Sistemin Seslenişi -1

Ahmed Hulûsi

DOSTLARIMA...

Gelecekteki dostlarıma mektuptur bu yazım... Ulaşırsa ellerine bu satırlar; umarım anlarlar neden neleri yazamadığımı; ya da neden daha açık yazamadığımı!.

Garîbim; yalnızım; fakîrim...

Konuları işlerken, yeni çıkmış yumurtayı tutma hassasiyeti içinde, ele almak mecburiyetindeyim!.

İnsanlarını, düşüncelerinden bile değil; şiir okurken ki NİYETİNİ bildiğini söyleyerek “NİYETİNDEN” dolayı mahkûm edebilen bir yönetim altında, doğru olarak bildiklerimi-gördüklerimi ne kadarıyla yazabilirim?

Göktürk’lerin “GÖKTE TANRI var” kabûlüne dayalı din anlayışına “İslâmiyet” ve bunu kabullenenlere MÜSLÜMAN adı verilen toplumlarda; Kur’ân ‘daki mecaz ve benzetmelerin işaret ettiği SİSTEM’İN GERÇEKLERİNİ ne kadar açıklayabilirim?

1970 yılında İnsan Rûhunun, beynin ürettiği mikrodalga ışınlardan yaratılmakta olduğunu yazıp; 96 yılında müslümanlığı anlatan cemaat sözcülerinden, mikrodalgaların fırında üretildiğini, ruhun mikrodalga yapısı olamayacağını işittikten sonra; 1997 TUBİTAK yayını “Evrenin Kısa Tarihi” kitabında, evrende sayısız mikrodalga ışınım bulunduğunu yazdığını nasıl anlatabilirim?

Beynin, henüz bilimin bilemediği, sayısız anlamlı dalgaboyu türleri alıp, yaydığını; ölümötesi yaşam boyutunun böyle bir tür dalgaboyutu âlem olduğunu; dalganın, ancak radyodaki orta-uzun-kısa-FM dalgalardan ibaret olduğunu savunan okumuşlara nasıl anlatabilirim?

Göktanrı için yapılacakları konu ederek, bu din anlayışıyla dünyalığını edinen ve çıkar ilişkisi içinde olduklarından başkalarına yaşam hakkı tanımayan zihniyetin hâkim olduğu topluluklara, Dinin hiçbir dünyevî çıkar için kullanılmaması gerektiğini nasıl anlatabilirim?

Nasıl anlatabilirim “gökte-yukarıda Allah var”, diyenlere, yukarıda-gökte ancak bir tanrı olabileceğini, bunun da asla mevcut olmayıp; yalnızca her zerrede tüm Esmâsıyla var olan ALLAH Adıyla İşaret Edilen”in yöneldiğin her noktada algılanması gerektiğini?

Nasıl anlatabilirim Kur’ân-ı Kerîm`de; “Tanrılık” kavramına dayalı “PEYGAMBER” kavramından değil; “ALLAH İsminin İşaret Ettiği varlığa” dayalı NEBÎ ve RASÛLLÜK vasıflarından ve bunun getirisinden söz edildiğini?

Nasıl anlatabilirim, Rasûlü’n dahi, insanları, uygulamada zorlama yetkisi yokken; dinin gereklerini uygulamaya müslümanları mecbur etmenin dinde kesinlikle yeri olmadığını?

Nasıl anlatabilirim inancı dolayısıyla başörtüsü takan genç insanların okuma hakkının ellerinden alınmasının, evrensel insan haklarıyla, özgürlük ve demokrasi ile asla bağdaşamayacağını?

Nasıl anlatabilirim taklitle Din kabulü olamayacağını; falanca veya filancanın taklit edilerek mesafe alınamayacağını; herkesin kendi aklıyla kendi yolunu çizmesi gerektiğini?

Allah Rasûlü dışında kimseye TÂBİ olunmaması gerektiğini; herkesin başkalarının fikirlerinden istifâde edip, sonuçta kendi mantığıyla yolunu çizmesi gerekliliğini; ölümötesinde, yanlışa tâbi olmanın kesinlikle geçerli bir mâzeret olmayacağını nasıl anlatabilirim?

Daha dünyadayken muttali olduğumuz, acınılan, güçlü ve aç olandır, güçsüz yem olmaya mahkûmdur” gerçeğinin; hazırlıksız gittiğimiz takdirde ölümötesinde bizlere nelere patlayacağını nasıl anlatabilirim?

“ALLAH ADIYLA İŞARET EDİLEN”in yaratmış olduğu SİSTEM ve DÜZEN’İN canlı bir organizma veya mekanizma olarak micro ya da macro dediğimiz plânda yaşamakta-çalışmakta olduğunu; insan, cin, melek, şeytan, zebâni isimleri verilen türlerin bu mekanizmanın çeşitli boyutlarının canlıları olduğunu nasıl açıklayabilirim?

Allah Rasûlü`nün bildirdiği İslâm Dini’nin gereklerini uygulamayan kimseye, ölümötesinde hiç kimsenin bir fayda temin edemeyeceğini... Dünyada inkâr ettiklerini orada uygulayıp semeresini elde etme şansının asla olamayacağını; bu yüzden de Dünyada yaşarken hazırlık çalışmalarını yapmanın zorunlu olduğunu nasıl anlatabilirim?

Nasıl anlatabilirim, Kur’ân ‘daki sembol ve mecazların, yalnızca dünya ve insanın sonsuzluk boyutunun çeşitli evrelerine ait bilgilerin RİSÂLET kaynağından gelerek açığa çıktığını?

Nasıl anlatabilirim, şefâatin, ilim olduğunu? Şefâatin ulaşmasının, ilmin ulaşması olduğunu! Şefaate nâil olmanın ilmi değerlendirmek olduğunu! Şefâati tepmenin, ilmin gereklerini uygulamamak olduğunu!

VELÎlik şefaâtinin-ilminin getirisini günlük yaşamında dünyada değerlendiremeyene, ölümötesinde, o kişiyi tanımanın hiçbir yararı olmayacağını; bal sevenin, bal yemedikçe, yararına eremeyeceği gerçeğini fark etmek mecbûriyetinde olduğumuzu, nasıl anlatabilirim?

Hangi asırda Dünyaya gelirse gelsin, o insanı geleceğe dönük geliştirmek için nâzil olan Kur’ân `ın, insanları geçmişte bloke etmek için gelmediğini; aksine, geri gidilmez sınırlar koyup, bu haklar üzerinde ilerlemeyi tavsiye eden bir RÛHU olduğunu nasıl anlatabilirim?. Bu Kur’ânRUHU”YLA yaşamanın, Kur’ân`ı değiştirmek olmadığını; bu anlayışı kıtlara nasıl anlatabilirim?

Nasıl anlatabilirim, ALLAH Adıyla İşaret Edilen”e îmânları olmayanların, bu davranışlarının sonuçta kendilerini ve kendilerindeki kuvvetleri inkâr etmek olduğunu; bu yüzden, cennet boyutuna geçemeyeceklerini!...

İslâm Din’ine uymayanların, yaşadıkları “Sistem ve Düzen”e ters düşmek sorunuyla yüz yüze olduklarını; bunun pahasını ölümötesinde çok ağır ödeyeceklerini, nasıl farkettirebilirim?

Kur’ân-ıRUHU”yla “OKU”yup değerlendiremeyenlerin, ölümötesinde vahim pişmanlıklar yaşayacaklarını; Kur’ân ‘ın lafzında kalmanın çok büyük faturalar getireceğini nasıl açıklayabilirim?

İNSAN” olanın, “Halife” olduğunu farkedip gereğini yaşamak isteyenin, her konuda, her zaman, önyargısız, objektif ve kapsamlı-derinlikli düşünce sistemiyle karşısındakine yaklaşıp, olayları da Allah ahlâkıyla değerlendirmek zorunda olduğunu, nasıl anlatmalıyım?

İnsanın, en âcil ele alınması gereken sorununun, içinde yaşadığı toplumun şartlandırmalarından arınmak ve her olayı evrensel bakışla değerlendirip; gereğini yaşamak olduğunu, nasıl anlatmalıyım?

Yaşadığınız zamanın ve ortamın şartlarıyla kendinizi kayıtlayarak, o toplumun kölesi olmak yerine; özgür düşünen bir birey olarak yaşamı değerlendirmeniz gerektiğini nasıl fark ettirebilirim?...

Hayâli kavramlar ve ne olduğu bilinmeyen hayâli pâyeler eşliğinde pazarlanan yapay din anlayışının komisyonu olarak, dünyalığını temin eden din tâcirlerinin her köşe başında karşımıza çıktığı milyarlık müslüman câmiasında; saf müslümanların sermayesinin, kısa yoldan insanlara ilmi ulaştırmak yerine, bina yapımlarına harcanırken; en öncelikli işimizin, insanlara karşılıksız olarak gerçek Din bilgilerini iletmek olduğunu nasıl idrak ettirebilirim?

Zorbalığın ne İslâm Dini’nde ne de İnsanlık âleminde yeri olmadığını, zorbalara nasıl kabul ettirebilirim?

Lûtfen beni anlamaya çalışın!.

11.10.1998
Antalya