Hazreti Ebubekr Es Sıddık

Ahmed Hulûsi

EBU BEKR`İN İSLAM`I KABULÜ

Uzaktan horoz sesleri gelmeğe başlarken Rasûlü Ekrem rahatlamış olarak ayağa kalktı... Kimi davet edeceği aklına gelmiş olacak!..

Ağır adımlarladışarı çıktı ve yürümeğe başladı...

Evet, Rasûlü Ekrem, en yakın arkadaşı Ebu Bekr`e gidiyor anlaşılan..

Diğer taraftan...

Ebu Bekr`in evinde ise...

Canı sıkılan bir Ebu Bekr!..

Duramıyor evde ve dışarı atıyor kendisini...

Ve ne enteresan raslantı ki, Efendimiz aleyhisselam O`na doğru giderken, Ebu Bekr de tam karşıdan geliyor!..

Birbirlerini görünce ikisinin de yüzü güldü!..

-Sana danışmaya geliyordum Ya Eba Bekr!...

-Ben de sana danışmaya geliyordum ya Muhammed!... Ama önce sen anlat... Zira benim anlatacaklarım hayli uzun...

-Dün akşamüstü Hıra tepesindeki mağarada iken, bir melek göründü!.. Bana, "İKRA" dedi!...

Sonra dün gece evde iken gene geldi; ve beni, insanları hak yola davet etmeğe memuretti!... Benim ahir zaman peygamberi olduğumu bildirdi...

İnsanları, Kainatın Yaradıcısı olan ALLAH`a imana davetle görevli olduğumu tebliğ etti!..

Ben de sana geliyordum, danışmak için... Kimleri bu hak dine davet edeyim?.. Kime bunları açayım ki?...

-İzin ver ilk davet ettiğin kişi ben olayım..?

Rasûlü Ekrem bu sözlere çok sevinmişti... Hemen Kelime-i Tevhidi öğretti Ebu Bekr`e..

-"L  İLAHE İLLALLAH !. "

-"TANRI YOKTUR, YALNIZCA ALLAH VARDIR !."

Bu sohpet ile ilgili olarak çok sonraları şöyle bir açıklama yapmıştı:

-Hak Dine girmeleri için kendilerine davette bulunduğum insanların hepsi ilk anda tereddüt ettiler, zorluk çıkarttılar; sadece Ebu Bekr müstesna!..

Kendisine Allah`a imanı teklif ettiğim zaman, bir an dahi tereddüt göstermedenIslâm`ı kabul etti!.."

Keza bu husus Allah tarafından Kur`an-ı Kerimde şöyle açıklanmıştır:

-"SIDK`I GETİREN VE ONU TASDİK EDEN... İŞTE BUNLAR, KORUNANLARIN TA KENDİLERİDİR!."

Hazreti Ebu Bekr müslüman olduktan sonra bir süre topluma bunu açıklamayı mahzurlu gördü... Ancak elaltından yakın dostlarına sevdiklerine bu gerçeği anlatıyor ve onları da bu Dine davet ediyordu..

Ne var ki toplumun kendilerine karşı bir savaş açmalarını da önlemek zorundaydı ve bu yüzden de son derece dikkatli davranması gerekiyordu.

İşte bu sebepledir ki ancak çok iyi tanıdığı ve güvendiği kişilereIslâmı, güzelliklerini, hoşgörüsünü açıklamaya çalışıyor; tanrılara ve putlara tapınmanın ne kadar boş bir şey olduğunu idrak ettirmeye çalışıyordu...

*  *  *