Sistemin Seslenişi -2

Ahmed Hulûsi

HOR GÖRME

Satın alınanlar…

Lease yapılanlar…

Kiralıklar…

Kiralayanlar…

Kaba güçle yaşayanlar…

Hayvanlar, bilindiği gibi kaba güç kullanarak yaşarlar… Gözlerine kestirirler, saldırırlar!… Ele geçirecek güçleri varsa, ele geçirirler… Onu yiyerek rızıklanırlar!.

Avın gözyaşları ve haykırışları hiç umurunda değildir hayvanların!.

Onlar için önemli olan, kendilerinden güçsüzü açıktan ya da hile ile yakalayıp yemektir!.. Canlı canlı parçalamaya başlarlar hayvanlar avlarını… Çocukları varmış, eşi varmış; onun ki de canmış; hiç böyle düşünce ve duygular bulunmaz hayvanlarda!. Düşünce ve duygudan mahrum varoldukları için de “hayvan” denmiştir onlara!.

Hayvanlar anlatılmakla bitmez!. Kimi iki ayaklıdır, kimi dört ayaklı, kimileri de çok ayaklı!.

İnsanlar ise çeşitli şekillerde geçinirler…

Kimi satılıktır…

Kimi leasing yollu alınır…

Kimi kira geliriyle geçinir… Evini, arabasını, parasını ya da organlarını kiraya vererek ömrünü sona erdirir!.

Satanlar çeşitlidir…

Kimi kalemini satar… Kimi ayağını satar… Kimi kolunu, kimi bacağını, kimi omzunu, kimi beynini, kimi böbreğini, kimi başka bir organını, kimi canını; kimi de ruhunu ya da îmânını satar!…

Satılanların bazısının alıcısı, Allah’tır; bazısının ise, kulları…

Allah onları satın aldı…..” hükmünü duymadın mı?

Kimi îmân yollu kulluk eyler, kimi küfür yollu kulluğunu yerine getirir; bunu da ancak gönül perdesi kalkmış olanlar seyredebilir.

Bazılarını da, diğer daha varlıklılar satın alırlar.

Leasing ile satın alınanlar da vardır..

Bunlar uzun vadede teslim alınırlar ücreti mukâbilinde… Ödemeler tamam olduğunda mal edinilirler!.

İnsanların çok büyük çoğunluğu ise kira geliriyle yaşar!.

Kimi evini kiraya verir, onun geliri ile yaşar; kimi arabasını ya da arsasını kiraya verir onun geliri ile yaşar; kimi de parasını kiraya verir, onun geliri ile yaşar…

Ama esas kiralananlar bunların ötesinde olanlardır…

Beynini kiraya verir, geliriyle yaşar…

Kulağını ya da gözünü kiraya verir bunun geliriyle yaşar…

Dilini kiraya verir, bunun geliriyle yaşar…

Elini, kolunu kiraya verir, bunun geliri ile yaşar…

Gövdesini kiraya verir, bunun geliri ile yaşar…

Bacaklarını, ayaklarını ya da bu mıntıkadaki başka organlarını kiraya verir, bunun geliri ile yaşar…

Velhâsılı kelâm, bunların her biri bir yoldan kira geliri elde ederek yaşamını sürdürür!.

Bu arada kimileri de diğer kiralıkları beğenmeyip, kendilerine göre bir tasnif yaparlar; bu kiralıklar daha iyi ya da kötü diye!.

Kimi, kiraya verdiğiyle kendini tüketip geçer gider; kimileri ise kiraya verdiği ile yedi milleti tüketip geçer!

Zor şey yaşamak!.

Kimine kul;

Kimine belâ olmadan,

Yaşamak!

Kimileri, kira gelirini gübre eder gider; kimileri kira gelirini nûra tahvil eder!.

Sermaye Allah’tan!.

Sermayeye tâlip de gene Allah!.. Ama bazıları onu seçmezler müşteri olarak!.

Kira gelirini ne yolda kullandığın da çok önemli!.

Kime satıldığın ya da kiralandığın da çok önemli; zîrâ getirisi sonuçta ebedi yaşamını etkileyici!.

Hangi organının geliri ile, ne satın aldın ya da kiraladın?

Dünya, ticaret dünyası!

Kimi, yatırımını dünyada bırakıp gideceği şeylere yapıyor; kimi de ahrette karşılığını almak üzere “karzı hasen” – borç veriyor!. Dünyası karşılığı ahret satın aldığını düşünüyor!.

Zor şey yaşamak!.

Bir tarafını kiralamadan geçinip, kimseye yük ya da dert olmadan geçip gitmek büyük piyango!.

Zor şey el elinde, el işinde çalışmak!.

Malının, pahasını değerini bulmak!.

Organlarının kirasıyla geçinmek bir yana; namus, şeref, haysiyet ve ebediyetinin karşılığı olan kira geliriyle yaşamak! Yaşarken, dem be dem tükenip gitmek!

Satılık adam ya da kadın derken; kendimiz neyi pazarlayıp, neyin geliriyle yaşamaktayız, düşündük mü acaba hiç?

Kiralamış organını onunla geçiniyor, derken; neyimizin kirasıyla geçinmekteyiz, düşündük mü hiç?

Mirasyediler de var elbette bu dünyada!.. Ölmüşün ya da ölmemişin, ölememişin mirasını yiyenler de bir hayli!..

Büyük pahalar karşılığı toplanan sermayeyi yiyenler de bir hayli… Varlıklarını pazarlıyorlar onlar da… Varlığın bir parçası olmanın karşılığını alıyorlar…

Satılan ya da kiralanan organların da pahası var elbette!.

Bazen ucuz mal bulup kiralıyorsun ya da satın alıyorsun ki, uzun vâdede pahalı maldan kat be kat pahalıya mâl oluyor sana!

Ucuzdur vardır illeti; pahalıdır vardır hikmeti!.

“Ucuz mal alacak kadar zengin değilim!.” türünden sözler bu gerçeğe dikkati çekiyor!.

Pahasını ödemediğin şeyi asla elde edemeyeceksin!.

İster satın almak iste, ister kiralamak; mutlaka onun pahasını ödemek zorundasın!.

Neyin karşılığında Allah’ın seni satın almak istediğini öğrenmek istiyorsan “Kitab”ı iyi “OKU”!.

Hor görme dostum, garîbi!.

Hor görme dostum, fakîri!.

Hor görme dostum, Allah sermayesi organlarının kirasıyla geçinip gideni!

Aynaya bak!.

Sonra dön bir daha bak!.

Basîretinle gör bak, bakalım neyin geliriyle, nasıl geçinip gidiyorsun?

Eline geçenlerin pahasını neyinle, nasıl ödüyorsun?

Tik tak… Tik tak… Tik tak!

Saat durmadan çalışıyor; aybaşı neredeyse her gün gibi geliyor; kiraya verdiğin nesnen dem be dem eskiyip değerini yitiriyor!.

Eskidikçe değeri artan tek organ, ilim-irfan yüklü beyin!. Ve hâsılası îmân; ya da îkân!.

Satılacaksan Allah’a satıl!… Kiralayacaksan Allah’a kirala!…

Sakın kimseye de dil uzatma!.

16.6.1999