehirlerini sonra da, Madeyn ve Ubulla şehirlerini zaptetmesini emrediyordu.azreti S›dd›k

Hazreti HÂlid bu mektubu alır almaz, hemen ordunun başına geçerek Yemame`yi terkedip Hira`ya yollandı. Hira şehrini pek de zor olmayan bir mücadelden sonra cizyeye bağladı.

Yapılan andlaşmaya göre Hira halkı, her sene aralarında toplayacakları yüz doksan bin dirhemlik bir vergi ödeyecekler; buna karşılık olarak da, onlar bütün düşmanlarının taarruzlarına karşı müdafaa edileceklerdi.

Hira ahÂlisi, bu anlaşma yapıldığı zaman, bir çok kıymetli hediyeler getirdiler Hazreti HÂlid`e. O da bütün bu hediyeleri doğruca Medine`ye, Halife`ye yolladı.

Halife Hazreti Ebu Bekr es Sıddık, bu değerli hediyeleri görünce, halkın hem cizye, hem bu gibi hediyelerle zarara uğrayacağını düşündü... Sonra da bu gönderilmiş olan hediyelerin bedellerini hesaplatarak, Hira halkının vereceği vergi bedelinden indirtti.

Bilahare Hazreti HÂlid`e haber göndererek, Hira halkından bu indirilmiş mikdar üzerinden vergi alınmasını emretti...

Böylelikle Halife Hazreti Ebu Bekr es Sıddık, şimdiye kadar tarihte misli görülmemiş bir adalet örneği verdi.

Hazreti HÂlid bundan sonra on sekiz bin kişilik ordusu ile, Halife Hazretlerinin emretmiş olduğu gibi Ubulla üzerine yürüdü.

Ubulla şehrinin vÂlisi olan Hürmüz de yirmi bin kişilik ordusu ile O`na karşı çıktıysa da; akşam olduğu zaman Hürmüz`ün ordusunda esir edilmedik veya öldürülmedik bir tek ateşperest kalmadı.

Ertesi sabah şehre giren Hazreti HÂlid`in ordusu, şehirde misli görülmemiş bir ganimet elde etti. Ele geçirilenler arasında,iranimparatoru`nun Hürmüz`e vermiş olduğu ve üzerinde yüz binlerce dirhem kıymetinde mücevherat bulunan meşhur "Kırmızı Tac" da vardı.

Ganimet taksimi yapıldığı zaman, adet olduğu üzere ganimetin beşte biri ile kırmızı taç, ve bir de ele geçirilmiş olan fil Medine`ye gönderildi...

Bu harbin neticesi, Ahvaz`da bulunan imparatorun umumi vÂlisi Karin`in kulağına gidince, derhal elli bin kişilik muazzam bir ordu tertipledi ve Hazreti HÂlid`in üzerine yürüdü.

Hazreti HÂlit de Cenabı Allah`ın yardımına sığınarak, on sekiz bin kişilik ordusu ile ona karşı çıktı...

Sabahleyin başlayan harp, çok kanlı ve dehşet verici bir şekilde devam etti. Müslümanlar bu savaşta da Allahü Teala`nın yardımı ile koca ateşperest ordusunu yarım gün içinde perişan ettiler!..

O gün hava kararıncaya kadar, ateşe tapan müşrikler takip edilip, öldürüldüler. Ertesi sabah, harp sahasındaki ateşperest leşleri sayıldığı zaman, otuz bini geçmekteydi çıkan rakam...

Bundan sonra ordu müşriklere karşı savaşmaya devam etti. Arka arkaya bir çok şehirler ve kaleler ele geçirildi...

ArtıkIslâm`ın şanını dünya`ya yayma vakti gelmişti. Bundan sonraIslâmiyet, bir çığ gibi gelişecekti...

Kısa bir zaman zarfında, Irak havÂlisinde ele geçmedik yerler parmakla sayılacak kadar az kalmıştı.

Üstelik müslüman idarenin altına giren memleketlerdeki ahÂli, karşılaştıkları fevkalade dürüst idare, ahlak ve adalet anlayışı;Islâmiyetin din olarak mükemmelliği, ora halkının kısa bir zaman zarfında kendi arzusu ile müslüman olmasına yol açıyordu.

Artık Irak`ın fethinden sonra, sıra Suriye`ye ve zamanın en büyük şehri olan Şam`a gelmişti!.

Halife Hazreti Ebu Bekr es Sıddık, ashabın ileri gelenlerinden kurulu olan danışma meclisini toplayarak; onlara, Suriye üzerine bie sefer yapmak ve bu suretle Şam`ı daIslâmiyete kazandırmak istediğini anlattı.

Toplantıya katılanların hepsi de bu isteği tasvip ettiler. Böylece Suriye seferi için de, bu günkü deyimle, meclisin ittifakı sağlanmış oldu.

Alınan bu karar üzerine, Halife Hazreti Ebu Bekr es Sıddık bütün memleket çapında seferberlik ilan etti ve, bütün kabile ve şehirlere haberciler göndererek, Onları Şam üzerine yapılacak bir sefere katılmaya davet ve teşvik etti.

 *  *  *