Dost`tan Dosta

Ahmed Hulûsi

DOSTAN DOSTA - 1001 - 1100

  1. Eleştirenlerden misin, yoksa üretenlerden mi?
  2. Afâki seyr, enfüsî seyre basamak olsun içindir!.
  3. Özünde bulamadıkça, gâfilsin!.
  4. Yaratılmışları, yaratan gibi değerlendiremiyorsan; henüz kendini tanımadığına hüküm verebilirsin!
  5. "Vicdan", "insan"da bulunan ve Hak ile bâtılı ayırdeden muhakeme gücünün adıdır!.
  6. İdrâk edemiyorsan, hiç değilse inkâr etme!.
  7. Kâinatta "eşitlik" mevcut değildir!.
  8. "Tek`in takdiri ve hükmü" ne ise, o, yerine gelmiştir!.
  9. Sorma, "Rabbimin kapısı nerede" diye.. . Sende "O"kapı, gönlünde!.
  10. Gökte ve ötende sandığın TANRI`nı terket, sonsuz - sınırsız ALLAH`a yönel; O`nun, her noktada ve zerrede mevcût olduğunu farket ve O`nu GÖNLÜNDE bulmaya çalış!.
  11. Ateşten sana hitap geldiği zaman şaşırıp kalma... Ateş, adamı yakar!. Seni yakan bir yerden sana hitap ettiği zaman bundan perdelenme!.
  12. Sevgi insanın elinde değildir. Birisini "sev" demekle sevemezsin, "sevme" demekle de o sevgiyi kalbinden söküp atamazsın... Sevgiyi veren Allah`tır!
  13. TEK`i bilenin, değer yargısı olmazmış!
  14. İman bilgisi değildir "yanma"yı söndüren; iman yaşantısıdır!.
  15. Üretme, gerçekte, esmâ boyutu seyridir. Efâl boyutu, beyindeki varsayımdır; beynin yapısı dolayısı ile hissedilen!.
  16. Şefâatin ulaşması için önce, uzatılanı geri çevirmemek gerek!
  17. Yola çıkmaktan amaç, hedefe ulaşmaktır!
  18. Eğer "sen" hâlâ "Allah"a ermek istiyorsan; bil ki asla "sen", Allah`a eremezsin!...
  19. Sınır kavramından (Zâhir-Bâtın) kurtulmuş olanın alâmeti, değer yargısız çokluğu seyirdir!…
  20. Herkes işlevini hakkıyla yerine getirecektir, yaradılış amacına uygun olarak; sistemin kuralıdır!.
  21. MÜRŞİD, KUR`ÂN `DIR!
  22. İçimizden fışkıran duygularımızı ve içgüdüsel davranışlarımızı ne kadar kontrol edebiliyorsak, o kadar beynimizi kullanmasını biliyoruz!
  23. Herkes yaptığının sonucuna katlanacaktır!.. Başkalarının kulvarlarıyla ilgilenip yol almaktan geri kalacağınıza; kendi kulvarınızda olabildiğince ileriye gitmeye çalışın!.
  24. Vehmin hükmü altında olmak ile vehmi hükmü altına almak arasındaki sınır, kişinin Tek`liğe geçiş sınırıdır!.
  25. TEK`in nazarıyla TEK`ten "çok"a bakışı muhafaza edip, sürekli olarak piramitin tepesinden aşağıya bakarak varlıkları seyretmek,  "YAKÎN EHLİ" nin hâlidir!.
  26. Gerçekte, efâl boyutu yoktur; esmâ mertebesinde yaşayana göre!
  27. Şâyet sen "yok"san, elbette ki karşındaki kişi de "yok"tur!. Öyle ise karşındaki gerçek "var" olanı farkedip, O`nu kabullenebilecek ve hazmedebilecek misin?...
  28. Ortaya koyduğu tüm sayısız esmâ terkipleriyle, her an, türlü isimler altında dilediğini, dilediği gibi yapmakta olan kim?... Sen mi, O mu?!..
  29. Gideceğiniz ortamda mâzeret diye bir şey geçerli değil... Mâzeretin geçerli olmayacağı bir ortama mâzeretle gitmeye kalkmayın! Geçersiz akçedir!
  30. Allah ahlâkıyla ahlâklanmak için sahip olduğunuz ne varsa verin!. Dünyalığınızı verin; ahretliğinizi verin!. Yaksa da, yana yana verin!
  31. Dünün tekrarı ile yarına hitap ne kadar mümkündür?!
  32. Namazdan amaç, "Mi`râc"tır! Mi`râc `tan amaç, Allah`ı bâtınında müşahede etmektir! Allah`ı bâtınında müşahede etmek, idrâk ile-şuur ile olur!
  33. Kendinizi aldatmayın! Kendinizi aldatmanın pahasını ödeyemezsiniz!
  34. İnzâl ile urûc arasındaki fark, Rasûl ile veli arasındaki fark gibidir.
  35. Sen hedefe ulaşmayı amaç edinmemişsin, hedefe gitmeyi düşünmüyorsun, yollarda ömür harcıyorsun ... Boşa emek!
  36. Fâtiha`nın kelimelerinin mânâsını hissederek okuduğunuz zaman, size Mi`râc `ın basamakları açılır ve o nispette namazınız Mi`râc `a döner!
  37. "NUR", ilim nùrudur! Nur`u, ampul ışığı -güneş ışığı zannetmeyin!
  38. Yol, akıldır; iman, saraydır!
  39. Secdede varlığını yok etmeyenler, kıyamda Fâtiha`yı OKUmaktan mahrum kalırlar!
  40. Mi`râc `ı yapan, "Daimî Namaz" mertebesine atlar!
  41. Kur`ân `ın her âyeti, ümmetten her bir ferdi ilgilendirir . 
  42. Her bir âyet , her bir birimi ilgilendirir. Her bir birim kendi kapasitesi kadar O`ndan âyet alır!.
  43. Kur`ân `ı hatmetmekten daha değerli olan, Kur`ân `ı anlamaktır; Kur`ân `daki bu değişik işaretleri, mânâları bir araya getirip bir sonuç çıkartmaktır ve de düşünürek yaşamaktır!
  44. Beynini ne yönde çalıştırırsan, o yönde kapasiten artar!
  45. "Uyku", kişinin bilinçli olarak yaşamını yönlendirememesi hâlidir!.
  46. "Allah"ı anlamadan vehmi atan, firavun olur!.
  47. Vicdanınızla gerçekçi bir biçimde sohbet edin! Pahasını ödeyemeyeceğiniz en büyük aldatma, kendi kendinizi aldatmadır!
  48. Esas amaç; Allah`a ermek için neyi niye yaptığını bilerek ve varlığın sırlarını çözerek hakikata ulaşmaktır!
  49. Tarikat değil, "İyi Ahlâk Derneğidir" hakikate erdirmeyen yol!
  50. Gittiğin yerde yazılmışınla baş başa kalacaksın ebeden; "Zâhir"in zâhir ve "Bâtın"ın bâtın olarak!. Ve sen sonsuza dek, ötelerde-göklerde aramaya devam edeceksin aradıklarını!.
  51. Câhiller korkar, Âlimler haşyet duyar!
  52. Türlü kerâmetleriyle âdeta bir sihirbaz gibi değneği ile bizi cehennemden kurtaracak "Tanrının evliyası"na inanırken nasıl ŞEFÂAT bize ulaşır?!
  53. Allah (Özümüzdeki) izin vermezken, içimizdeki şefâati reddederken; kim şefâat edebilir ki!
  54. Biz, yalnızca ilim için yaratıldık!.
  55. Nankörlük, değerini bilmemek veya değerlendirememektir!
  56. "Allah adıyla işaret edilen"in ne olduğu kavranılmadan da, O`nun "ahlâkı" hiç bir şekilde bilinemez!
  57. Yarın zorunlu olarak terkedeceğin herşeyi bugün şuur boyutunda ihtiyarınla terketmedikçe, onlardan bağımsızlığını elde etmedikçe, gerçek kimliğine ulaşamazsın!.
  58. Hayâli kavramlardan arınınız!…Uzaklardan bir kontrol ile kimse elini oynatasıya terbiye edilemez!.
  59. Duyguların- yanlış değerlendirmelerin uzaktan hokus-pokusla düzeltilebileceği, ancak gerçekleşmesi mümkün olmayan bir hayâldir!…
  60. Yaşam biçiminizin ve davranışlarınızdaki yanlışların kontrolü, asla mümkün değildir...  Bunu ancak ilminiz  kadarıyla siz başarabilirsiniz!.
  61. Evrensel düşünme kapasitesine ulaşmamış insanın, "yöresel şartlanmaları ve değer yargıları" olan insanın, Hz.Muhammed`i anlaması ve değerlendirebilmesi asla mümkün değildir!
  62. " Müslim" (Müslüman), İlâhi iradeye mutlak olarak teslim olduğunu bilenin adıdır!
  63. Gâfillerin veya câhillerin Kur`ân-ı Kerîm`in "RUHU"nu okuyamamaktan dolayı edinmiş oldukları yanlış kanaatler, İslâm Dini`ni bağlamaz!
  64. Kur`ân-ı Kerîm`i "OKU"yamayanların yanlış yorumlarına kapılıp, İslâm`dan ve Kur`ân’dan mahrum kalmanın mâzereti olmaz!.
  65. "İman"lı iseniz, bunun da alâmeti; "yanma"nızın bitmiş olması, yaşamda olan hiç bir varlığı hiç bir nedenle "suçlamamanız"dır!…
  66. İnsan`a "iman" bilgisinin verilmesinin amacı, onun taşınması değil, anlamının yaşanmasıdır!.
  67. Hiç bir iyilik "ceza"sız kalmaz!. Hiç bir yanlış da karşılıksız kalmaz!. Düşünülmemesi gerekeni düşünen de, bu yüzden, bunun karşılığını mutlaka alır ‘’Sistem’’ gereği!.
  68. Düşünce de beynin bir fiilidir!. Ve kişi, fiîlinden mesuldür, bunun sonucunu kaçınılmaz bir biçimde yaşayacaktır!.
  69. Birisini suçlamanın karşılığı, Allah takdir ve iradesini inkâr yolundan ilerleyerek, imansızlığa kadar uzanır!
  70. ‘’Allah Sistem ve Düzeni’’nde mâzerete yer yoktur; herkes bakış açısının getirdiği değerlendirmelerin ve sonucu olan davranışlarının karşılığını otomatik olarak alacaktır!
  71. Yarındakiler, bugün bizi kara kara düşündürüyorsa; yarın da yakacaktır!
  72. İçinde yaşadığınız ‘’SİSTEM ve DÜZEN’’, ‘’Allah ahlâkı’’nın eseridir!..
  73. Devletin varoluş hikmeti, topluma hizmettir!
  74. Bedenin yaşı vardır ama şuurun yaşı yoktur!.. Şuur yaşı, ilim yaşıdır!
  75. Bil ki dostum; her zerrede tüm özellikleriyle mevcut olan ve kendinden gayrının varlığı asla söz konusu olmayan ALLAH, SENDEN SANA İCÂBET EDECEKTİR!.
  76. SEN, bilesin ki, yeryüzünde "HALIFE"sin!. HALİFE olarak sana, gönlüne, BEYNİNE bahşedilmiş yüce güçlerden haberin var mı?...
  77. Her varlığın gücü, ilminden kaynaklanır!. Her varlık, aklı kadar ilim sahibidir!.
  78. İnsan, kendi varlığında mevcut olan isimlerin mânâlarını ortaya çıkartabildiği ölçüde-takdir edilen nispette, arzularına nâil-korktuğundan emin olur!...
  79. DUA, insanın varlığındaki ilâhî gücün ortaya çıkartılması tekniğinden başka bir şey değildir!.
  80. İnsan şuuru, Allah`ı ancak beyin kapasitesi kadar tanıyıp "yakîn" elde eder!.
  81. TAHKİKE güç yetiremeyen, elbette kendini TAKLİDLE avutacaktır!..
  82. Hâlinden pişmanlık duyma ve üzülme, İSTİĞFAR`dır; "estağfirullah" demek değil!
  83. Bir insanın, "Halife" olmasını idrâk etmesi için önce, geniş kapsamlı bir bilgiye-ilme ihtiyacı vardır!...
  84. "Var" olan - "BÂKÎ",   yalnızca "Allah" olduğuna göre, "sen" hiçbir zaman var olmamışsın!. Hep var olan, O idi!... O`dur!... O, olacaktır!...
  85. Özündeki sonsuz ve sınırsızlığı hissedemeyen, madde batağında boğulur!
  86. Gerçekliği itibariyle Kâinat , ‘’Tek bir zaman boyutu’’ndan ibarettir!.. Algılayabilene!..
  87. Hakkettiklerin,  sana, seni hedefine ulaştırıcı olarak karşına çıkar. Kâh bağış yollu; kâh mekr yollu!.
  88. "VAHDET" hakikatı, mutlak gerçek olmasına rağmen, yalnızca bilinç boyutunda yaşanır!
  89. Ölüm de cehennem gibi, Rahmettir!... Rahman`ın Rahmeti ise, sıkıntıda gizlidir. Tıpkı acı ilacın içinde şifânın gizli olması gibi!...
  90. Bil ki dostum, SENDE, dünyanın en güçlü silâhı olan DUA ve ZİKİR cihazı mevcûttur.
  91. Ölüm ötesinde; "Ahh!." diyeceksin.. "Neden bir nefesi dahi boşa harcayıp zâyi ettim!"
  92. "ALLAH" bizlere "HAKİKAT"ı görmeyi, idrâk etmeyi, yaşamayı ve HAZMETMEYİ kolaylaştırmış olsun!...
  93. DUA ile ZİKİR ile, o muhteşem BEYNİN ile, kendindeki mekanizmayı harekete geçirebileceğinden haberin var mı?...
  94. Allah bizleri, görünüş ve kelimelerle bloke olup taklitçi yaşamaktan korusun; indindeki gerçekleri müşahede edip, tahkik ehli olarak basîretle ömür sürmeyi kolaylaştırsın!.
  95. Yedi kat göğün üstüne "Kürsü"yü, "Kürsü"nün üstüne "Arş"ı koyarlar... Ve dahi, bu sınırlar çizdikleri âlemin ötesinde de bir tanrı, bir ilâh türünden bir Allah(!?) ararlar!.
  96. Mukallit, dünyada yaşar... Muhakkik, dünyaNIZda!.
  97. Geçerli sistemi okuyamayan, elini dişlilere kaptırır!. Yetmezse, boynunu da kaptırır!
  98. Herkes”in kaç kişi?!
  99. İnkâr edeni gördüğün anda bile, ondakini sen inkâr etme!
  100. Sen, "sen"liğini bırak!.. Ben, "ben"liğimi! "Sen"siz, "ben"siz olalım!. "Hiç"likde buluşalım!.