Din`in Temel Gerçekleri

Ahmed Hulûsi

"MÜSLÜMANLIK" İLE "İSLÂM DİNİ"
ARASINDAKİ FARK

Günümüzde ya iyi Türkçe bilmemekten ya da hiç düşünmeden şartlanma yollu bir takım verileri kabullenme; ve bunların aslını araştırmama yüzünden “müslümanlık” ile “İslâm Dini” arasındaki çok önemli farkı hiç farketmiyor; bu yüzden de çok büyük yanılgılara düşüyoruz!.. Oysa bu ikisi çok ayrı kavramlardır!..

Bu sayfalardaki yazılarımda öncelikle amacım, iki çok önemli gerçeği farkettirmek..

1. “Tanrı” kavramı ile “ALLAH” ismi arasındaki çok önemli anlam farkı..

2. “Müslümanlık” ile “İslâm Dini” sözcükleri arasındaki çok önemli anlam farkı..

Bunlardan birincisini daha önceki yazılarımda anlatmıştım.. Bu konuyu detaylı öğrenmek isteyenler “Hz. Muhammed`in açıkladığı ALLAH” isimli ve 13. baskısı şu anda kitapçılarda olan eserimizi okuyabilirler... Bu kitabın ayrıca İngilizce, Fransızca, Rusça ve Almancası da vardır yurtdışına yollamak isteyenler için... Gene bu konuyu özet olarak anlatan “Farkın farkında mısınız” isimli kitapçığı ücretsiz olarak Kitsan yayınevinden temin edebilirsiniz; telefonu 212-513 67 69 ve 212-511 31 44`tür..

Müslümanlık” ile “İslâm Dini” arasındaki çok önemli farka gelince...

“İslâm Dini”, Allah indindeki zamanüstü evrensel SİSTEM ve DÜZEN`dir!.. Allah, yaratmış olduğu bu zamanüstü evrensel sistem ve düzeni, Rasûlü diliyle insanlığa açıklamıştır.. Amaç, insanların günlük kaygı ve arzularından öte, ebedî ve ezelî gerçekleri farkederek; hem hakikatları olan Allah`ı tanımaları; hem de kendilerinde açığa çıkmakta olan Allah`a ait özelliklerle geleceklerini, ebedî hayatlarını inşâ etmeleridir..

“Müslüman”, peygamberin bildirdiklerine anladığı kadarıyla uyandır!

“Müslümanlık”, Allah Rasûlü’nün bildirdiklerini kendi kapasiteleri kadarıyla anlayıp yorumlayan insanların genel kabulüdür!. Buna, bütün müslümanlar dahildir. Her birimiz, görgümüz, kültürümüz, yetişme ortamımız, kabiliyet ve istidadımız; bizim yetişmemizde rol oynayan insanların kapasiteleri ve nihayet yetiştiğimiz ortamın toplumsal şartlanmaları ile değer yargıları sonucunda kişisel yorumlarda bulunuruz “DİN” hakkında; ki bu da müslümanlığı oluşturur..

“İslâm Dini” göresel, yani izafî, relâtif yani algılayana göre değişken değildir!.. Mutlaktır, kesindir, değişmezdir!. “Sünnetullah” da denir bu “SİSTEM ve DÜZEN”e Kur`ân-ı Kerîmde..

Hangi mertebedeki kim olursa olsun herkes, bu “Sistem”den algılayabildiği kadarını kavrar!.. Galaktik yapıların oluşumu ve varlığından, genetik veri tabanlarındaki bilince kadar, her şey bu “sistem” içinde yer alır ve görev yapar!. Genden galaksiye ulaşan bir zincir içinde insan kopuk tek başına bir halka değildir elbette akıl sahiplerince!. Basireti açıklarca!.. Materyalist zihniyetten kurtulmuş bilimsel altyapılı kişilerce...

Ne çare ki “müslümanlık dini” içinde doğup büyümekte; ve bu kozanın dışında bir de “İSLÂM DİNİ” olduğunu farketmemektedir müslümanların çok büyük çoğunluğu!.. Sonra da sorulmaktadır...

-Kur`ân bu kadar yüce bir kitapsa, niçin müslümanlar dünyada geri kalmış toplumları oluşturmaktadır?

“İslâm Dini” yerine; kapsamı fevkâlâde daraltılmış ve bir kozaya dönüşmüş, yalnızca şekil ve tapınma dini diye anlaşılmış, göktanrıdan umut beklenen “müslümanlık dini” ile daha nereye varılabilirdi ki?..

ALLAH Kitabını okumak yerine, tavuğun suyun suyunun suyunun suyu mâhiyetinde bile olmayan; sayısız hurafe, safsata ve mantıksızlıkları din niyetine kabul anlamına gelen hikayeleri, din esasları sanarak nereye ulaşılabilir ki?

Bir yolönderinin kitaplarını, belki de hiç anlamadan okuyup, tekrar etmekle “müslümanlık dini” kozasını delip asla “İslâm Dini”ne ulaşamazsınız!.

Herkesten fikir alıp, kendi anlayışınızı kendiniz oluşturmak zorundasınız; çünkü tek başınıza ve kendi hesabınızı sadece kendiniz vermek suretiyle âhırete geçeceksiniz!

Sadece kendi yolunun kitaplarını okutup; başkalarınınkini yasaklayanlar, “İslam Dini”nin yol kesicileridir; “müslümanlık dinin”in efendileri gibi gözükse de!

İmam-ı Gazalî`den Şahı Nakşıbend`e, Abdulkadir Geylanî`den Hacı Bektaşı Velî`ye, Mevlana`dan Saidi Nursi`ye kadar önde gelen ne kadar düşünür ve hâl ehli varsa hepsini okuyup; onların teker teker “İslâm Dini”ni nasıl anladıklarını görüp, bundan sonra da kendi anlayışınızı kendiniz binâ etmek zorundasınız; taklitçilikten, güdülen olmaktan kurtulmak, “İslâm Dini” ile tanışıp “Hakikat”a ermek için!.

İnsanların ve müslümanların, “İslâm Dini”ni maddeci bakış açısından arınmış olarak yeniden değerlendirmekten başka kurtuluş yolu yoktur!.

*  *  *