Hazreti Ebubekr Es Sıddık

Ahmed Hulûsi

RUMLAR`IN İRAN`LA SAVAŞI VE HAZRETİ EBU BEKR`İN İDDİASI

O zamanlar, merkeziistanbul`da bulunan Doğu Romaimparatorluğu ve halkı dört kitaptan biri olan "İncil" e inanmakta, ve çeşitli bozuk itikatlarla da olsa Allah`a inanıyorlardı. Buna mukabil, gene o devrin ikinci büyük imparatorluğu olaniranlılar ise, Mecusi olup, her bir mahallenin köşesinde devamlı olarak yaktıkları ateşe tapınırlardı. Bu iki aski imparatorluk sık sık harp ederlerdi

Rasûlü Ekrem, Medine`ye hicret etmezden bir kaç sene evvel, Suriye`de bulunanimparator Herakliyus`un ordusu,iranlılar tarafından büyük bir hezimete uğratılmıştı.

Bu durumu haber alan Mekke`li müşrikler, kendileri gibi müşrik olup ateşe tapınaniranlıların zaferi ile iftihar ettiler ve müslümanlara gelerek:

-Farslar nasıl Romalıları, hezimete uğrattılarsa, biz de sizlere karşı gÂlip geleceğiz...

Dediler... Ve bu şekide alaya devam ettiler. Müşriklerin bu tarzda alaya başlamasından az bir müddet aonra, Cenabı Allah onlara cevap verdi, müslümanları teselli etti:

"....RUMLAR MAĞLUP OLDU... HEM DE YAKIN BİR YERDE. HALBUKİ ONLAR BU YENİLGİLERİNE RAĞMEN, ARDINDAN GALİP GELECEKLERDİR... BİR KAÇ YIL İÇİNDE... ÖNÜNDE DE SONUNDA DA EMİR ALLAH`INDIR...

O GÜN MÜ`MİNLER DE FERAHLANACAKLARDIR, ALLAH`IN NUSRETİYLE... O, KİMİ DİLERSE ONA YARDIM EDER... AZİZDİR, RAHİMDİR...."

Bu ayetlerin nazil olmasından sonra, Hazrei Ebu Bekr es Sıddık, müşriklere şöyle dedi:

-Boş yere sevinmeyin!. Vallahi "Bıd`ı Sin"in sonunda, Rumlar Farsları bozguna uğratacaklardır...

Müşrikler O`nun bu sözlerini kabul etmediler. Hazreti Sıddık, Ayeti Kerimedeki "Bıd`ı Sin" tabirini üç sene diye biliyordu. Bu sebeple müşriklerden Übeyy ile şöyle bir bahse girdi:

Üç senenin hitamına kadar Rumlar Farsları yenerlerse, Übeyy, Hazreti Sıddık`a on deve verecek; aksi takdirde, on deveyi Übeyy alacaktı Hazreti Sıddık`tan.

Hazreti Ebu Bekr es Sıddık, derhal Rasûlü Ekrem`in yanına gelerek vaziyeti izah etti ve fikrini sordu.

O zaman Rasûlü Ekrem:

-"Bıd`ı Sin" üç ile dokuz sene arasındaki zamana derler...Ya Eba Bekr !. Şimdi sen ona git, müddeti dokuz seneye, deveyi de yüze çıkarmayı teklif et!... Buyurdu.

Hazreti sıddık, doğruca müşriklerin olduğu yere, Übeyy`in yanına gitti ve ona teklifini açıkladı.

O da memnuniyetle kabul etti. Çünkü o günkü şartlar altında; Rumlar uğradıkları bozgunun büyüklüğü dolayısiyle, değil dokuz, on dokuz sene içinde bile toparlanamazlardı...

İşte şimdi bu iddia hâlâ devam etmekte... Ancak sürenin sonuna da çok bir zaman kalmış değil...

Her şeyin bir sonu olduğu gibi, akmakta olan sakin günlerin de sonu geldi... Artık özgürlükler için savaşmanın, müslümanların haklarını müdafaa etmelerinin vakti gelmişti.

 *  *  *