Hazreti Ebubekr Es Sıddık

Ahmed Hulûsi

HZ. OSMAN`IN MÜSLÜMAN OLUŞU

Nihayet bir gün, kendisinin müslüman olduğunu, arkadaşlarından Hazreti Osman`a açıkladı; ve ona da müslüman olmasını teklif etti.

Hazreti Osman`ın da gönlü "ALLAH" kavramına yatkındı!.

z.Hz. Ebu Bekr, onu alarak Resuli Ekreme getirdi; ve O`na durumu izah etti.

Rasûlü Ekrem de ona İslâm`ın Tek`lik anlayışını açıkladıktan sonra; kelimei şahadeti getirterek, müslüman yaptı...

Böylece Hz. Ebu Bekr, ilk olarak, daha sonra halife olacak olan Hz. Osman`ı müslümanlığa kazandırmış oldu...

Hz. Osman`ın müslüman olmasından sonra, Hz. Talha, Hz. Abdurahman, Hz. Zubeyr, Hz. Sa`d ve Hz. Said meseleyi Hz. Ebu Bekr`den sordular...

Bunun üzerine Hz. Ebu Bekr, onlara da durumu izah ederek müslüman olmalarını teklif etti... Onlar da teklifi biraz düşündükten conra kabul ettiler.

Hz. Ebu Bekr; Hz. Talha, Hz. Abdurahman, Hz. Zubeyr -ki daha sonra Hz. Ebu Bekr`in kızı Esma ile evlenmiştir-, Hz. Sa`d ve Hz. Said`i (Allah cümlesinden razı olsun) alarak Rasûlü Ekrem`in yanına getirdi ve onların da Müslüman olmak istediklerini söyledi.

Rasûlü Ekrem onlara da Kelimei Şahadet getirtip, İslâmın şartlarını bildirerek, Islâm dairesine kattı.

Böylece Hazreti Ebu Bekr, Hazreti Osman`dan sonra onların da müslüman olmalarına vesile olmuş oldu...

İslamiyet henüz açıklanmamış olmasına rağmen, müslüman olanların sayısı yirmiyediyi bulmuştu...

Bir gün Cenâb-ı Allah emir buyurdu:

-KABİLEN HALKINI YAKIN HISIMLARINI İKAZ ET !..

İslâmiyetin açıklanması, bir çok insan için büyük bir kurtuluş oldu!.

Bilhassa fakirler, âcizler, köleler, halk arasında eşitlik, yardımseverlik, güzellik emreden bu Din`e çok çok iltihak etmekteydiler...

Ancak bu demek değildi ki, sadece fakirler müslüman oluyorlardı... Hazreti Ebu Bekr, Hazreti Osman, Hazreti Abdurahman, daha birkaç kişi ve bizzat Rasûlü Ekrem, Mekke`nin sayılı zenginlerindendi.

Müslümanlığın günden güne artması, müşrikleri ve bilhassa onların başkanlığını yapmakta olan Ümeyye`yi; Rasûlü Ekrem`in amcalarından Ebu Leheb ve Ebu Cehil`i çok kızdırmaktaydı... Âciz müslümanlara etmedikleri eziyet kalmıyordu!.

Müslüman olan âciz kişileri ve kölelerini muazzam işkencelerle Islâmiyetten ayırıp, tekrar putlara tapındırmak için ellerinden geleni yapmaktaydılar.

Ateşte kızdırdıları demirlerle vücutlarını dağlıyorlar, suda boğuyorlar, iki kollarından iki taraftaki atlara bağlayıp atları zıt istıkametlerde koşturmak suretiyle paramparça ediyorlar; velhasılı kelam Islâmiyeti terkettirmek için akla hayale gelmez işkence usulleri bulup, onları tatbik ediyorlardı!.

*  *  *