Hazreti Muhammed`in Açıkladığı Allah

Ahmed Hulûsi

ÖNYARGISIZ OKUYALIM!

İNSANCA  DÜŞÜNEN  “TANRI”DAN,  “ALLÂH”  GİBİ DÜŞÜNEN İNSANA! 


İnsanlar, yüzyıllardır, yaşadıkları şartlara ve edindikleri fikrî altyapıya dayalı olarak, kendileri gibi düşündüğünü tasavvur ettikleri “Tanrı varsayımı” peşindeler!.

Meselâ, uyuması ya da uyuklaması söz konusu olan, dalgınlığı anında, o farkında olmadan bir şeyler vukû bulan bir “TANRI”!


Böylesine ilkel düşünen insanlara cevaben, uyuyan ya da uyuklayan bir “tanrı” olamayacağı vurgulanıyor Kurân’da...


Şimdi düşünün ki, binlerle yıllardır insanlar, hep kendileri gibi düşünen, kendileri gibi değerlendirme yapan ve yargılayan bir TANRI tasavvur ve varsayımıyla yaşarken... Arada çıkan bazı Hakikat ehli kişiler, işin böyle olmadığını vurguluyorlar aldıkları vahiyler ile...


“Allah kulu” yani “Abd-ı Allah” ifadesindeki inceliği anlamayıp, bunu tanrının yeryüzündeki bir tâbisi gibi düşünen ilkel anlayışı kıta nasıl anlatabilirsiniz; “Allah KULU”nun, hakikati olan esmâ-sıfat boyutunun kapsamı ve gerekleriyle Allah’ın dilediği kadarıyla yaşamakta olan Zât,olduğunu!...


‘’Allah KULU”nun, Hazreti İsa dilinde, Sen insanca düşünüyorsun, Allah gibi değilşeklinde ifade bulan uyarısının dışında olarak; Allah gibi, mahlûkatı değerlendirdiğini nasıl fark ettirebiliriz anlayışı sınırlı olanlara?


Oysa insanın macerası, bu ikisi arasındakinden başka bir şey değildir!.


“İnsanca Tanrıdan; Allah KULU’na”!.


Her ferd, bu tanımlama içindeki bir basamağı oluşturmak üzere vardır... Yaptıklarıyla, düşündükleriyle ebeden oturacağı bu basamağı, şu dünya hayatında kendine hazırlamaktadır.

Eğer kişi, bu cümleyi duyduğunda içinde bir heyecan, bir ürperti hissetmiyorsa, bırakınız onu kendi hâline; bir et-otobur olarak yaşamına devam etsin, yalnızca birkaç organının zevkiyle tatmin olsun!... Masal gibi de bu anlatılanları dinleyip, sonra gene günlük eğlencesine dönsün!.


İnsanca TANRI’dan; Allah KULU’namacerasının neresindeyiz?

Bunu sorgulamayı önemli ve değerli bulan dostlarıma Selâm olsun!.

*  *  *

Bu kitabı, Dünya’nın her yerindeki, “Hakikat”e eren ve onu yaşayan kardeşlerime ithaf ediyorum.