Hazreti Ebubekr Es Sıddık

Ahmed Hulûsi

MIRÂC VE HZ. EBU BEKR

Şimdi, Hicretten bir sene evvelindeyiz...

Rasûlü Ekrem`in hanımı Hazreti Hatice, amcası Ebu TÂlib bu geçen müddet zarfında vefat ettiler...

Sonra Hazreti Ömer`de İslâmiyeti kabul edip müslümanların sınıfına geçti...

Ve daha bir çok insan, Müslüman oldu bu geçen müddet zarfında..

Bakın, bu ayda ne oldu!..

Aylardan Recep, yirmialtıncı günü yirmiyedinci güne bağlayan gece...

Rasûlü Ekrem, evinde oturmakta iken, Cibrîl geldi!...

O`nu aldı, önce Kudüs`e Mescid`i Aksa`ya götürdü; sonra da Mescidi Aksa`dan alarak göklere çıkarttı!.

Sabaha yakın bir zamanda da eve geri getirdi!.

Halbuki o zamanki vasıtalarla, Mekke`den Kudüs`e, Mescidi Aksa`ya gitmek bir aylık bir zaman isterdi..

Ertesi gün, yani Recebin yirmiyedinci günü; Rasûlü Ekrem Ka`be`nin yanına çıkarak bu "İsra" hadisesini müşriklere anlatmaya başladı...

Müşriklerin aklı ermedi, bu işe!...

Kudüs`e, Mescidi Aksa`ya dair bir çok sualler sordular, hepsine de doğru cevap verdi Rasûlü Ekrem... Oysa bundan evvel hiç gitmemişti oraya...

İşte bu muazzam hadise karşısında akılları duran müşrikler, şaşkınlık, hayret, anlamamazlık ve inkar içinde deliler gibi, Reulü Ekrem`in en yakın arkadaşı olan Hazreti Ebu Bekr`in yanına koşmaya başladılar...

Henüz Hazreti Ebu Bekr, Rasûlü Ekrem`le görüşmemişti ve dolayısıyla da, bu muazzam hadiseden haberi yoktu...

Müşrikler nefes nefese Ebu Bekr`in yanına yaklaştılar...

Ebu Bekr, onların bu hÂlinden önemli bir şey olduğunu sezmişti.

Müşrikler alelacele bütün hadiseyi anlattıktan sonra:

-Senin kanaatin nedir, Ya Eba Bekr Nedir bu işler?... Muhammed-ül Emin doğru mu söylüyor?..

Hazreti Ebu Bekr, tereddüt etmeden cevap verdi onlara:

-Resulullah`ın doğruları söylediğine kesin inanıyorum! Bu konuda en ufak bir şüphem yoktur!.. Bu kanaatimi size de bildirmekle memnuniyet duyarım... O`nun anlattıklarının doğruluğu hakkında zerre kadar şüphe etmem...

Müşrikler bu cevap karşısında apışıp kaldılar!...

Onlar zanneditorlardı ki, Ebu Bekr Hazretleri bu hadiseye inanmayacak da Islâmiyeti terk edecek...

Bunda da aldanmışlardı!... Bu şaşkınlık içersinde sordular:

- Demek sen, Muahammed-ül Emin`in bir gecede Mescid-i Aksa`ya gidip, aynı gece geri gelmesine inanıyorsun ha?...

-Elbette inanıyorum... Değil bu, bundan daha ziyade uzaklarına, meleklerin gökten getirdikleri heberlere bile inanıyorum...

Bu durumu Rasûlü Ekrem`e anlattıkları zaman, Ebu Bekr Hazretlerine "SIDDIK" yani; "gerçeği, tam, mutlak ve kesin bir imanla tasdik eden" unvanı verildi...

Öyle ise, bundan sonra biz de bu en kıymetli unvanı ile bahsedelim...

*  *  *