Gavsiye Açıklaması

Ahmed Hulûsi

SIRRÎ NEŞ`E

"-Yâ Gavs-ı Â`zâm. Bütün ruhlar raksederler kalıplarında kıyâmete kadar; «elestü birabbiküm» sözünün mânâsından dolayı, sonra da derler ki, «Rabbimizi gördük»!.."

Bütün ruhların kalıplarında raksetmesinin anlamı, onların, her an kendilerine ulaşan yeni yeni tecellîlerin hükmü altında şekliyle kulluklarını yerine getirmelerinin oluşturduğu sırrî neş`edir!..

Onların içinde bulundukları bu hâl aynı zamanda onların fıtrî zikirleridir, ki bu duruma şu âyeti kerîme işaret eder:

"HİÇ BİR ŞEY HÂRİÇ OLMAMAK ÜZERE, HER ŞEY O`NU ZİKREDER!. FAKAT SİZ, ONLARIN ZİKİRLERİNİ ANLAYAMAZSINIZ"

İşte bu sebepledir ki, bütün varlıklar, varoluş aslî görevleri itibarîyle her an kendilerinden dileneni yapmaktadırlar ve bununla da zikir hâllerini muhafaza etmektedirler; ve bu hâl onların raksedişleri olmaktadır.

Bu işin hakikatına vâkıf olmayan kişilerin, varoluş hikmetlerinden bîhaber olmaları sebebiyle, onların bu kulluk hâllerini değerlendiremeyişleri, onların bazı davranışlarına "kötülük" ya da "mâsiyet" gibi izâfî yani göresel değerlendirme ile bakmalarından meydana gelmektedir.

"Elestü birabbiküm" hitâbında ise gerçekten çok büyük bir SIR saklıdır. "Ben sizin rabbiniz değil miyim" diye tercüme edilip, anlaşılan bu ifade gerçekte zâhir olan varlıkların bâtınındaki çok âzîm olan bir sırrı dile getirmektedir.

Bu büyük sır "birabbiküm" kelimesinin içinde gizlidir!!.. Buradaki "B", özünü teşkil eden, "rabbin" değil miyim, anlamını taşımaktadır!..

Dolayısıyla kişinin ÖZ`ünden rabbini müşâhede ve tesbit imkânına sahip olduğu müjdelenmektedir.

"Nefsine ârif olan rabbine ârif olur!.."

Hadîs-i şerîfi dahi işte gerçekte bu âyeti kerîmenin işaret ettiği azîm sırrı açıklamaktadır.

Ruhların, rubûbiyet tecellilerine mahâl olup, rubûbiyet hükümlerinin anlamlarını ortaya koymakla görevli olduklarını anlatmaktadır.

"HAREKET EDEN HİÇ BİR MAHLÛK YOKTUR Kİ, İDARE VE TASARRUFU O`NDA OLMASIN!.. KESİNLİKLE RABBİM SIRATI MÜSTAKÎMDEDİR" (11-56)

Rabbin rubûbiyet tecellilerinin hükmü altındaki bütün yaratılmışlar, O`nun özlerinden gelen hüküm ve iradesiyle fiiller ortaya koymaktadırlar ki, bu hâl de onların mecâzî ifadeyle raksedişleri, bir diğer ifade tarzıyla zikirleri, kulluklarını yerine getirişleridir. Bu mânâyı sadece insan ve hayvan boyutuyla değil, tüm evrensel varlıklar olarak anlamak mecburiyetindeyiz...

*   *   *