Korunmak – Korunanlar

Korunmak – Korunanlar kavramının anlamı

 

·         “Korunmak” ya da “Allah`tan korunmak” şeklinde anladığımız “takva” olayı, “kişinin, yaratılmış olduğu “Esmâ”sı gereği elleriyle yaptıklarının sonucunu, kaçınılmaz bir şekilde yaşamak” durumunda kalacağı realitesi nedeniyle, hoşlanmayacağı şeyleri yaşamaması amacıyla, yanlış davranışlardan korunmasını tanımlamaktadır.

·         “MUTTAKΔ ise “KORUNAN” anlamını ihtiva eder…
“KORUNMAK” isteyenler için olayın üç boyutu vardır;
1-“Şirk”ten korunma: Allah yanı sıra tanrı kabullenmekten kaçınma.
2-“Günah” kabul edilen hususlardan uzak kalmak suretiyle korunma.
3-“ALLAH”ın “KULU”na yakışmayan düşüncelerden arınmak suretiyle korunma.

·         Muttaki : hakikate uygun şekilde yaşayan.

·         BAKARA 2-177  Vechlerinizi (yüzünüzü veya şuurunuzu) doğuya veya batıya (varlığın hakikati veya sistem bilgisine) çevirmeniz BiRR (işin hakikatini yaşamak) değildir. Asıl BiRR, “B” işareti kapsamında Allah`a iman edip, gelecekte yaşanacak sürece, melaikeye (algılanıp fark edilemeyen varlığın hakikati olan Allah Esma`sının kuvvelerine), Kitaba (varlığın hakikati ve Sünnetullaha), Nebilere iman eden; Allah sevgisiyle malı, akrabaya, yetimlere, miskinlere, yolda kalmışlara (yuvasından-vatanından ayrı düşmüş), yardım isteyenlere, kölelikten kurtarmaya veren; salatı ikame eden (Allah`a yönelişinin bilfiil hakkını veren), zekatını veren (Allah`ın kendisine bağışladığından bir kısmını karşılıksız paylaşan), söz verdiğinde sözünde duran, sıkıntı, hastalık ve şiddete maruz kaldığında buna dayanandır. işte bunlar sadıklar ve korunanlardır.

·         BAKARA 1-5
Eliif, Laaaam, Miiiim.

Hakkında şüphe edilmesi mümkün olmayan o Hakikat ve Sünnetullah BiLGisi ,
korunmak isteyenlere gerçeği idrak etme kaynağıdır.

İşte onlar gayblarındaki  hakikate  iman ederler, salatı ikame ederler  ve kendilerine verdiğimiz maddi-manevi yaşam gıdasından Allah adına karşılıksız paylaşırlar.

Onlar hakikatinden sana  inzal olunana ve öncekilere inzal olmuşlara iman ederler; geleceklerindeki sonsuz yaşam süreçlerine de ikan  halindedirler.

İşte onlar, Rablerinden  HüDA  halindedirler ve onlar kurtuluşa ermişlerdir.

·         «SİZDEN HİÇ BİRİNİZ İSTİSNA EDİLMEKSİZİN (hepiniz) CEHENNEME UĞRAYACAKTIR. BU RABBIN KATINDA KESİNLEŞMİŞ HÜKÜMDÜR!..»
«SONRA KORUNANLARI ORADAN KURTARACAĞIZ; NEFSİNE ZULMEDENLERİ İSE DİZÜSTÜ ORADA BIRAKACAĞIZ.» (Meryem- 71 ve 72)

·         İsmi “ALLAH” olanın Rasûlü, insanlara içinde yaşadıkları sistem ve düzenin gerçeklerini bildirerek, insanların, o günde “DİN” adı verilmiş olan ALLAH sistem ve düzenine uygun yaşamaları ve kendilerini ebedi hayata hazırlamaları için çaba göstermiştir!.

“DİNDAR” kişi demek, ALLAH sistem ve düzenini araştırıp sorgulayıp, anlayıp, gereğince yaşamayı kabullenmiş kişi demektir!. Dindar kişi bu “OKU”duğu sistem gerçekleri dolayısıyla da “muttaki” yani “kendini koruyan” olur, fark ettiği gelecekteki tehlikelere karşı!.

 

 

 Konuyla alâkalı bilgiler

 

·         Soru
– Muttakînin âhirete ikân sahibi oluşu, bu zümrenin velâyet mertebesine adım attığının göstergesi değil midir?..

Üstad
– Muttakî sınıfı evliyâdır denemez!.. Veli, takvâ sahibidir!..

 

·         Sık geçen “Allah`tan korunun” uyarısının anlamı bize GÖRE şudur: Allah sizde açığa çıkan fikir veya fiillerin her an sonucunu yarattığı içindir ki; hoşlanmayaca şeylerle karşılaşmak istemiyorsanız, onları oluşturan davranış ve düşüncelerde uzak durarak özünüzdeki Hasîb mekanizmasına karşı korunun. Allahu Âlem!

·         BAKARA 2-21             Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratmış olan Rabbinize (hakikatiniz olan Esma mertebesine) kulluğunuzun farkındalığına erin. Ki böylece korunanlardan olursunuz.

·         BAKARA 2-177           Vechlerinizi (yüzünüzü veya şuurunuzu) doğuya veya batıya (varlığın hakikati veya sistem bilgisine) çevirmeniz BiRR (işin hakikatini yaşamak) değildir. Asıl BiRR, “B” işareti kapsamında Allah`a iman edip, gelecekte yaşanacak sürece, melaikeye (algılanıp fark edilemeyen varlığın hakikati olan Allah Esma`sının kuvvelerine), Kitaba (varlığın hakikati ve Sünnetullaha), Nebilere iman eden; Allah sevgisiyle malı, akrabaya, yetimlere, miskinlere, yolda kalmışlara (yuvasından-vatanından ayrı düşmüş), yardım isteyenlere, kölelikten kurtarmaya veren; salatı ikame eden (Allah`a yönelişinin bilfiil hakkını veren), zekatını veren (Allah`ın kendisine bağışladığından bir kısmını karşılıksız paylaşan), söz verdiğinde sözünde duran, sıkıntı, hastalık ve şiddete maruz kaldığında buna dayanandır. işte bunlar sadıklar ve korunanlardır.

·         BAKARA 2-189           Sana hilallerden (ay takviminden) soruyorlar… De ki: “Bunlar (ibadetlerin ay takvimine bağlanması ile) insanların yararlanması ve hac için ölçülerdir.” Birr, evlere arka kapıdan girmek (hakikate dolaylı yoldan ulaşmak) değil, korunanlardan olmak için ön kapıdan (direkt kestirme yoldan) girmektir. Allah`tan korunun ki felah bulasınız.

·         BAKARA 2-194           Haram ay, haramınız olan aya bedeldir… Ve buna hürmette eşitlik esastır. O halde haddi aşıp (bu süreçte) size saldırana, saldırganlığının misliyle siz de saldırın! Allah`tan korunun, ve iyi bilin ki Allah korunanlarla beraberdir.

·         BAKARA 2-203           Bir de sayılı günlerde (kurban bayramı ././. günleri) Allah`ı zikredin (tekbir getirin). Kim iki gün içinde aceleyle işini bitirirse ona bir suç yoktur. Kim tehir ederse ona da suç yoktur. Bu korunan kimse içindir… Allah`dan ittika edin ve iyi bilin ki muhakkak sonunda O`na haşrolacaksınız.

·         BAKARA 2-212           Dünya hayatı süslenip bezendi kafirler için (hakikatlerini inkar edenler süslü dış dünyaya yönelirler). Onlar, (bu yüzden) iman edenlerle alay ederler. Oysa o korunan iman edenler, kıyamet günü onların fevkindedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.

·         ALi iMRAN 3-15         De ki: “Size bunlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah indinde korunanlar için altlarında ırmaklar akan cennetler vardır ki, orada sonsuza dek kalıcıdırlar. Hem de orada tertemiz eşler (bilincin eşi kusursuz beden olarak da anlaşılabilir) ve Allah`ın kendilerinden razı olması vardır. Allah kullarının hakikatinde olarak Basir`dir.”

·         ALi iMRAN 3-76         Evet, kim sözünün arkasındaysa ve korunursa, şüphesiz ki Allah korunanları sever.

·         ALi iMRAN 3-115       Yaptıkları hayırlar asla inkar edilmeyecektir. Allah korunanların varlığındaki Esma`sıyla Alim`dir.

·         ALi iMRAN 3-133       Koşuşun, Rabbinizden (hakikatinizdeki Esma bileşiminden kaynaklanacak olan) mağfirete ve semalar (idrak mertebeleri) ile arz (bedensellik) genişliğindeki (Allah Esma`sının kuvveleriyle tahakkuk ortamı olan) cennete… Korunanlar için hazırlanmıştır o!

·         ALi iMRAN 3-138       Bu insanlar için açıklama (ibret), korunanlar için de hidayet ve öğüttür (aydınlatma).

·         ALi iMRAN 3-172       Kendileri yara aldıktan sonra (bile) Allah ve Rasulün davetine icabet ettiler ki, onlardan ihsan sahibi olanlar ve korunanlar için azim mükafat vardır.

·         ALi iMRAN 3-198       Fakat Rablerinden korunanlara gelince, onlara altlarında nehirler akan cennetler vardır. Orada sonsuza dek yaşarlar Allah indinden inzal olan ile (hakikatleri olan Allah Esma`sının bilinçlerine inzal {boyutsal geçiş} ettiği kuvveler ile). Allah indinde olanlar, Ebrar (Allah`a ermişler) için daha hayırlıdır.

·         NiSA 4-77     Kendilerine, “(Kötülükten) ellerinizi çekin, salatı (namazı) ikame edin ve zekatı verin” denilenleri görmedin mi? Ne zaman ki üzerlerine savaş yazıldı, bir de ne göresin, onlardan bir kısmı insanlardan, Allah`tan haşyet edip ürperdikleri gibi, hatta daha şiddetli bir dehşetle korkuyorlar… “Rabbimiz, niçin üzerimize savaşı yazdın; bizi yakın bir sona kadar erteleseydin?” dediler… De ki: “Dünya zevki pek kısadır! Sonsuz gelecek ise korunanlar için daha hayırlıdır… Size kıl kadar zulmedilmez.”

·         MAiDE 5-46                 Daha onların (teslim olmuş Nebilerin) izleri üzere, Tevrat`tan, ellerindekini (gerçek olanını) tasdik edici olarak Meryemoğlu isa`yı gönderdik. Ona, içinde Hüda (hakikat ilmi) ve Nur bulunan; Tevrat`tan Ona ulaşmış olanı da tasdik eden, korunanlar için bir hidayet kılavuzu mahiyetindeki incil`i öğüt olması için verdik.

·         EN’AM 6-32                (Esfeli safiliyn olan) dünyanızın yaşamı oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir! Sonsuz olan gelecek yaşam ortamı korunanlar için elbette daha hayırlıdır… Hala aklınızı değerlendirmeyecek misiniz?

·         EN’AM 6-69                Korunanlar, onlardan sorumlu değildir… Fakat gerçekleri de hatırlatmalılar… Belki onlar da korunurlar.

·         ARAF (A’RAF) 7-128                 Musa kavmine dedi ki: “Allah`tan (Uluhiyeti dolayısıyla hakikatinizden; nefsinizi oluşturan El Esma`sındaki kuvveden) yardım isteyin ve sabredin… Muhakkak ki o yeryüzü, Allah`ındır… Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar… Gelecek, korunanlarındır!”

·         ARAF (A’RAF) 7-156                 Bize hem şu dünyada güzellik yaz hem sonsuz gelecek yaşamında… Doğrusu biz sana yöneldik… Buyurdu ki: “Azabımı, kime dilersem ona isabet ettiririm… Rahmetim her şeyi kapsar! Onu, korunanlara, zekatı verenlere ve işaretlerimizdeki hakikate iman edenlere yazacağım.”

·         ARAF (A’RAF) 7-169                 Onlardan sonra, yerlerine hakikat bilgisine varis olan, yeni nesiller geldi… Şu en sefil dünyanın zenginliğini elde etmek için yaşıyorlar, sonra da “Mağfiret olacağız nasıl olsa” diyorlardı. Şayet onlara onun misli bir dünyalık gelse, onu da alırlardı… Kendilerinden, Allah üzerine Hak olmayanı söylemeyecekler diye, hakikat bilgisi adına söz alınmamış mıydı? Onda olanı ders edinip incelemediler mi? Korunanlar için sonsuz olan gelecek yaşam ortamı daha hayırlıdır… Aklınızı kullanmayacak mısınız?

·         ARAF (A’RAF) 7-201                 Korunanlara gelince, onlara şeytandan bir taife dokunduğunda, (hakikatlerini) tezekkür ederler… Basiretle değerlendirme yaparlar.

·         ENFAL 8-34                 Onlar Mescid-i Haram`dan (iman edenleri ziyaretten) engelledikleri halde, Allah onlara ne diye azap vermesin? (Üstteki ayetle bu çelişmez; orada toplumsal azaptan burada bireysel azaptan söz edilmekte…) (Hem) onlar, Onun (Mescid`in) velileri değillerdir… Onun velileri ancak korunanlardır… Ne var ki, onların çoğunluğu (Mescid-i Haram`ın ne olduğunu) bilmezler.

·         TEVBE 9-4    Anlaşma yaptığınız müşriklerden, (anlaşma şartlarınızda) size karşı bir eksik uygulama yapmamış, sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar hariç… Anlaşmaların süresi kadarıyla sözünüzü yerine getirin. Muhakkak ki Allah korunanları sever.

·         TEVBE 9-7    Müşriklerin, Allah ve Rasulünün indinde bir anlaşmaları nasıl olabilir? Mescid-i Haram indinde sözleştikleriniz müstesna… Onlar size sözlerine bağlı olarak davrandıkça, siz de onlara dosdoğru davranın… Muhakkak ki Allah, hükmüne boyun eğerek azabından korunanları sever.

·         TEVBE 9-36 Muhakkak ki Allah indinde, semaları ve arzı halkettiği süreçte Allah ilminde, ayların adedi on ikidir… Onlardan dördü haram (aylar)dır; (Muharrem, Receb, Zilkaide, Zilhicce)… işte Din-i Kayyım (geçerli, payidar sistem) budur… Onlar (haram aylar) içinde nefslerinize zulmetmeyin… Müşriklerle savaşın, onların hep birlikte sizinle savaştıkları gibi… iyi bilin ki Allah korunanlarla beraberdir (maiyet hakikatine işaret).

·         TEVBE 9-44 Esma`sıyla hakikati olan Allah`a ve yaşanacak sonsuz sürece iman edenler, mallarıyla, canlarıyla mücahede etmekten (geri kalmamak için) senden izin istemezler… Allah korunanları (Esma`sıyla onların hakikati olarak) Bilen`dir.

·         TEVBE 9-123               Ey iman edenler! Küffardan (gerçeği inkar edenlerden) size yakın olanlarla savaşın! Sizde şiddet, azim, yoğun iman yaşamını bulsunlar… Bilin ki Allah korunanlarla beraberdir!

·         YUNUS 10-31             (Müşriklere) de ki: “Sizi semadan ve arzdan kim rızıklandırıyor? Yahut işitme ve görme kuvvelerinin sahibi kim? Ölüden (ölü hükmündeki kendini sırf beden sanma yaşamından) diriyi (Hayy olanın Esma`sıyla diri olduğu bilincini) kim çıkarıyor ve diriden (Hakikati itibarıyla diri iken) ölüyü (kendi veya karşısındakinin hakikatini görememe veya kendini sırf beden olarak kabullenip, toprak olup yok olacağını sanma halini) kim oluşturuyor? Kim Hükmü tedbir ediyor?”… “Allah” diyecekler… De ki: “O halde niye korunanlardan olmuyorsunuz?”

·         HUD 11-49   işte bunlar Gayb haberlerindendir! Bunları sana vahyediyoruz… Bundan önce ne sen bunları biliyordun ne de halkın… O halde sabret… Muhakkak ki gelecek korunanlarındır.

·         YUSUF 12-109            Senden önce, şehirler halkından kendilerine vahyettiğimiz ricalden başkasını irsal etmedik… Arzda dolaşıp seyir etmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görsünler… Korunanlar için, sonsuz olan gelecek yaşam ortamı elbette daha hayırlıdır… Aklınızı kullanmayacak mısınız?

·         RA’D – RAD 13-35      Korunanlara vadolunan CENNETiN TEMSiL (misal-benzetme) yollu anlatımı şöyledir: Altından nehirler akar… Yemişi de daimdir, gölgesi de… işte bu takva sahiplerinin geleceğidir… Hakikat bilgisini inkar edenlerin geleceği ise, o malum ateştir.

·         NAHL 16-30                 Allah`tan korunanlara: “Rabbiniz ne inzal etti?” denildi… “Hayır” dediler… Şu dünyada güzel davrananlara güzellikler vardır… Gelecekteki vatan ise elbette daha hayırlıdır… Muttakilerin vatanı ne güzeldir!

·         NAHL 16-128              Kesinlikle Allah korunanlar ve muhsinlerle (Allah için yaşamakta olduğunun farkındalığında olanlarla) beraberdir.

·         MERYEM 19-18          (Meryem) dedi ki: “Rahmanıma sığınırım senden; eğer çok korunansan (bana yaklaşma)!”

·         MERYEM 19-63          işte kullarımızdan çok korunanları (yalnızca fiillerde değil, düşünsel anlamda korunanları) mirasçı yapacağımız cennet budur!

·         MERYEM 19-72          Sonra korunanları (korunmanın getirisi, nurani kuvve sahiplerini) kurtarırız; nefsine zulmedenleri de dizüstü orada bırakırız.

·         MERYEM 19-97          Biz O`nu, O`nunla korunanları müjdeleyesin ve inatçı bir topluluğu da O`nunla uyarasın diye, senin anlatımınla kolaylaştırdık.

·         TAHA 20-132              Yakınlarına salatı (rabbine yönelişi) yaşamalarını emret; kendin de onda devamlı ol! Senden bir yaşam gıdası istemiyoruz; (aksine) senin yaşam gıdan bizden! Gelecek korunanındır.

·         KASAS 28-83               işte Gelecek Yurdu (ölümsüzlük boyutu)! Onu, dünyada (beden yaşamında) başkalarına üstünlük taslamayan ve düzene uyanlar için oluştururuz… Mutlu gelecek (Allah için) korunanlarındır!

·         AHZAB 33-1                Ey Nebi! Allah`tan (açığa çıkarttıklarının sonuçlarını yaşatacağı için) korunanlardan ol! Hakikat bilgisini inkar edenlere ve münafıklara (ikiyüzlülere) uyma! Muhakkak ki Allah Alim`dir, Hakim`dir.

·         SAD 38-28    Yoksa (hakikatlerine) iman edip imanın gereğini uygulayanları, arzda (bedensel yaşamda) bozuk inançları doğrultusunda yaşayanlar gibi mi kılarız? Yahut Allah için korunanları, füccar (yaratılış fıtratına uymayan şekilde yaşayanlar) gibi mi kılarız?

·         ZÜMER 39-20             Fakat Rablerinden korunanlara gelince, onlar için fevkinde (bilinç boyutunda) bina olunmuş, altlarından nehirler (kendilerinde açığa çıkan ilmin getirisi marifetler) akan ğuraf (cennet makamları) vardır… (Bu) Allah`ın vaadidir… Allah vaadi asla değişmez!

·         ZÜMER 39-57             Yahut şöyle der: “Eğer Allah bana hidayet etseydi, elbette korunanlardan olurdum.”

·         ZÜMER 39-61             Allah korunanları, açığa çıkardıkları başarılarla kurtuluşa erdirir! Onlara kötülük dokunmaz ve onlar mahzun da olmazlar.

·         ZÜMER 39-73             Rablerinden ittika edenler (bedenselliklerinden korunanlar) ise sınıflar halinde cennete sevkolunmuştur… Nihayet oraya geldiklerinde ve onun kapıları açıldığında, onun muhafızları hitap eder: “Selamun aleyküm! Ne hoş olmuşsunuz… Sonsuza dek kalmak üzere girin!”

·         FUSSiLET 41-18          iman edip korunanları kurtardık.

·         ZUHRUF 43-35           Altından süs eşyaları! işte bunların hepsi dünya hayatının geçici zevklerinden başka bir şey değildir! Sonsuz gelecek yaşam ise Rabbinin indinde korunanlar içindir.

·         ZUHRUF 43-67           O süreçte dostlar (dünyalık zevk arkadaşları), bazısı bazısına düşmandır! Sadece korunanlar müstesna!

·         CASiYE 45-19              Muhakkak ki onlar (hakikat dışı düşünceler) Allah`tan (hakikatin olan Esma`sından) sana (bilincine) yarar sağlayacak bir şey oluşturmaz! Zalimler (nefslerine zulmedenler), birbirlerinin velileridir! Korunanların Veli`si ise Allah`tır!

·         MUHAMMED 47-15                Korunanlara vaat olunan CENNETiN TEMSiL (misal-benzetme) yollu anlatımı şöyledir: Orada, bayatlamayan SU`dan nehirler, tadı bozulmayan SÜT`ten nehirler, içenlere lezzet veren ŞARAP`tan nehirler, süzme-saf BAL`dan nehirler vardır! Onlar için orada her çeşit MEYVE ve Rablerinden mağfiret (örtme) vardır! (Bu misal nimetlerle yaşayanlar) ateşte sonsuza dek yanarak yaşayacak, sıcak-kaynar su içirilmiş de bu yüzden onların bağırsaklarını parçalamış kimse gibi midir?

·         KAF 50-31    Korunanlar için de cennet yaklaştırılmıştır… Zaten uzak değildir.

·         ZARiYAT 51-15           Muhakkak ki korunanlar cennetlerde ve kaynaklardadırlar.

·         NECM 53-32               Onlar ki, büyük suçlardan (şirk, iftira, öldürmek vb. gibi) ve fevahişten (zina vb. gibi) uzak dururlar; beşeriyetin sonucu ufak suçlar dışında… Muhakkak ki Rabbinin mağfireti geniştir! O varlığınızı Esma`sıyla oluşturan olarak sizi daha iyi bilir; arzdan (bedeniniz) sizi inşa ettiğinden ve analarınızın karınlarında ceninler halindeyken! O halde nefslerinizi (benliğinizi) temize çıkarmaya çalışmayın! O, korunanın kim olduğunu (Esma`sıyla yaratanı olarak) bilendir!

·         KAMER 54-54             Muhakkak ki korunanlar cennetlerde ve nehir kıyılarındadırlar.

·         LEYL 92-17   En çok korunan ise ondan uzaklaştırılacaktır.

·         BAKARA 2-2                Hakkında şüphe edilmesi mümkün olmayan o Hakikat ve Sünnetullah BiLGisi (KiTAP), korunmak isteyenlere gerçeği idrak etme kaynağıdır.

·         BAKARA 2-66             Bu, olayı yaşayanlara ve onlardan sonra gelenlere ibret bir ceza olsun; korunmak isteyenler de bundan öğüt alsınlar diyedir.

·         BAKARA 2-180           Birinize ölüm yaklaştığında eğer bir hayır (miras-mal) bırakacaksa ana-babası veya akrabaları için vasiyet etsin. Bu korunmak isteyenler için bir haktır!

·         BAKARA 2-224           Allah adına yaptığınız yeminler; iyilik yapmak, korunmak, insanlar arasını düzeltmek gibi konularda size engel olmasın. Allah Semi`dir, Alim`dir.

·         BAKARA 2-278           Ey iman edenler, Allah`tan korunmak için ribadan arta kalanı terk edin, eğer iman edenlerdenseniz.

·         YUNUS 10-6                Gece ve gündüzün dönüşümünde, Allah`ın semalar ve arzda yarattıklarında, korunmak isteyenlere nice işaretler vardır.

·         YUSUF 12-57              Sonsuz geleceklerine dönük karşılığı ise, iman etmiş ve korunmakta olanlar için elbette daha hayırlıdır.

·         ENBiYA 21-48             Andolsun ki biz Musa ve Harun`a Furkan`ı (Hak ile batılı ayırt edeni), korunmak isteyenler için bir ışık ve bir hatırlatıcı olarak verdik.

·         HAC 22-32   işte böyle… Kim Allah`ın kurallarına saygı duyup uyarsa, muhakkak ki o, şuurun korunmak istemesi sonucudur.

·         NUR 24-34   Andolsun ki, size gerçeği açıkça gösteren işaretler, sizden önce gelip geçmişlerden örnekler ve korunmak isteyenler için ibret alınacak öğüt inzal ettik.

·         FURKAN 25-74           Onlar ki: “Rabbimiz… Eşlerimizden (veya bedenlerimizden) ve evlatlarımızdan (bedeni çalışmalarımızın semeresinden) göz aydınlığı (cennet yaşamını) oluşturacakları bize ihsan et; bizi, korunmak isteyenlere uyulası önder kıl” derler.

·         NEML 27-53                iman edenleri ve korunmakta olanları kurtardık.

·         AHZAB 33-32              Ey Nebi`nin Hanımları… Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz! Eğer korunmak istiyorsanız (muhatabınız olan erkeğe) edalı-işveli konuşmayın! Bu yüzden, düşüncesiz-hastalıklı olan kimse sizden umutlanır! Uygun ve yanlış anlaşılmayacak tarzda konuşun!

·         HAKKA 69-48              Muhakkak ki O (Kur`an), korunmak isteyenler için düşündürücü hatırlatmadır!

·         MAiDE 5-27                 Onlara Adem`in iki oğlunun haberini, Hak olarak anlat… Hani ikisi de birer kurban takdim etmişlerdi de, birinden kabul olunmuş, diğerinden kabul olunmamıştı… (Kabul olunmayan Kabil) şöyle dedi: “Kesinlikle seni öldüreceğim”… (Kabul olunan Habil) ise: “Allah yalnızca muttakilerden kabul eder” dedi.

·         HiCR 15-45   Muttakiler ise cennetlerde ve ayn(kaynak)lardadırlar.

·         NAHL 16-30                 Allah`tan korunanlara: “Rabbiniz ne inzal etti?” denildi… “Hayır” dediler… Şu dünyada güzel davrananlara güzellikler vardır… Gelecekteki vatan ise elbette daha hayırlıdır… Muttakilerin vatanı ne güzeldir!

·         NAHL 16-31                 (Muttakilerin vatanı) Adn cennetleri… Altlarından nehirler akan o cennetlere dahil olurlar… Orada her diledikleri kendilerinindir… Allah, takva ehlini işte böyle cezalandırır!

·         HUCURAT 49-13        Ey insanlar… Muhakkak ki biz sizi (hep aynı şekilde) bir erkek ile bir dişiden yarattık (Adem hariç kaydı yok bu bildirimde); tearuf (tanışıp birbirinizden farklı özellikleri, kemalatı elde) edesiniz diye sizi ırklar-türler ve toplumlar olarak oluşturduk… Muhakkak ki Allah indinde sizin en ekreminiz (en şerefliniz), sizin en muttaki (hakikate uygun şekilde) yaşayanınızdır! Muhakkak ki Allah Alim`dir, Habir`dir.

·         BAKARA 2-197           Hac bilinen aylardadır. Kim o aylarda haccı edaya azmederse, artık hacda seviyesiz konuşmalar, hacca yakışmayan davranışlar, fiiller, kavga yapmamalıdır. Ne hayır yaparsanız Allah bilir. Azıklanın ki en hayırlı azık takvadır (Allah için beşeriyetinin noksanlarından korunma). Ey derin düşünen akıl sahipleri, benden korunun (yanlış yapmanız yüzünden karşılığını vermemden korunun)!

·         BAKARA 2-237           Kendilerine bir mehr tayin ettikten sonra, onlarla yatmadan önce boşamışsanız, karar verdiğiniz mehrin yarısını kendilerine verin. Ancak kendileri veya nikah akdi vekilleri vazgeçerse bu haktan, o başka. Sizin (mehrin tümünü ona) bağışlamanız ise takvaya daha uygundur. Birbirinize faziletli davranmayı unutmayın. Muhakkak Allah yaptıklarınızı Basir`dir (değerlendirmektedir).

·         BAKARA 2-241           Boşanmış kadınların örfe göre geçimlerini temin için nafaka alma hakkı vardır; ki bu takva sahipleri için bir görevdir.

·         MAiDE 5-2   Ey iman edenler! ŞeairAllah`a (Allah nişanelerine, Allah`ı çağrıştırana-hissettirene), haram aylara, Beytullah`a hediye olunan kurbanlıklara, özel gerdanlıklı kurbanlara, Rablerinden bir fazl ve rıdvan isteyerek Beyt`e gelenlere, hürmetsizlik yapmayın… ihramdan çıktığınızda avlanabilirsiniz… Mescid-i Haram`a (daha önce) girmenizi engellediler diye bir kavme olan nefretiniz, sizi haddi aşmaya sevketmesin… Birr ve takva üzere yardımlaşın; zulüm ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın… Allah`tan (yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun… Muhakkak ki Allah, Şedid ül ikab`dır (şiddetle kötülüğün sonucunu yaşatandır).

·         EN’AM 6-51                Rablerine haşrolunmalarından korkanları O`nunla (nefslerindeki Esma kuvvelerinin yaşatacakları konusunda) uyar… Onların O`nun dununda ne bir Veli`si ve ne de bir şefaat edicisi vardır… Umulur ki takvayı gerçekleştirirler.

·         TEVBE 9-108               O mescidin (mescid-i dırar`ın) içinde asla namaza durma! Ta ilk gününden temeli takva üzere tesis edilmiş mescid, içinde kıyam etmene elbette daha layıktır… Orada arınmışlığı seven rical vardır… Allah arınanları sever.

·         TEVBE 9-109               Binasını Allah`tan bir takva ve rıdvan üzere kuran kimse mi hayırlıdır yoksa binasını yıkılmaya yüz tutmuş uçurumun kenarı üzere kurup da onunla Cehennem ateşinin içine yuvarlanan kimse mi? Allah zalimler topluluğuna (şirk, küfür ve nifak ehline) hakikati yaşatmaz!

·         RA’D – RAD 13-35      Korunanlara vadolunan CENNETiN TEMSiL (misal-benzetme) yollu anlatımı şöyledir: Altından nehirler akar… Yemişi de daimdir, gölgesi de… işte bu takva sahiplerinin geleceğidir… Hakikat bilgisini inkar edenlerin geleceği ise, o malum ateştir.

·         NAHL 16-31                 (Muttakilerin vatanı) Adn cennetleri… Altlarından nehirler akan o cennetlere dahil olurlar… Orada her diledikleri kendilerinindir… Allah, takva ehlini işte böyle cezalandırır!

·         HAC 22-37   Onların etleri de kanları da Allah`a asla erişmez; fakat sizden O`na takva (itaatle elde edilecek yararlar) ulaşır… işte böylece (Allah) onları size boyun eğdirdi ki; size hakikati fark ettirdiği kadarıyla Allah`ı tekbir edesiniz… Muhsinleri müjdele!

·         ŞUARA 26-124           Hani kardeşleri Hud onlara dedi ki: “Korkup sakınmaz mısınız (korunun; takva elde edin!)?”

·         FETiH 48-26                 O zaman hakikat bilgisini inkar edenler, kalplerine hamiyeti (köylülük-cahillik gururu), cahillik tutuculuğunu (yeniye kapalılık) yerleştirmişlerdi… Allah, Rasulüne ve iman edenlere sekine inzal etti ve onları kelime-i takva (la ilahe illallah) anlayışında sabitledi… Onlar bu sözü bizatihi yaşayarak hak etmiş ve ehil kimselerdi… Allah her şeyi Alim`dir.

·         MÜDDESSiR 74-56    Allah dilemedikçe onlar zikredemezler (hatırlayıp değerlendiremezler)… O, takvanın ehlidir (dilediğinde korunmayı izhar eder) ve mağfiretin ehlidir (dilediğinde mağfiretini oluşturur).

·         ŞEMS 91-8   Sonra da ona (bilince) hem fücurunu (Hak`tan ve Sistemden sapmayı) ve hem de takvasını (korunmasını) ilham edene ki…

 

November 28, 2014 in Cennet Ehli, Hizbullah, Kurtuluşa Erenler, Muttakin, Takva, Takva Ehli
Tagged